Uygulamalar

Uygulamalar İçin Sürükleyin

Sık Sorulan Sorular S

Herhangi bir ambalaj üretimi yapılması, ambalajın ithal veya ihraç edilmesi, ürünlerin ambalajlı olarak satışa sunulması, fason üretim yapılması durumunda bulundukları ilin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden bildirim yapmak için kod numarası ve şifre alınması bir zorunluluktur.

Motor yağı değişimi yapılan kuruma/işletmeye belge düzenlenmesini müteakip MoYDeN Uygulaması, Atık Yönetimi Uygulaması altında aktif hale gelmekte ve uygulama açıldığında öncelikle kurumun/işletmenin halihazırda bulundurduğu atık yağların bilgisini (stok bilgisi) girmesi talep edilmektedir. Stok bilgisi girildikten sonra ise motor yağı değişimine ilişkin bildirimler “Yeni Bildirim Yap” bölümünden yapılabilmekte ve yapılan bildirimde belirtilen miktar stoğa eklenerek devam etmektedir. Bu doğrultuda, motor yağı değişimi yapan kurum/işletme tarafından sırasıyla şu adımların gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir: 1. Aynı kuruma/işletmeye ait birden fazla lokasyonda/şubede motor yağı değişiminin yapılması durumunda her lokasyon/şube için ayrı belge başvurusunda bulunulması, 2. Motor Yağı Değişim Noktası İzin Belgesi’nin alınması, 3. Halihazırda kurumda/işletmede bulunan atık motor yağlarının bilgisinin (stok bilgisi) girilmesi, 4. Motor yağı değişimi gerçekleştirilen araçlara ilişkin bildirimlerin anlık ve düzenli olarak yapılması, 5. Motor yağı değişim bilgilerini içeren dokümanın fiziksel (çıktı) ya da dijital olarak (e-posta, mesaj uygulamaları gibi) araç sahibi ile anlık olarak paylaşılması, 6. Atık motor yağlarının, atık geçici depolama alanında uygun süre ve koşullarda geçici olarak depolanması, 7. Atık motor yağlarının, Bakanlığımızca yetkilendirilmiş kuruluşa veya Bakanlıktan toplama yetkisi almış atık yağ rafinasyon tesislerine teslim edilmesi gerekmektedir.

Sistem girişleri Bakanlığımız ve İl Müdürlüklerince anında görüntülenebildiği için posta yolu ile herhangi bir belge gönderilmesi gerekmemektedir. İl Müdürlükleri sisteme giriş yapan veya 3 aylık süre sonunda hala giriş yapmayan firmaları sistem üzerinden takip edebilmektedirler. Ancak, atık üreticisi beyan işlemini bitirdikten sonra “beyan bilgilerini” yazdırmak ve bu belgeyi beş yıl süre ile saklamak zorundadır. Bakanlığımızca yapılacak denetimlerde bu nüsha ibraz edilmek zorundadır.

Bakanlığımızdan “Atık Yağ Toplama Yetki Belgesi” almış atık yağ rafinasyon tesislerine veya yetkilendirilmiş kuruluşlara teslim edilmesi gerekmektedir. Atık Yağ Toplama Yetki Belgesi düzenlenmiş firmalara ilişkin bilgiler ise Bakanlığımızın web sayfasında yayımlanmakta olup https://cygm.csb.gov.tr/yetkilendirmeler-ve-lisanslar-i-534 linkinden ulaşabilirsiniz.

Taşıma işlemi ve bedeli atık üreticisine ait olup, Atık Yönetimi Yönetmeliği’ne göre tehlikeli atık sınıfına giren atıklar, Atıkların Karayolunda Taşınmasına İlişkin Tebliğ doğrultusunda bağlı bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden “Atık taşıma araç lisansı” alınması zorunlu olup tehlikeli atıklar bu araçlarla işleme tesislerine MoTAT sistemi kullanılarak gönderilmelidir. a) Lisanslı Nakliyenin Normal Nakliyeden Farkı Nedir? Lisanslı araçlar tehlikeli atıkların taşınması için sızdırmazlık gibi özel önlemler alınmış ve Bakanlıktan lisanslanmış araçlardır. Yönetmeliğe göre Tehlikeli atıkların lisanslı araçla nakliyesi zorunludur. Normal nakliye araçlarıyla tehlikeli atık taşınmasına izin verilmemektedir. b) Lisansız araçlarla atık gönderebilir miyim? Tehlikesiz atıklar ve Atıkların Karayolunda Taşınmasına İlişkin Tebliğ doğrultusunda 50 kg’a kadar olan atıklar, lisanssız araçla nakliye edilebilmektedir. Ancak bu atıklar çevre ve insan sağlığına zarar vermeden karayolunda taşımaya uygun araçlarla taşınmalıdır.

Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 8’inci maddesi üçüncü fıkrası gereğince, tıbbi atık işleme tesislerinin bulunduğu illerdeki merkez ve tüm ilçe belediyelerinde oluşan tıbbi atıklar ildeki tıbbi atık işleme tesisine gönderilir. Ancak, tıbbi atık işleme tesisinin kapasitesinin yetersizliği ve uygunsuz coğrafi koşullar gibi sebeplerle tıbbi atıkların bu tıbbi atık işleme tesisine gönderilmesinde zorluklar olması halinde; tıbbi atıklar bir başka ilde bulunan tıbbi atık işleme tesisine gönderilebilir. Bu durumda; öncelikle tıbbi atığın gönderilmek istendiği tıbbi atık işleme tesisinin bulunduğu ilin il müdürlüğünün uygun görüşünü müteakip, her iki ilin mahalli çevre kurulunda olumlu karar alınması kaydıyla ilgili belediye ile sözleşme yapılması gerekmektedir. 

Ülkemizin atık yönetim stratejisinin en önemli ilkelerinden birisi “atıkların geri kazanılması”dır. Başta Çevre Kanunu olmak üzere çevre mevzuatını oluşturan bütün hukuki düzenlemelerde atıkların tekrar kullanılması, materyal ve enerji olarak geri kazanılması öncelikli yönetim prensiplerinden birisi olarak ele alınmış; geri kazanım faaliyetleri teşvik edilmiş; geri kazanım tesislerinin teknik ve idari yeterliliklerinin arttırılması amacıyla kriterler oluşturulmuş ve bu kriterleri sağlayan tesisler lisanslandırılarak hem ekonomiye hem de çevreye katkıda bulunmaları sağlanmıştır. Ulusal mevzuatımız gereğince atık üretiminin kaçınılmaz olduğu durumlarda atıkların; yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve ikincil hammadde elde etme amaçlı diğer işlemler ile geri kazanılması, enerji kaynağı olarak kullanılması veya bertaraf edilmesi esastır ve doğal kaynak ve enerji kullanımının azaltılmasına yönelik olarak geri kazanılmış ürünlerin kullanımının özendirilmesi esastır. Faaliyetler sonucu meydana gelen atıkların yönetimine ilişkin 02/04/2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliği’nde yer alan hususlara uyulması gerekmektedir. Bu kapsamda, öncelikle mümkünse atık oluşturulmaması, atık oluşacak ise de en az atık oluşacak faaliyetlerin yapılması, atığın azaltılması, yeniden kullanılması, geri dönüştürülmesi ve geri kazanılması önceliklidir. Bertaraf etme yöntemi ise hiçbir şekilde geri kazanılamayan atıklar için uygun koşullar çerçevesinde kullanılmalıdır.

Akü satış noktaları ve akü geçici depolama alanları hariç olmak üzere, atık pil ve aküler, atık yağlar ve kullanılmış kızartmalık yağlar beyan edilecektir.

 Atıkların toplanması, geri dönüşümü, geri kazanımı vb. hususlarda faaliyet gösterecek işletmeler, ilgili Lisans konusuna göre Çevre izin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında yer alan belgeleri Bakanlığımıza sunmalıdır. 

Proses kaynaklı atığı olmayan ve sadece yönetim binası ve idari faaliyetleri sonucu flüoresan lamba, kartuş, toner gibi atık oluşturan tesisler için atık yönetim planı hazırlanır ancak hazırlanan yönetim planı için İl Müdürlüğü onayı alınması zorunlu değildir. Bu kapsamda; belirlenen esaslar doğrultusunda motor yağı değişimi faaliyeti proses olarak değerlendirilmediğinden Motor Yağı Değişim Noktası İzin Belgesi (MoYDeN) bulunan işletmeler Atık Yönetim Planı hazırlar ancak hazırladıkları yönetim planı için İl Müdürlüğü’nden onay alınmasına gerek bulunmamaktadır.

Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin 8'inci maddesi birinci fıkrasının (ç) bendine göre; büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer yerlerde belediyeler, tıbbi atığın sterilizasyonunu ve/veya bertarafını sağlamak/sağlattırmakla, bu amaçla tıbbi atık işleme tesisi kurmak/kurdurmakla, işletmek/işlettirmekle yükümlüdürler. Belediyeler tıbbi atık yönetimiyle ilgili Yönetmeliğin 8'inci maddesi birinci fıkrası ile verilen yükümlülüklerini ya doğrudan kendileri ya da yetki devrettikleri kişi ve kuruluşlar aracılığıyla yerine getirmektedirler.  

Atık üreticisi Atık beyan formunu her yıl takip eden yılın en geç Mart ayı sonuna kadar bir önceki yıla ait bilgileri içerecek şekilde Bakanlıkça hazırlanan web tabanlı programı kullanarak doldurmak, onaylamak ve çıktısını almak ve beş yıl boyunca bir nüshasını saklamakla yükümlüdür.

Atık üreticileri tarafından üretilen atıkların yönetimine ilişkin hususlar atık türü özelinde farklılık göstermekle birlikte, mevzuatımızda farklı atıklar için farklı depolama koşulları yer almaktadır. Bu çerçevede atıkların geçici depolamasına ilişkin olarak ilgili atığın yönetimine esas mevzuatın incelenmesi ve teknik şartların yerine getirilmesi gerekmektedir.  Ayrıca, 02.04.2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazete ‘de Yayımlanarak Yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin “Geçici Depolama” başlıklı 13. Maddesine doğrultusunda gerekli fiziki şartların sağlanması gerekmektedir. Bununla birlikte, Belediye atıklarının depolanmasında, 26/3/2010 tarihli ve 27533 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte yer alan hususlara uyulması gerekmektedir.   

 Atık pil toplama ile ilgili olarak Taşınabilir Pil Üreticileri Derneği’nden talep edilerek temin edilebilir. Bitkisel Atık Yağ Toplama Bidonu Bitkisel Atık Yağ toplamakla yetkili toplayıcılardan temin edilebilir. Öte yandan, ambalaj atıklarının geri dönüşümüne ilişkin ekipmanları ise Belediyelerin hazırlamış olduğu yönetim plânları kapsamında ilgili Belediye ile irtibata geçilerek temin edilebilir. 

Bakanlığımızdan lisanslı Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Kazanım tesislerine verilebilir. Bu tesislere Bakanlığımız ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü web sayfası üzerinden https://eizin.cevre.gov.tr/Rapor/BelgeArama.aspx linkinden ulaşılabilir.

Sağlık kuruluşlarından kaynaklanan tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili esaslar Bakanlığımızca “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği Eğitim Programları Genelgesi” ile belirlenmiştir. Söz konusu eğitimler, İl Müdürlüklerimizin ilgili personelleri için “Eğiticilerin Eğitimi Programı”, belediyelerin ilgili personelleri için de “Yerel Eğitim Programı” şeklinde iki aşamalı olarak uygulanmaktadır. Yönetmeliğin uygulanmasından sorumlu belediyelerin veya yetkisini devrettiği taşıma ve bertaraf firmalarının personeli, Yönetmelik kapsamındaki yükümlülükleri hakkında yerel eğitim programına tabi tutulurlar. Yerel Eğitim Programları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlükleri tarafından düzenlenmektedir. Yerel eğitim programlarında yer alan konularla ilgili eğitimler, eğiticilerin eğitimi programını başarıyla tamamlayan İl Müdürlüğü personeli tarafından verilir.  

Tehlikeli atığım yok diyen firmalar giriş yapacak, sadece firma bilgileri kısmı doldurulacaktır.

Ömrünü tamamlamış lastiklerin yönetiminde Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin Kontrolü Yönetmeliği Kota Uygulaması ve Sorumluluklar başlıklı 17 nci maddesi kapsamında bir yıl önceki piyasaya sürülen lastik tonajı hesaba alınarak bir sonraki yıl % 80 oranında ömrünü tamamlamış lastik toplanarak Bakanlığa bildirilmesi zorunludur.

ÖTL (ömrünü tamamlamış lastik)’lerin geri kazanımı esastır. ÖTL üreticisi, aracının lastiklerini değiştirdiğinde eski lastiklerini, lastik dağıtımını ve satısını yapan işletmelere veya yetkili taşıyıcılara teslim eder. ÖTL’ler yetkili taşıyıcılara bedelsiz olarak teslim edilir.

Tehlikeli atıklar belirli bir süre tesis içinde geçici depolanabilmektedir. a)Geçici depolama için izne gerek var mı? Ne kadar süre depolama yapabilirim? Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin 9. maddesinin (f) fıkrasında belirtildiği üzere Valilikten izin almak gerekmektedir. Şayet üretici ayda bin kilograma (1 ton/ay) kadar atık üretiyorsa “valilikten izin almaksızın” atıklarını arazisinde en fazla yüz seksen gün geçici depolayabilir.

Sağlık kuruluşlarında oluşan enfeksiyonu önlemek amacı ile toplanmaları ve bertarafı özel işleme tabi olmayan; sargılar, vücut alçıları, tek kullanımlık giysiler, alt bezleri, vb. atıklar tehlikesiz atıktır. Bahsi geçen atıkların kontaminasyon sonucu enfeksiyon yapıcı atık olmaları durumunda 180103* atık kodu verilerek tıbbi atık olarak yönetilmesi aksi halde 180104 atık kodu ile tehlikesiz atık olarak yönetilmesi uygun görülmektedir.

Çevre Kanununca Alınması Gereken İzin ve Lisanslar Hakkında Yönetmelik gereğince Çevresel Etki Değerlendirme, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğüne başvurularak önce GFB (Geçici Faaliyet Belgesi) sonra Lisans alınması zorunludur.

Motor Yağı Değişim Noktası İzin Belgeleri İl Müdürlüklerince ücretsiz olarak düzenlenmektedir.

Bitkisel atık yağlar, çevre lisanslı geri kazanım tesisleri ile bitkisel atık yağ ara depolama tesisleri tarafından toplanır. Bunun dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından bitkisel atık yağlar toplanamaz. Söz konusu tesis bilgilerine Bakanlığımız ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü web sayfası üzerinden https://eizin.cevre.gov.tr/Rapor/BelgeArama.aspx linkinden ulaşılabilir. Mümkün olduğunca bulunduğu şehirde Bitkisel Atık Yağların teslim edilmesi, yok ise diğer yakın şehirlerdeki lisanslı tesislere teslim edilmesi gerekmektedir.

 11 Mart 2010 tarih ve 27518 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2010/190 Karar Sayılı Tehlikeli Maddeler İçin Yaptırılacak Sorumluluk Sigortaları Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı’nın 5’inci maddesinde “5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu eki (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri bu Karar kapsamına dahil değildir.” hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle, söz konusu karar doğrultusunda genel bütçeli kamu idarelerinden olan sağlık kuruluşlarından Tehlikeli Atık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmaları istenmemektedir. Ancak, diğer sağlık kuruluşları 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 13’üncü maddesi ve Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin 16’ncı maddesi kapsamında Tehlikeli Atık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.  

 Tehlikeli olmayan ilaçların boş şişeleri ile serum şişelerinin herhangi bir enfeksiyon yapıcı etkenle kontamine olmamaları durumunda ambalaj atığı olarak geri kazanımı sağlanmalıdır.  Herhangi bir enfeksiyon yapıcı etkenle kontamine olmaları durumunda ise tıbbi atık olarak yönetilmelidir. Diğer yandan, atık sitotoksik ve sitostatik ilaçlar tehlikeli atık olduğundan sitotoksik ve sitostatik ilaçların şişeleri ve bu ilaçların kullanıldığı serum şişelerinin tehlikeli atık olarak sınıflandırılarak bertarafının sağlanması gerekmektedir. Ancak, içlerindeki ilacın tamamen kullanılmadığı ya da kullanılamadığı başta flakonlar olmak üzere ilaç barındıran şişelerin içlerindeki ilaçların tehlikeli olup olmadığına bakılmaksızın herhangi bir işleme tabi tutulmadan ayrı toplanarak atık ilaçlar gibi yönetilmesi uygun değerlendirilmektedir. Bu itibarla söz konusu flakon atıkları, 15 01 10* atık kodu ile "tehlikeli maddelerin kalıntılarını içeren ya da tehlikeli maddelerle kontamine olmuş ambalajlar" olarak yönetilmelidir.

Mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğüne ilişkin hükümler 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 13 üncü maddesi ile bu Kanun uyarınca yayımlanan Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin 16 ncı maddesi kapsamında yürütülmektedir. Bu doğrultuda, prosesten kaynaklanan tehlikeli atıklar haricinde diğer tehlikeli atıkların geçici depolanması faaliyetlerinde bulunanların tehlikeli atık malî sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmadığından motor yağı değişimi yapılan işletmelerin faaliyeti sonucu oluşan atık yağlar için tehlikeli atık mali sorumluluk sigortası yaptırılmasına gerek bulunmamaktır.

Atıkların yurtdışına ihracının kuralları Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin 23’üncü Maddesi kapsamında gerçekleştirilmekte olup yasaldır.

İnert maden atıklarının yönetimine ilişkin hükümler Maden Atıkları Yönetmeliği’nin ilgili bölümlerinde mevcuttur.

Sağlık kuruluşlarının faaliyeti sonucu oluşan tıbbi atıkları da dahil olmak üzere tüm tehlikeli ve tehlikesiz atıklarının yönetimini ne şekilde sağladıkları, ilerleyen yıllarda bu atıkların yönetimine yönelik olarak atık azaltıcı hangi tedbirlerin alınacağına dair bilgileri de içeren üç yıllık Atık Yönetim Planını (Endüstriyel Atık Yönetim Planı) hazırlayarak onay almak üzere Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine sunmaları gerekmektedir. Söz konusu plan formatı Bakanlığımız (http://www.csb.gov.tr/gm/cygm/index.php?Sayfa=sayfa&Tur=webmenu&Id=423) internet adresinde yer almaktadır. 

 Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinde; tıbbi atıkların bertaraf edildiği veya sterilizasyon işlemine tabi tutulduğu tesisler “tıbbi atık işleme tesisi” olarak tanımlanmaktadır. Yönetmeliğin 5’inci maddesi ikinci fıkrasına göre; sağlık kuruluşları, münferit tıbbi atık işleme tesisi kuramaz ve işletemez.

Jeneratör, kompresör, trafo gibi sabit veya hareketli ekipmanların yağ değişim bilgileri MoYDeN Uygulaması üzerinden beyan edilmeyecek olup sadece bu ekipmanların değişiminin yapıldığı işletmeler/kurumlar tarafından Motor Yağı Değişim Noktası İzin Belgesi alınması söz konusu değildir. Ancak MoYDeN Uygulaması kapsamında olmayan jeneratör, kompresör, trafo gibi atık yağ kaynakları için beyanların Atık Beyan Sistemi (ABS) ve atık gönderimlerinin Mobil Atık Takip (MOTAT) Sistemi üzerinden yapılması gerekmektedir.

a) Atık listesindeki kodlar ve (A) ve (M) işaretleri ne anlama gelir? Atık Yönetimi Yönetmeliği Ek-4 de (A) işareti ile gösterilen atıklar konsantrasyonuna bakılmaksızın tehlikeli atık sınıfına girerken aynı listede (M) işareti ile gösterilmiş atıklar EK-3/B’deki eşik konsantrasyonları üzerinde bir değere sahipse muhtemel tehlikeli atıktır. Bu ayrımın yapılabilmesi için atığı temsil eden numuneleri EK-3/B analizi konusunda Bakanlığımızca yetkilendirilmiş lisanslı bir akredite çevre laboratuvarında atık üreticisi tarafından analizinin yaptırılması gerekmektedir. Ayrıca doğal karakterleri ya da oluşmalarına neden olan aktiviteye bağlı olarak Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin ekinde yer alan Ek-3/A’daki özelliklerden bir veya bir kaçına sahip olmaları ve Ek-3/B de verilen tehlikeli özellikleri göstermeleri durumunda tehlikeli atık olarak sınıflandırılır. b) Hangi atıklar tehlikelidir? MSDS (Malzeme güvenlik Bilgi Formu) raporuna göre H1 den H14 özellikleri gösteren atıklar tehlikeli olarak sınıflandırılır. Tehlikeli olduğu bilinen bazı atıklar: boya, vernik, yapıştırıcı, kozmetik atıkları, laboratuvar kimyasalları, kullanım süresi geçmiş ilaçlar, boya fosfat çamurları, bazı arıtma çamurları, flüoresan, kondansatör, x-ışını tüpleri, basınçlı kaplar, kartuş toner atıkları sayılabilir. Bununla birlikte, tehlikeli atıklar atık listesinde yıldız (*) ile işaretli atıklardır. c) Atığımı sınıflandırmayı bilmiyorum, atığıma nasıl kod vereceğim? Atıkları sınıflandırmada kullanılmak üzere Bakanlık web sitesinde Kılavuzlar bölümü altında “Tehlikeli Atıkların Sınıflandırılması Kılavuzu” bulunmaktadır. Bu kılavuz kullanılarak atığınızı ne şekilde sınıflandıracağınıza ilişkin detaylı bilgi alabilirsiniz. İlave sorularınız için Bakanlığımıza resmi başvuruda bulunabilirsiniz. d) Çalıştığım alanda/sektörde hangi atıklar çıkıyor? Bakanlıkça yapılan sektörel çalışmalar neticesinde sektörel kılavuzlar hazırlanmıştır. Bu kılavuzlara Bakanlık web sitesinde yer alan Kılavuzlar bölümü altından erişebilirsiniz. Çalıştığınız alan/sektöre ilişkin kılavuz yer almıyor ise Bakanlıkla iletişime geçilebilir.

Sağlık kuruluşlarının hazırladıkları tıbbi atık yönetim planını Bakanlığımıza ya da il müdürlüklerimize sunmasına ilişkin bir yükümlülükleri bulunmamaktadır. Ancak, Bakanlığımız ve/veya il müdürlüğümüz personeli tarafından yapılacak denetimlerde bahsi geçen planın ibraz edilmesi isteneceğinden verilen süre içerisinde tıbbi atık yönetim planı hazırlanarak uygulamaya geçirilmelidir. Ayrıca, Atık Yönetimi Yönetmeliği gereğince hazırlanması gereken Atık Yönetim Planının (Endüstriyel Atık Yönetim Planı) onaylanmak üzere il müdürlüğüne gönderilmesi gerekmektedir.

Notifikasyon atığın yurtdışına gönderilmesi veya yurtdışından getirilmesi için gereken izin belgesidir. Bu belge atığın ihraç edilmesi sürecinde gerekli olup atığı üreten firma bilgileri, bertaraf edici firma bilgileri, taşıyıcı firma bilgileri, atığın hangi gümrüklerden giriş çıkış yapacağı, ithalatçı ve ihracatçı ülkelerin ve varsa transit geçilecek olan ülkelerin onayları gibi izinleri kapsar. Ayrıca atığın miktarı ve kaç seferde sevk edileceği bu belgede bildirilir. Notifikasyon onayı tek seferlik çıkartılabileceği gibi yıllık olarak da çıkartılabilmektedir. Notifikasyon formu Atık Yönetimi Yönetmeliği Ek 5’te yer almaktadır.

2872 sayılı Çevre Kanunu 13. Maddesi uyarınca tehlikeli atıkların ithalatı yasaktır. Diğer yandan, Ticaret Bakanlığı bazı atıkların ithalatını yasaklayabilir veya kontrol altında tutabilir. İthalatı izne tabi atıklar ve yasak olan atıklara ilişkin her yıl yayımlanan iki adet Tebliğ bulunmaktadır; 1) Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi) 2) Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Metal Hurdaların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi) Bu Tebliğler kapsamında ithalat yapmak isteyen sanayicilerin alması gereken belgelere ilişkin bilgi ve dokümanlara Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü internet sayfasından ulaşılabilmektedir.

Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği kapsamında pil üreticileri; genel bir toplama ve geri dönüşüm sistemi geliştirerek veya belli bir sisteme katılarak atık pillerin toplanmasını ve bertarafını sağlamakla yükümlüdür. Pil ürünlerinin dağıtımını ve satışını yapan işletmeler ise atık pil toplama sistemi olmayan markaların pillerini satmamakla ve pil üreticilerinin kuracakları sisteme uygun olarak tüketiciler tarafından getirilen atık pilleri ücretsiz olarak almakla, yükümlüdür. Mevzuata aykırı faaliyet gösteren sorumluların ilgili ilde bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne bildirilmeleri gerekmektedir.

Evet, Yönetmeliğin Ek-1’inde yer alan Ambalaj Tanımına İlişkin Açıklayıcı Örnekler revize edilmiştir. Daha önce ambalaj olarak değerlendirilmeyen “alışveriş poşetleri”, “ambalajlamada kullanılan plastik, metal ve benzeri şeritler” gibi bazı ürün ve malzemeler artık ambalaj olarak değerlendirilmektedir. Yönetmeliğin yürürlük tarihi olan 1/1/2018 tarihinden itibaren kapsama alınan ambalajlar için piyasaya süren, üretici ve tedarikçi bildirimleri 2018 yılı faaliyetine istinaden 2019 yılından itibaren başlayacaktır.

Herhangi bir kimyasalla muamele görmüş patolojik atıkların yakılarak bertaraf edilmesi zorunludur. Sterilizasyon işlemine tabi tutulacak atıklar içinde herhangi bir kimyasalla muamele görmüş patolojik atıklar bulunamaz. Sağlık kuruluşları, herhangi bir kimyasalla muamele görmüş patolojik atıkları diğer tıbbi atıklardan ayrı toplamakla yükümlüdürler. Bu amaçla, Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinde tanımlanan kırmızı renkli plastik biriktirme kapları kullanılır. Herhangi bir kimyasalla muamele görmemiş kan torbaları ve kan yedekleri dâhil vücut parçaları ve organları ise yine Yönetmelikte tanımlanan kırmızı renkli plastik tıbbi atık torbalarında toplanabilir ve diğer enfeksiyon yapıcı atıklar gibi sterilizasyona tabi tutularak bertaraf edilebilirler. Lisanslı araçlara verilmeden önce kesinlikle patolojik atıklar içerisinde bulunduğu sıvıdan (formaldehit, ksilen vb.) ayrılmaz, sıvısı süzülmez.

Ömrünü tamamlamış araçlarla ile ilgili tesisin faaliyet göstereceği ilin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Bakanlığımız ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne gerekli başvuruların yapılması gerekmektedir.

Atıkların üretilmesinden biriktirilmesine, geçici olarak depolanmasından nakliyesine, nakliyesinden bertaraf tesisine ulaşmasına kadar bütün süreçlerden müteselsilen sorumludur. Atık Yönetimi Yönetmeliği madde 9’da belirtildiği üzere Atık üreticisi; - Atık üretimini en az düzeye indirecek şekilde gerekli tedbirleri almakla, - Atıkların insan sağlığı ve çevreye yönelik zararlı etkisini, Yönetmelik hükümlerine uygun olarak en aza düşürecek şekilde atık yönetimini sağlamakla, üç yıllık atık yönetim planını hazırlayarak valilikten onay almakla, - Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, atıklarını tesislerinde geçici olarak depolaması durumunda valilikten izin almakla, - Ürettiği atıklarla ilgili kayıt tutmakla, atığını göndereceği çevre lisansı almış olan geri kazanım ya da bertaraf tesisinin istemiş olduğu uluslararası kabul görmüş standartlara uygun ambalajlama ve etiketleme yapmakla, - Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin ekinde yer alan EK-4’de (M) işareti ile bulunup EK-3/B’de belirtilen özellikleri içermediği öne sürülen atıklar için bu atıkların tehlikeli olmadığını Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum/kuruluşlara ait laboratuvarlar ve/veya uluslararası kabul görmüş kuruluşlarca yapılan analizlerle Bakanlığa belgelemekle, - Atığın niteliğinin belirlenmesi için yapılan harcamaları karşılamakla, - Atık beyan formunu her yıl takip eden yılın en geç Mart ayı sonuna kadar bir önceki yıla ait bilgileri içerecek şekilde Bakanlıkça hazırlanan web tabanlı programı kullanarak doldurmak, onaylamak ve çıktısını almak ve beş yıl boyunca bir nüshasını saklamakla, - Atık taşımacılığında mevcut uluslararası standartlara uymakla, - Atığı bertaraf tesisinin kabul etmemesi durumunda taşıyıcıyı başka bir tesise göndermekle veya taşıyıcının atığı geri getirmesini ve bertarafını sağlamakla, - Atıklarını bu Yönetmelikteki esaslara uygun olarak kendi imkânları ile veya çevre lisansı almış atık bertaraf tesisinde gerekli harcamaları karşılayarak veya belediyelerle ya da gerçek ve tüzel kişilerle kurulacak ortak atık bertaraf tesislerinde bertaraf etmek veya ettirmekle, - Atıkların fabrika sınırları içinde tesis ve binalardan uzakta beton saha üzerine yerleştirilmiş sağlam, sızdırmaz, emniyetli ve uluslararası kabul görmüş standartlara uygun konteynırlar içerisinde geçici olarak muhafaza etmekle, konteynırların üzerinde tehlikeli atık ibaresine yer vermekle, depolanan maddenin miktarını ve depolama tarihini konteynırlar üzerinde belirtmekle, konteynırların hasar görmesi durumunda atıkları, aynı özellikleri taşıyan başka bir konteynıra aktarmakla, konteynırların devamlı kapalı kalmasını sağlamakla, atıklarını kimyasal reaksiyona girmeyecek şekilde geçici depolamakla, - Ayda bin kilograma kadar atık üreten üretici biriktirilen atıkları valilikten izin almaksızın atıklarını arazisinde en fazla yüz seksen gün geçici depolayabilir. - Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak geri kazanım ve bertaraf tesislerine gönderilmeden önce kendi atıklarını gerekli önlemleri alarak fiziksel, kimyasal veya biyolojik işlemlerle zararsız hale getirmek, bakiye atık oluşuyor ise uygun şekilde çevre lisansı almış bertaraf ve geri kazanım tesisine götürmekle veya gönderilmesini sağlamakla, - Tesis içinde atıkların toplanması taşınması ve geçici depolanması gibi işlemlerden sorumlu olan çalışanların sağlığı ve emniyeti ile ilgili her türlü tedbiri almakla, - Kaza sonucu veya kasti olarak atıkların dökülmesi ve bunun gibi olaylar sunucu meydana gelen kirliliğin önlenmesi amacıyla, atığın türüne bağlı olarak olayın vuku bulduğu andan itibaren en geç bir ay içinde olay yerinin eski haline getirilmesi ve tüm harcamaların karşılanmasıyla, - Kaza sonucu veya kasti olarak atıkların dökülmesi ve bunun gibi olaylar vuku bulduğunda valiliği bilgilendirmek ve kaza tarihi, kaza yeri, atığın tipi ve miktarı, kaza sebebi, atık bertaraf işlemi ve kaza yerinin rehabilitasyonuna ilişkin bilgileri içeren raporu valiliğe sunmakla, - Faaliyetlerine yönelik inşaat ve işletme ruhsatı alınması aşamasında, tehlikeli atıklarının bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda bertarafının sağlanacağını belgelemekle yükümlüdür.

Motor Yağı Değişim Noktası (MoYDeN) Uygulaması için Kullanım Kılavuzu hazırlanmıştır. MoYDeN Kullanım Kılavuzuna http://motatkds.cevre.gov.tr/MotatKDS_video/MoYDeN_kilavuz_tesis_8097256642.pdf linkinden ulaşabilirsiniz.

a) Atık Yönetim Planı nedir? Atık Yönetimi Yönetmeliği’nde tanımlanan şekliyle; Atık Yönetim Planı: Atıkların çevreyle uyumlu bir şekilde yönetimini sağlamak üzere hazırlanan kısa ve uzun vadeli program ve politikalardır. b) Atık yönetim planlarında neler olmalıdır? Sanayicinin hazırladığı ve İl Müdürlüklerine gönderilecek atık yönetim planları detaylı olmalıdır. Her tesisin atık yönetim planı farklı olabilir. Tesisin prosesine ve yönetim politikasına (atıkların geri kazanımı, bertarafı, ihraç edilip-edilmeyeceği, 3 yıl içinde kapasitenin artırılıp artırılmayacağı gibi) vs. göre değişebilir. Ancak, her yönetim planında mutlaka olması gerekenler; -Tesis içinde oluşan atıkların Atık Yönetimi Yönetmeliği EK 4 te verilen kodlar ve miktarları, -Geçici depolama alanlarının durumunu gösteren bilgiler, -Atıkların ne kadarının geri kazanıldığı, -Ne kadarının bertarafa gönderildiği, -Atıkların gönderildiği geri kazanım ve bertaraf tesislerinin isim ve adresleri, -Atıklara uygulanan işlemler, -Tesis içinde atık minimizasyonu için yapılan işlemler, Atık Yönetim planı hazırlanmasına ve değerlendirilmesine ilişkin esaslar https://cygm.csb.gov.tr/atik-yonetim-planlari-hakkinda-duyuru-duyuru-436679 adresinde yer almaktadır. c) Belediyelerin hazırlayacağı yönetim planlarında neler olmalıdır? Belediyelerin hazırlayacağı atık yönetim planları, evlerden kaynaklanan tehlikeli atıkları kapsamakta olup ayrı bir format belirlenmemiştir. Ancak yönetim planları hazırlanırken aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir: - Evlerden kaynaklanan tehlikeli atıklar kaynağında ayrı mı toplanıyor, yoksa ayırma ünitesi mi var belirtilmelidir. Bunların hiçbiri yoksa ne planlandığı belirtilmelidir. Amaçlar, hedefler verilmelidir. - Ayrı toplanan tehlikeli atıkların adları atık kodları ile birlikte ve miktarları belirtilmelidir. Nüfusa ve nüfus artış oranına göre 3 yıllık olarak tahmini hazırlanmalıdır. - Ayrı toplanan tehlikeli atıklar için geçici depolama veya ara depolama tesisleri var mı yok mu bilgi verilmelidir. - Geri kazanım veya bertaraf tesislerine gönderilmesi için tasıma planları yer almalıdır. (Haftalık aylık veya belli bir miktara erişince gönderileceği gibi.) - Taşıma için lisanslı araçlar belediyeye mi ait, yoksa lisanslı tasıma firmalarından mı karşılanıyor ya da ne planlanıyor, belirtilmelidir. - Kamuoyunun bilgilendirilmesi için yapılanlar ve yapılacaklar anlatılmalıdır.

M1 ve N1 sınıfı araçların hurdaya ayrılabilmesi (trafik tescil kayıtlarının kapatılabilmesi) için Bakanlığımız tarafından yetkilendirilmiş ÖTA teslim yerleri veya ÖTA geçici depolama alanlarına teslim edilmeleri, karşılığında Ek-3: Araç Kayıttan Düşme ve Bertaraf Formu’nun alınması gerekmektedir. Ardından bu form noterliklere ibraz edilerek araçların trafik tescil kaydı kapatma işlemleri gerçekleştirilebilir. Ömrünü tamamlamış araçların teslim edilebileceği tesisler listesine https://cygm.csb.gov.tr/atik-yonetimi-i-83468 bağlantısından ulaşılabilmektedir.

Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin 13 üncü maddesindeki hükümler doğrultusunda geçici depolama alanı kurmak, Entegre Çevre Bilgi Sistemine kayıt olmak ve ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne başvurarak Motor Yağı Değişim Noktası İzin Belgesi’ alınması gerekmektedir. Entegre Çevre Bilgi Sistemine kayıt olunması ile ilgili detaylı bilgiye https://sss.csb.gov.tr/siksorulansorular/detay/1199?uygulamaid=106 linkinden ulaşabilirsiniz.

Her atık ambalajı, içindeki atık ile ilgili tüm bilgileri içeren atık etiketi ve Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği Ek-4’de belirtilen tehlikeli atık işaretleri ile etiketlenmelidir. Atık Etiketi üzerindeki atık tanımı ile Ulusal Atık Tasıma Formu üzerindeki atık tanımı aynı olmalıdır. Atık Etiketi örneği web sayfamızdan temin edilebilir.

Sistemin kullanımının nasıl olacağına ilişkin olarak hazırlanmış detaylı “Kullanım Kılavuzu” Bakanlığımız http://www.cygm.gov.tr adresinde yayınlanmaktadır.

 Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin 9’uncu maddesi birinci fıkrasının (c) bendi ile sağlık kuruluşları; tıbbi atıkların ayrı toplanması, sağlık kuruluşu içinde taşınması ve geçici depolanması ile bir kaza anında alınacak tedbirleri içeren tıbbi atık yönetim planını hazırlamak ve uygulamakla yükümlü tutulmuşlardır. Ayrıca, Yönetmeliğin Geçici 1’inci maddesi ile sağlık kuruluşlarının Yönetmeliğin yayımı tarihini takip eden altı ay içinde bahsi geçen tıbbi atık yönetim planını hazırlayarak uygulamaya geçirmesine ilişkin zorunluluk getirilmiştir. Ayrıca, gerek sağlık kuruluşları ve belediyelerce hazırlanacak tıbbi atık yönetim planlarının oluşturulmasına teknik destek sağlamak, gerekse de sağlık kuruluşları ve belediyelerce hazırlanacak tıbbi atık yönetim planlarının standardizasyonunu sağlayarak Yönetmeliğin etkin bir şekilde uygulanmasını temin etmek amacıyla “Sağlık Kuruluşu Tıbbi Atık Yönetim Planı Formatı” ve “Belediye Tıbbi Atık Yönetim Planı Formatı” hazırlanmıştır. Söz konusu tıbbi atık yönetim planı formatları Bakanlığımızın http://www.csb.gov.tr/gm/cygm/index.php?Sayfa=sayfa&Tur=webmenu&Id=423 internet adresinde yayınlanmaktadır. 

a) Atık pil ve akümülatörlerin geçici depolanması ve taşınması nasıl gerçekleşir? • Atık pillerin toplanmasında pil toplama kutularında biriken atıkların alınması amacıyla yapılan toplamalar hariç; tehlikeli atık pillerin taşınmasında; Bakanlık çevrimiçi sistemi (MOTAT) kullanılarak atık gönderim işlemleri gerçekleştirilir. • Atık akümülatörlerin taşınması bölge bayileri/dağıtıcılara kadar yapılacak taşımalar hariç olmak üzere ilgili il müdürlüğünden taşıma lisansı almış gerçek ve tüzel kişilerce yapılır. Atık akümülatörlerin, akümülatör ürünlerinin dağıtımını yapan işletmelerden atık akümülatör ara depolama veya geçici faaliyet belgesi ya da çevre izin ve lisansı almış atık akümülatör işleme tesislerine lisanlı araçlar ile taşınması ve taşıma esnasında Bakanlık çevrimiçi sisteminin (MOTAT) kullanılarak atık akümülatör gönderim işlemleri gerçekleştirilir. • Atık akümülatörler için Geri kazanım tesisleri ve akümülatör ürünlerinin dağıtımını ve satışını yapan işletmeler ve araç bakım-onarım yerleri dışındaki atık akümülatör geçici depolama alanları, akümülatör üreticileri veya akümülatör üreticilerinin yetkilendireceği kişi veya kuruluşlar tarafından kurulabilir. Bu alanlar için ilgili Valilikten geçici depolama izni alınması zorunludur. Geçici depolama alanlarında atık akümülatörler 90 günden fazla tutulamaz. Bu alanlar Valiliklerin denetimi altında faaliyet gösterirler. b) Atık Akümülatör Taşıyıcılarının Lisans Alma Zorunluluğu var mıdır? • Evet, atık akümülatör taşıyacak araçların İl müdürlüğünden taşıma lisansı alması gerekmektedir. c) Pil ve Akümülatörlerin Etiketlenmesi ve işaretlenmesi nasıl olur? • Pil ve Akümülatörlerin Etiketlenmesi ve İşaretlenmesine İlişkin Kurallar Yönetmeliğin 33. Maddesinde yer almaktadır. Buna göre, pil ve akümülatör ürünlerinin etiketlenmesinde; • Atık akümülatörlerin ayrı toplanmasını sağlayacak sembol olarak, bu Yönetmeliğin 1 no’lu ekinde yer alan sembolün üretici tarafından kullanılması, • Atık akümülatörlerin geri kazanımlarının sağlanmasından yükümlü olan üreticilere geri dönmesini sağlamak amacıyla, bu ürünlerin etiketlenmesinde “depozitoludur” ibaresi ile Bakanlık tarafından firmaya verilen kod numarasının yer alması, • Kurşun asit akümülatörlerin üzerinde “Pb” ya da “kurşun” ve “GERİ KAZANILIR” ifadesi ya da “GERİ KAZANILACAK AKÜ” ibaresinin bulunması, ayrıca bu ürünlerin dış ambalajlarında da aynı ibarelerin bulundurulması, • Sekonder hücreler ve sekonder pil ürünlerinin Türk Standartlarında (TS EN 61429) belirtilen şekilde etiketlenmesi ve işaretlenmesi zorunludur. Ağırlıkça milyonda beş (% 0,0005) den fazla cıva (Hg) içeren düğme tipi piller ile bu tür düğme pillerden oluşturulan pillerin ambalajlarının Ek-1’de gösterilen sembol ile işaretlenmesi gerekmektedir.

Atık Yönetimi Yönetmeliği kapsamında tehlikeli atıklara ilişkin Atık Yönetimi Yönetmeliği EK-4’te yer alan tehlikeli atıklar için zorunludur. Bakanlıkça belirlenen çevrimiçi programlar kapsamında (Tehlikeli atık beyan sistemi) bu beyanlar yapılmaktadır.

Yönetmelikte bahsi geçen kavramlar aşağıda açıklanmış olup, bu belgeler birbirinin alternatifi değildir. MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi: Sağlık kuruluşlarında tıbbi atıkların toplanması ve geçici depoya taşınmasında görevlendirilen veya görevlendirilmesi öngörülen personelin alması gereken belgedir. (Hastane çalışanları) Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı bir kuruluş olup, tıbbi atıklarla ilgili illerde yetki verdiği çeşitli kuruluşlarca sınavlar düzenlenmekte ve başarılı olanlara MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi verilmektedir. Kurum tarafından sınav öncesi eğitim zorunluluğu bulunmamaktadır. Yetki Belgesi: Tıbbi atıkların sağlık kuruluşlarının geçici depolarından toplanması, taşınması ve tıbbi atık işleme tesislerinde işlenmesinde görevlendirilen veya görevlendirilmesi öngörülen personelin alması gereken belgedir. (Sterilizasyon tesisi çalışanları) Sterilizasyon tesisi çalışanları için yapılan yetki belgesi başvurusu neticesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerince başvuru sahiplerine eğitim verilir ve ardından sınav düzenlenir. Sınavda başarılı olan personele Yetki Belgesi verilir.

Kağıt veya plastik alışveriş poşetleri (Yönetmelikte torba olarak geçmektedir) 1/1/2018 tarihi itibariyle Yönetmelik kapsamına ambalaj olarak dahil edilmiştir. Satış noktaları; Bakanlık tarafından belirlenen plastik poşetlerin kullanımının azaltılmasına yönelik ücretlendirme uygulaması dâhil ambalaj ve ambalaj atıklarının yönetimine yönelik diğer tedbir, teşvik ve sınırlamalara ilişkin olarak Bakanlıkça belirlenen idari düzenlemelere, usul ve esaslara uygun faaliyet göstermek zorundadırlar. Plastik alışveriş poşetleri1/1/2019 tarihinden itibaren satış noktalarında ücreti karşılığı verilmektedir.

Tehlikeli Atık Üreticilerinin https://ecbs.cevre.gov.tr adresini kullanarak aldığı e-Devlet şifresi kullanılarak aynı adresten TABS uygulaması seçilerek giriş yapılabilecektir.

Motor Yağı Değişim Noktası İzin Belgesi alacağınız işletmenin/kurumun sınırları içerisinde bulunduğu ildeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne başvuru yapmanız gerekmektedir.

Kullandığınız elektrikli ve elektronik eşyalar atık haline geldiğinde bunları belediyelerin kuracakları atık getirme merkezlerine, üreticiler ve lisanslı isleme tesisleri tarafından kurulacak transfer noktalarına veya yeni bir elektrikli ve elektronik eşya satın aldığınızda talep etmeniz halinde benzer özellikteki eski elektrikli ve elektronik eşya atığınızı elektrik ve elektronik eşya bayilerine veya dağıtıcılarına hiçbir ücret ödemeden verebilirsiniz.

Motor yağı değişimi yapılan kurumların/işletmelerin göstermiş olduğu diğer faaliyetler de göz önünde bulundurularak Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin 13 üncü maddesinde belirtilen hükümler doğrultusunda birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Forkliftler trafiğe çıkıp çıkmama durumuna göre trafik tesciline tabi olup tesis içinde kullanılan forkliftler eğer trafiğe çıkmıyor ise trafik tesciline tabi değildir. Trafik tesciline tabi olan forkliftler için "Özel Plaka" kısmından bildirimlerin yapılması gerekmektedir. MoYDeN Uygulaması kapsamında yalnızca trafik tesciline tabi araçların bildirimlerinin yapılması gerekmekte olup trafik tesciline tabi olmayan atık yağ kaynakları için bildirimlerin Atık Beyan Sistemi (ABS) ve atık gönderimlerinin Mobil Atık Takip (MOTAT) Sistemi üzerinden yapılması gerekmektedir.

2013 yılı Ocak ayı itibariyle tıbbi atıklar da Atık Beyan Sistemi(TABS) ile bildirilmeye başlanmıştır. Sağlık kuruluşları tıbbi atıklar da dahil olmak üzere ürettikleri atıklara ilişkin atık beyan formunu bir önceki yıla ait bilgileri içerecek şekilde her yıl Ocak ayından başlamak üzere en geç Mart ayı sonuna kadar Bakanlıkça hazırlanan çevrimiçi uygulamaları kullanarak doldurmak, onaylamak ve form çıktısının bir nüshasını beş yıl boyunca saklamakla yükümlüdürler.

Atık pillerin kaynakta ayrı toplanması konusunda Bakanlığımız tarafından yetkilendirilen ve Türkiye’de atık pil konusunda tek yetkili kuruluş olan Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP) 2004 yılından beri atık pil toplama çalışmalarını Bakanlığımız koordinasyonunda yürütmektedir. https://tap.org.tr/toplama-noktalari adresinden size en yakın pil toplama noktasını bulabilirsiniz. PTT Şubeleri, okullar, üniversiteler, organize sanayi bölgeleri, muhtarlıklar, camiler, marketlerde (BİM, TESCO, KİPA, CARREFOUR, MİGROS, METRO GROSMARKET, TEKNOSA, KOÇTAS, PRAKTİKER gibi) atık pil toplama noktaları bulunmaktadır.

Sondaj çamurlarının yönetimine ilişkin hususlar Maden Atıkları Yönetmeliği’nin ilgili bölümlerinde mevcuttur. Bununla birlikte; petrol, doğalgaz ve jeotermal sondaj çamurları söz konusu Yönetmeliğin kapsamında bulunmamaktadır.

Tehlikeli atık ihracatı, Atık Yönetimi Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilebilir. Tehlikeli atık ihracatı yapılacak ülke ve transit ülkelerden yazılı onay alınması amacıyla anılan Yönetmelik Ek-5’te yer alan Ön Bildirim (Notifikasyon) formu doldurularak ilgili diğer evraklarla birlikte Bakanlığa başvurulması gerekmektedir. İhracat işleminde uyulması gereken kurallar ve yapılması gereken is ve işlemler için hazırlanmış dokümanlara Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü internet sayfasından ulaşılabilmektedir.

Maden atıklarının karakterizasyonu kapsamında asit maden drenajı analizleri (sülfit-sülfür (S-2) analizleri, statik ve kinetik testler) Bakanlıkça yetkilendirilmiş laboratuvarlar ya da üniversite laboratuvarlarında yapılabilir.

Motor Yağı Değişim Noktası İzin Belgesi (MoYDeN) bulunan işletmelerin, Kurumlarda/işletmelerde bulunan araçların motor yağı değişimlerini 50 kg’ın altında olması şartıyla mobil araçlarla yerinde gerçekleştirilmesi ve oluşan atık motor yağlarının servis hizmetini veren Motor Yağı Değişim Noktası tarafından teslim alınmasında sakınca bulunmamaktadır. Bununla birlikte motor yağı değişimi yapılan araçlara ait motor yağı değişim bilgilerini içeren dokümanın fiziksel (çıktı) ya da dijital olarak (e-posta, mesaj uygulamaları gibi) araç sahibi olan Kurumlar/işletmelerle paylaşılması gerekmektedir.

Bitkisel atık yağlar, çevre lisanslı geri kazanım tesisleri ile bitkisel atık yağ ara depolama tesisleri tarafından toplanır. Bunun dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından bitkisel atık yağlar toplanamaz. Söz konusu tesis bilgilerine Bakanlığımız ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü web sayfası üzerinden https://eizin.cevre.gov.tr/Rapor/BelgeArama.aspx linkinden ulaşılabilir.

Motor yağı değişimi gerçekleştirilen Karayolları Trafik Yönetmeliği kapsamında tescile tabi motorlu araçların (motorlu ve özel amaçlı taşıtlar ile iş makineleri ve lastik tekerlekli traktörler) bilgilerinin (araç plakası, güncel kilometre, atık motor yağı miktarı, yeni motor yağı miktarı) Entegre Çevre Bilgi Sistemi/Atık Yönetim Uygulaması/Motor Yağı Değişim Noktası (MoYDeN) Uygulaması üzerinden bildirilecektir. Uygulama üzerinden bildirim yapıldıktan sonra alınacak motor yağı değişim bilgilerini içeren dokümanın fiziksel (çıktı) ya da dijital (e-posta, mesaj uygulamaları gibi) olarak araç sahibiyle paylaşılması gerektiğinden anlık olarak girişlerin yapılması gerekmektedir.

Yetki belgesi bulunmaksızın motor yağı değişimi yapan işletmelere altmış gün içinde yetki belgesi alınması için yazılı ihtarda bulunulur. Yazılı ihtara rağmen yetki belgesi bulunmaksızın motor yağı değişimi yapan işletmelere 10.000 Türk lirası (69.249 TL) idari para cezası verilir.

Tüzel kişiler hariç olmak üzere motorlu araç sahibi gerçek kişiler, yağ değişimini kendileri yapmaları halinde oluşan atık motor yağlarını motor yağı değişim noktalarına teslim etmeleri gerekmektedir.

Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 8’inci maddesi dördüncü fıkrası gereğince, tıbbi atık işleme tesislerinin bulunmadığı illerde belediyeler kendilerine uygun tıbbi atık işleme tesisi belirlemek zorundadır. Bu durumda; tıbbi atık işleme tesisinin bulunduğu ilin il müdürlüğünden onay alınması ve her iki ilin mahalli çevre kurulu tarafından olumlu karar alınması kaydıyla ilgili belediye ile sözleşme yapılması gerekmektedir.  

Atık ilaçlardan “Sitotoksik ve sitostatik ilaçlar”  tehlikeli, bunların dışındakiler ise tehlikesiz atıktır. Atık ilaçların bilinçsizce atılması, lavabolara dökülmesi çevre ve insan sağlığını doğrudan etkilemektedir. Bilinçsizce atılan bu ilaçlar yeraltı su kaynaklarının ve dolayısıyla toprağın kimyevi maddelerle kirletilmesine neden olmaktadırlar. Bu sebeple bu tür atıkların kontrollü bir şekilde bertarafının sağlanması ve piyasaya yeniden sunulmasının engellenmesi gerekmektedir. Ülkemizde atık ilaçların geri kazanımı yapılmadığından çevre ve insan sağlığının korunması ve atık ilaçların kontrolsüz şekilde bertarafı neticesinde oluşabilecek risklerin ortadan kaldırılması amacıyla, tehlikesiz nitelikteki atık ilaçların da tehlikeli nitelikteki atık ilaçların bertaraf edildiği şekilde bertarafının gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. Bu amaçla söz konusu atık ilaçların ilgili atık kodunu (180108, 180109) kabul etmek üzere atık yakma konulu çevre lisansı/geçici faaliyet belgesi bulunan atık işleme tesislerinde bertarafı sağlanmalıdır. 

Maden atıklarının yönetimi, Bakanlığımızca hazırlanarak 15.07.2015 tarihli ve 29417 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 15.07.2017 tarihinde yürürlüğe giren “Maden Atıkları Yönetmeliği” kapsamında gerçekleştirilmektedir.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik 31.12.2019 tarihli ve 30995 Sayılı (4. Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile birlikte piyasaya sürenlerin yükümlülüklerini yerini getirme yönteminde değişikliğe gidilerek 13.03.2020 tarihli ve 31067 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlanmış ve ambalajlı ürün piyasaya sürenlerin 2020 yılı sonrası için geri dönüşüm hedeflerini sağlama yükümlülüğü kaldırılarak geri kazanım katılım payı uygulaması ile devam edilmesi yönünde düzenleme yapılmıştır. Bu çerçevede 2020 yılı itibari ile 2872 Sayılı Çevre Kanunu Ek-1 sayılı listesinde yer alan piyasaya arz edilen ambalajlara ilişkin Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik kapsamında geri kazanım katılıp payı beyan ve ödemesi yapılacak olup; 1.1.2020 tarihinden itibaren piyasaya sürülen ambalajlar için yapılan değişiklikle birlikte Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nde belgelendirme yükümlülüğü oluşmasına yönelik bir hüküm bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 1.1.2020 tarihinden önce piyasaya sürülmüş ambalajlar için Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kapsamında geri dönüşüm hedefi yükümlülüğü (belgelendirme) devam etmekte olup; piyasaya sürenlerin 1.1.2020 tarihinden önce piyasaya sürülmüş ambalajlara ait yükümlülüklerini Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kapsamında yerine getirmeleri gerekmektedir.

Deniz kirliliğinin en önemli kaynağı denize doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşan karasal kirliliklerdir. Bunun yanında deniz ulaşımından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi için de çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda Karadeniz Bölgesinde hizmet veren atık su arıtma tesisleri ve gemi kaynaklı atıkların alımı ile ilgili hizmet veren tesislere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir; - Kentsel Atık su Arıtımı Yönetmeliği Hassas Ve Az Hassas Su Alanları Tebliği uyarınca Ünye-Samsun-Bafra arası ötrofikasyon açısından hassas alan olarak belirlenmiştir. Bu alanlara yapılacak deşarjlarda belirlenen oranda azot ve fosfor giderimi yapılması gerekmektedir. - Karadeniz Bölgesi’nde atık su arıtma tesisleri ile ilgili olarak; Samsun ve Ordu İlleri merkezde ileri atık su arıtma tesisleri, Zonguldak İli merkezde biyolojik atık su arıtma tesisi faaliyettedir. Sinop merkezde atık su arıtma tesisi inşaat halinde ve Bartın ilinde ise ihale aşamasında bulunmaktadır. -Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde Karadeniz Bölgesinde 258 noktada analiz yapılmakta olup bunların 251’si yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir. - Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Karadeniz Bölgesi’nde toplam 32 kıyı tesiste atık alım hizmeti verilmektedir - Gemi ve kıyı tesislerinin neden olabileceği kazalara müdahale amacıyla 5312 sayılı Kanun kapsamında; 2 tanesi Karadeniz’de olmak üzere; 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır.  

Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 26. maddesi uyarınca: atık kabul tesislerinin ve atık alma gemilerinin verecekleri hizmetler, gemilerden alınacak bir ücret karşılığında yapılmak zorundadır. Bu ücretler, 05/06/2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği Çerçevesinde Uygulanacak Ücretler ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2009/3)” kapsamında belirlenen tarife doğrultusunda ödenmelidir.  

Gemi kaynaklı illegal deşarjların kontrol edilmesi maksadıyla: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile İstanbul, Kocaeli, Antalya ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına Bakanlığımızca 06/06/2011 tarihli ve 2011/9 sayılı Genelge ile yetki devri yapılmıştır. Bu Genelge, gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğinin tespiti için, Bakanlıkça yetki verilmiş kurum ve kuruluşları, bu kurum ve kuruluşların yetki alanlarını, yetki konularını, Türkiye’nin yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarında 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uyulup uyulmadığının denetlenmesi, tespit edilen ihlallere uygulayacakları idari yaptırımları, ihlalin tespiti için sürekli olarak havadan, karadan ve denizden kontrol ve izlemenin yapılma usullerini, yetki devri çerçevesinde yapılan işlemler hakkında Bakanlığı bilgilendirme yöntemini kapsamaktadır.  

Marmara Denizi kirlilik durumu ve yapılmakta olan çalışmalar aşağıda sıralanmaktadır: - 47 noktada kirlilik izlemesi yapılmaktadır. - Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde yapılan izleme çalışmaları sonucunda 174 yüzme alanının 168’si yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.  

Kıyı tesisleri, azalan/artan–değişen imkân ve kabiliyetleri ile ilgili her türlü değişikliği, değişikliğin olduğu tarihten itibaren 15 gün içerisinde yazıyla, Yıllık durum raporunu ise her yılın Aralık ayında Bakanlık Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Deniz ve Kıyı Yönetimi Dairesi Başkanlığına bildirmekle yükümlüdürler. Bakanlık, raporların değerlendirilmesi sonucunda yapılan değişikliklerin kıyı tesisinin riskini değiştirmeyeceği kararını verirse değişikliğin olduğu ilgili sayfaları mühürleyerek onaylar. Bunun için herhangi bir ücret talep edilmez. Kıyı tesislerinin imkân ve kabiliyetleri ile herhangi bir olay sonucu mevcut çevre şartlarının değişmesi, tesis prosesinde yapılan değişiklikler, tesis faaliyetlerinin değişmesi, kapasitesinin artması/azalması gibi hususlar sonucunda riskin değişmesi söz konusu olduğu hallerde Bakanlık ilgili kıyı tesisinden Bakanlık Uygunluk Görüş Belgesi almış firmalara yeniden risk değerlendirmesi yaptırmasını ister. Firma tarafından yenilenen risk değerlendirmesi sonucu güncellenen kıyı tesisi acil müdahale planı söz konusu firma tarafından tekrar onay sürecinin başlatılması için Bakanlığa sunulur.

Denizler ülkeler arasında hem sınır oluşturmakta hem de ortak kullanım alanı olmaktadır. Bu sebeple kirliliğe karşı korunması ile ilgili çalışmalarının aynı denize kıyısı olan tek bir ülke tarafından yürütülmesi yeterli olmamakta ve turizm, ulaşım, gıda gibi çeşitli amaçlara ortak fayda sağladığımız denizlerin korunması ile ilgili ülkeler arası işbirliğine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaçla Deniz çevresinin kirlenmesini önlemek, kirliliği azaltmak ve kontrol etmek, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamak için ülkeler arasında bölgesel işbirliği sözleşmeleri imzalanmıştır. Bunlar; ülkemizin da aralarında bulunduğu Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin tarafı olduğu Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması (Bükreş) Sözleşmesi ve Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin taraf olduğu “Akdeniz’in Deniz Çevresinin ve Kıyı Alanlarının Korunması (Barselona) Sözleşmesi” dir. Bu sözleşmeler kapsamında her ülke denizlerin korunması ve kirliliğin önlenmesi/ azaltılması ile ilgi yaptıkları çalışmaları her yıl raporlamaktadır. Ülke düzeyince yapılan çalışmaların yanında bölgesel olarak denizlerin korunması ile ilgili ortak projeler geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Barselona Sözleşmesi Kara Kökenli Kirleticiler ve Aktivitelerden Kaynaklanan Kirliliğe Karşı Akdeniz’in Korunması Protokolü (LBS Protokolü) ve Stratejik Eylem Planı (SAP-MED) kapsamında 2005 yılında Ulusal Eylem Kara Kökenli Kirleticilere İlişkin Ulusal Eylem Planı hazırlanmış olup, bahse konu ulusal eylem planının 2015 yılında günümüz ihtiyaçları ve güncel mevzuat çerçevesinde güncellenmesi planlanmaktadır. Diğer taraftan LBS Protokolünün getirdiği yükümlülükler çerçevesinde, Stratejik Eylem Planı kapsamında hazırlanan Ulusal Eylem Planının uygulanmasını sağlamak amacı ile Bakanlığımız koordinasyonunda TÜBİTAK/MAM tarafından “Ulusal Sınır Bütçesi” projesi gerçekleştirilmektedir. Bükreş Sözleşmesi çerçevesinde hazırlanmış olan Karadeniz Stratejik Eylem planı kapsamında her beş yılda bir ülkelerin eylem planına uyum için yaptıkları faaliyetler bir araya getirilmekte ve durum değerlendirmesi yapılmaktadır. Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.  

Gemilerden kaynaklanan bir kirlilik görüldüğünde: - Bulunulan yerin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne, - Alo 158 Sahil Güvenlik hattına, - Bağlı bulunulan yerin Liman Başkanlığına, - Alo 181 Çevre ve Şehircilik Hattı’na ihbarda bulunulmalıdır.

Yeterli arıtma kapasitesine sahip olduğu mühendislik çalışmaları ile tespit edilen alıcı ortamlarda, denizin seyreltme ve doğal arıtma süreçlerinden faydalanmak amacıyla atık suların sahillerden belirli uzaklıklarda deniz dibine boru ve difüzörlerle deşarj edilmesidir.

24.01.2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "Denizlerde Balık Çiftliklerinin Kurulamayacağı Hassas Alan Niteliğindeki Kapalı Koy ve Körfez Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğ" kapsamında su kolonunda her yılın mayıs ve ağustos aylarında Trix indeksi analizlerinin yapılarak Eylül ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir. Diğer taraftan, 3 yılda bir “Denizlerde Kurulan Balık Yetiştiriciliği Tesislerinin İzlenmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında yer alan dip analizlerinin Bakanlığımızca yetki verilen laboratuvarlarda yapılarak, bilimsel kurum kuruluşların ilgili birimlerine rapor hazırlatılması ve aralık ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir.

Petrol ve kimyasal döküntüsü gerçekleşen kazalarda 5312 sayılı “Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun” ve bu Kanunun Uygulama Yönetmeliği kapsamında çalışmalar Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. yürütülür, kirliliklere müdahale edilir. Muhtemel bir petrol kirliliği olayında ilgili kamu kurumları ve özel sektör koordineli olarak çalışmakta ve olayın gerektirdiği müdahale adımları atılmaktadır. Müdahalenin değişik alanlarında koordine içerisinde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar; başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı olmak üzere Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, kolluk kuvvetleri, Belediyeler, Üniversiteler, denizde ve kıyıda müdahale kapasitesi olan özel şirketler görev almaktadır. Bir kaza olması durumunda arama kurtarma, yangın söndürme, gemi yedekleme, yara kapatma, denizde ve karada kirliliğe mekanik müdahale (emici ve toplayıcı bariyerler, petrol sıyırıcıları ve çeşitli el aletleri kullanılarak), atık yönetimi, numune alma, raporlama, izleme, zararların tazmini işlemleri, yaban hayatının ve hassas alanların rehabilitasyon ve restorasyon faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Müdahale stratejileri, olayın boyutuna bağlı olarak kıyı tesisi acil müdahale planı, ulusal ve bölgesel planlara göre belirlenmektedir.  

Karadeniz kirlilik durumu ve yapılan çalışmalar aşağıda sıralanmaktadır: - 69 noktada kirlilik izlemesi yapılmaktadır. - Yüzme suyu alanlarında 258 noktada izleme yapılmış, 251tanesi yüzmeye uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.

Balık çiftliklerinin, Çevre Kanunu çerçevesinde denetlenerek gerektiğinde cezai müeyyidelerin uygulanması işlemi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Bölge Komutanlığı bağlısı Bot Komutanlıklarına yetki verilmesine ilişkin 2010/11 sayılı Genelge ile devredilmiştir.?

İl Sağlık Müdürlükleri tarafından analizler yapılmaktadır.

“Denizlerde Kurulan Balık Yetiştiriciliği Tesislerinin İzlenmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında yer alan analizlerinin Bakanlığımızca yetki verilen laboratuvarlarda her yılın Ağustos ayında yapılarak, bilimsel kurum kuruluşların ilgili birimlerine rapor hazırlatılması ve aralık ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir.

http://www.mavibayrak.org.tr/ adresinden ulaşılabilir.

İlgili mevzuat gereği kaza sonucu oluşan kirliliğe müdahalede su ortamına dağılmış petrolün dibe çöktürülmesinde veya kimyasal dispersant kullanılarak seyreltilmesinde Bakanlığın uygun görüşünün alınması zorunludur. Bakanlıktan izin alınmadan dispersantların kullanılması YASAKTIR. Kullananlara Çevre Kanununca işlem yapılır.

5312 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında Türkiye kıyılarındaki denizlerin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesine sebep olabilecek faaliyette bulunan kıyı tesislerinin acil müdahale planlarını yaptırmakla yükümlüdür. Bu çerçevede yüksek risk içeren kıyı tesislerinin acil müdahale planları tamamlanmıştır. Orta seviyede risk içerenlerin ise onaylama işlerine başlanmış olup süreç devam etmektedir. Ayrıca 6 bölgesel ve 1 ulusal plan hazırlanarak kıyılarımızda yaşanması muhtemel bir kaza sonucunda izlenecek strateji adım adım belirlenmiştir. Olası kazalara hazırlıklı olma adına düzenli olarak tatbikatlar düzenlenerek mevcut kapasitenin ortaya konulması ve farkındalığın yaratılması sağlanmaktadır.  

Kıyı tesislerinin 5312 sayılı Kanun çerçevesinde yer alan zararlara karşı zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü vardır. Sigorta yaptırma zorunluluğuna uymayan kıyı tesislerinin faaliyetlerine de izin verilmez. Bu kapsamda zararları karşılamak üzere Bakanlığımız girişimiyle Kıyı Tesisleri Deniz Kirliliği Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Çevre Kirliliği Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları Hazine Müsteşarlığınca hazırlanmıştır. Söz konusu sigortaları yapan şirketlerin bilgilerine Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği web sayfasından veya birlik merkezinden ulaşılabilir. Gemi kaynaklı kirlenmelerde ise geminin P&I Klüp Sigortası devreye girmektedir.

Kıyı tesisi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planı Bakanlığımızca yetkilendirilen kurum/kuruluşlar tarafından hazırlanır. Yetkilendirilen kurum/kuruluşlar Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Müdürlüğü, ÇED Yeterlilik Dairesi Başkanlığından öğrenilebilir. Kıyı tesisi bu kapsamda yetki almış bir tesis değil ise kendi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planını hazırlayamaz.

Çevre kirliliği mali sorumluluk sigortası ile toprağın, yeraltı sularının, iç sular ve denizler ile havanın, sözleşmenin kapsamına bağlı olarak birinde, birkaçında veya hepsinde ani ve beklenmedik şekilde ortaya çıkan kirlenme ya da kirlenme tehlikesi nedeniyle Çevre Mevzuatı çerçevesinde sigorta ettirene yöneltilen ve sigorta ettirenin hukuken ödemek zorunda kalacağı tazminat taleplerini bu genel şartlar çerçevesinde güvence altına aldığı için tesis tarafından yaptırılması bilhassa önerilen bir sigorta türüdür. Bu genel çerçevenin yanı sıra 5312 Sayılı Kanunla kıyı tesislerine mali sorumluluk olarak atfedilen ancak kıyı tesisleri deniz kirliliği zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarınca verilemeyen teminatları tamamlayıcı özelliği bulunmaktadır.  

Deniz kirliliğinin en önemli kaynağı denize doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşan karasal kirliliklerdir. Bunun yanında deniz ulaşımından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi için de çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda Marmara Bölgesinde hizmet veren atık su arıtma tesisleri ve gemi kaynaklı atıkların alımı ile ilgili hizmet veren tesislere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir; - Kentsel Atık su Arıtımı Yönetmeliği Hassas Ve Az Hassas Su Alanları Tebliği uyarınca Bandırma körfezi, Gemlik Körfezi ile İstanbul Boğazı doğu girişi arası, İstanbul Boğazı Batı girişi-Büyük çekmece arası ve Haliç körfezi ötrofikasyon açısından hassas alan olarak ilan edilmiştir. Bu alanlara yapılacak deşarjlarda belirlenen oranda azot ve fosfor giderimi yapılması gerekmektedir. - Marmara Bölgesi’nde atık su arıtma tesisleri ile ilgili olarak; Bursa İli Mudanya İlçesi, Çanakkale merkez, Kocaeli İli Gebze İlçesi, Yalova Merkez ve İstanbul ilinin Arnavutköy, Avcılar, Bakırköy, Tuzla, Sancaktepe ilçelerinde ileri arıtma tesisleri faaliyettedir. İstanbul İli Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. Silivri ilçesi, Kocaeli merkez ve Tekirdağ İli Marmara Ereğlisi ilçesinde biyolojik arıtma tesisleri faaliyettedir. Balıkesir merkezde atık su arıtma tesisi projelendirme aşamasındadır. -Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde Marmara Bölgesinde 174 noktada analiz yapılmakta olup bunların 168’si yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir. - Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Marmara Bölgesi’nde toplam 138 kıyı tesiste atık alım hizmeti verilmektedir - Gemi ve kıyı tesislerinin neden olabileceği kazalara müdahale amacıyla 5312 sayılı Kanun kapsamında; 1 tanesi Marmara Bölgesinde olmak üzere; 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır.  

Deniz kirliliğinin en önemli kaynağı denize doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşan karasal kirliliklerdir. Bunun yanında deniz ulaşımından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi için de çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda Akdeniz ve Ege Bölgesinde hizmet veren atık su arıtma tesisleri ve gemi kaynaklı atıkların alımı ile ilgili hizmet veren tesislere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir; Kentsel Atık su Arıtımı Yönetmeliği Hassas Ve Az Hassas Su Alanları Tebliği uyarınca İskenderun-Mersin Mezitli, Mersin Kızkalesi-Taşucu burnu, Fethiye koyu, Marmaris koyu, Güvercinlik-Didim, Karaburun- İzmir körfezi, Aliağa koyu, Ayvalık- Altınoluk bölgeleri ötrofikasyon açısından hassas alan olarak belirlenmiştir. Bu alanlara yapılacak deşarjlarda belirlenen oranda azot ve fosfor giderimi yapılması gerekmektedir. Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde atık su arıtma tesisleri İle İlgili olarak İzmir ili Aliağa ilçesinde, Bayındır, Bergama, Çeşme, Çiğili, Foça, Kemalpaşa, Menderes, Ödemiş, Seferihisar, Torbalı ve Urla belediyelerinde, Mersin merkez, Muğla İli Fethiye ve Bodrum ilçelerinde ileri atık su arıtma tesisleri faaliyettedir. Mersin ili Erdemli, Mezitli, Silifke ilçeleri, Antalya ili Alanya, Kemer, Kaş, Manavgat Muratpaşa ilçelerinde biyolojik arıtma tesisleri faaliyettedir. Aydın ili Kuşadası ilçesi ve Adana merkezde arıtma tesisleri inşaat aşamasındadır. Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde Ege Bölgesinde 342 noktada analiz yapılmakta olup, tamamı yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiş, Akdeniz Bölgesinde ise 323 noktada analiz yapılmakta olup bunların 314’ü yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir. Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Akdeniz ve Ege Denizi Bölgesi’nde toplam 87 kıyı tesiste atık alım hizmeti verilmektedir. -Gemi ve kıyı tesislerinin neden olabileceği kazalara müdahale amacıyla 5312 sayılı Kanun kapsamında; 3 tanesi Ege ve Akdeniz Bölgesinde olmak üzere; 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır.  

İlgili İl Sağlık Müdürlüğünün web sayfasında bu sonuçlara ulaşılabilir, ayrıca yüzme suyu alanı yüzmek için uygun değil ise uyarı levhaları ile alan o yüzme sezonunda kapatılmaktadır.

Uygulama hakkında detaylı bilgiye Güncel Belgeler > Deniz ve Kıyı Yönetimi menüsünden ulaşılabilmektedir. https://cygm.csb.gov.tr/deniz-ve-kiyi-yonetimi-i-83469

Hususi ve Resmi Otomobiller ilk3 yaş sonunda ve devamında her 2 yılda bir, diğer Motorlu Taşıtlar ilk 1 yaş sonunda ve devamında yılda bir.

Isınma amaçlı kullanılan katı yakıtların ilgili mevzuat çerçevesinde torbalanarak satışa sunulması gerekmektedir. Torba üzerinde ithal kömürlerde kontrol belgesi numarası, yerli kömürlerde uygunluk izin belgesi numarası bilgileri ile bakanlığımız limit değerleri yer almaktadır. Gerekli görülmesi durumunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvuru yapılarak yakıttan alınacak numuneler Bakanlıkça yetkilendirilmiş laboratuvarlara analiz ettirilebilir.

Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Ek-1 de yer alan tozumaya karşı belirtilen önlemlerin alınması, Yönetmelikte belirtilen PM ve çöken toz değerlerinin sağlanması ve çevre izni almaları gereklidir. Yönetmeliğe bakanlığımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Web sayfasının Mevzuat bölümünden veya Başbakanlık Mevzuat sayfasından ulaşılabilir.

Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’ne göre; Diyanet İşleri Başkanlığına dini tesislerde ses yükseltici kullanımından çevreye yayılan sesin kontrolüne ilişkin esasların belirlenmesi görevi verildiğinden, şikâyetlerin, Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı il/ilçe müftülüklerine bildirilmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bakanlığımızın gürültü konusunda eğitim verilmesi amacıyla protokol imzaladığı kuruluşlar aşağıdaki gibidir. • ODTÜ Sürekli Eğitim Merkezi (ODTÜ SEM) • TÜ Sürekli Eğitim Merkezi ( TÜ SEM) • Bahçe şehir Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Birimi • Fizik Mühendisleri Odası • Çevre Mühendisleri Odası Yukarıdaki eğitim merkezlerince verilen eğitim programları su şekildedir. • A-1 Tipi Temel Eğitim ve Saha Ölçümleri Sertifika Programı • A-2 Tipi Mühendislik Akustiği Sertifika Programı • B-1 Tipi Endüstriyel Gürültü Rapor/Haritalama Sertifika Programı • B-2 Tipi Ulaşım Sektörü Gürültü Haritalama Sertifika Programı • C-1 Tipi Bina Akustiği Sertifika Programı • C-2 Tipi Eylem Planlarının Hazırlanması Sertifika Programı Söz konusu eğitimler için kayıt tarihleri eğitim merkezlerinin internet sitelerinden takip edilebilir.  

Öncelikle tesisin Çevre Mevzuatına göre yerinde incelenmesi yapılmakta, çevre iznine tabi olup olmadığına ve izni bulunup bulunmadığına, Mevzuatta yer alan tedbirlerin alınıp alınmadığına bakılmaktadır.

Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nde yer alan esas ve sınır değerlere ilişkin değerlendirme yapılırken tesislerin maksimum kurulu kapasitesi dikkate alınması gerekmektedir.

Tesis içi PM10 ölçümleri SKHKK Yönetmeliği Ek-1 b’de belirtilen esaslara göre, tesis etki alanındaki PM10 ölçümleri ise SKHKK Yönetmeliği Hava Kalitesi Modelleme Raporuna göre belirlenen noktalarda Ek-2 belirtilen esaslara göre yapılır.

Bakanlığımız ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden öğrenilebilir.

 01/01/2018 tarihine kadar yapılan egzoz gazı emisyon ölçüm istasyonu başvurularında 30/11/2013 tarihli ve 28837 sayılı “Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü ile Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği”nin 11’inci maddesinde belirtilen aşağıdaki belgelerle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvuruda bulunulmalıdır. ·       TS 12047 Hizmet Yeterlilik Belgesi veya TS EN ISO/IEC 17020 Akreditasyon Sertifikası ve kapsamı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının verdiği İşletme Yetki Belgesi ·       TS 13231 Hizmet Yeterlilik Belgesi ·       İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının kurumca veya noter onaylı bir sureti ·       İmza sirkülerinin noter onaylı sureti ·       Egzoz gazı emisyon ölçümünde çalıştırılacak personelin eğitim belgeleri sureti, görev tanımı ve ölçüm talimatı ·       Egzoz gazı emisyon ölçüm cihazının teknik özellikleri ile muayenesine yönelik belgeler   01/01/2018 tarihinden sonra yapılacak egzoz gazı emisyon ölçüm istasyonu başvurularında 11/03/2017 tarihli ve 30004 sayılı “Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü Yönetmeliği”nin 11’inci maddesinde belirtilen aşağıdaki belgelerle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvuruda bulunulmalıdır. ·       TS 13231 Standardını sağladığına ilişkin belgenin verildiği kurumca veya noter onaylı bir sureti, ·       Geçici veya daimi işyeri açma ve çalışma ruhsatının verildiği kurumca veya noter onaylı bir sureti, ·       İmza sirkülerinin noter onaylı bir sureti, ·       Egzoz gazı emisyon ölçümünde çalıştırılacak personelin eğitim belgelerinin aslı veya ilgili kurumca onaylı sureti, ·       Egzoz gazı emisyon ölçüm cihazının tip onayı ile damgalama ve muayenesine yönelik ilgili kurumlardan onaylanmış belge sureti,

Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ve 2013/37 sayılı Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Genelgesi ile tanımlanan temiz hava eylem planları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri koordinasyonunda konuyla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde hazırlanmaktadır. 2013 yılında Temiz Hava Eylem Planı hazırlaması beklenen İller limit değer ve/veya uyarı esiği asımı durumu da dikkate alınarak yüksek kirlilik ve düşük kirlilik potansiyeli olmak üzere 2 grup altında incelenerek belirlenmiştir. Buna göre yüksek kirlilik potansiyeli bulunan illerin ilde karar verici merci olan Vali ve Belediye Başkanı imzası bulunan Temiz Hava Eylem Planlarını Bakanlığımıza göndererek, hava kirliliğinin azaltılması adına eylem planında belirlemiş oldukları zamana bağlı eylemleri hayata geçirmesi beklenmektedir.

08.06.2010 tarihli ve 27605 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Büyük Yakma Tesisleri Yönetmeliği 20.12.2014 tarihli ve 29211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği içerisine tüm hükümleri ile derç edilerek yürürlükten kaldırılmıştır.

13.01.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile ısınma amacıyla kullanılacak yakıtlara ilişkin hususlar belirlenmiştir. Bu Yönetmeliğin en güncel haline bakanlığımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Web sayfasının Mevzuat bölümünden veya Başbakanlık Mevzuat sayfasından ulaşılabilir.

Şikâyet konusu ilin Valiliğine (il Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü) veya Bakanlığımıza (ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü) şikâyetin iletilmesi gereklidir.

30/11/2013 tarihli ve 28837 sayılı “Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü ile Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği”nin 14’üncü maddesinde “Çevre Kanununun Ek-4’üncü maddesi uyarınca, motorlu taşıt sahibi, taşıtının egzoz gazı emisyon ölçümlerini bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinde belirtilen periyotlarda yaptırmak ve taşıtının egzoz gazı emisyonlarının bu Yönetmeliğin 8 nci maddesinde belirtilen sınır değerlere uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmü ile “Egzoz gazı emisyon ölçüm sonucu, sınır değerlere uygun çıkmayan taşıt sahibi, taşıtının gerekli bakımını ve egzoz gazı emisyon ölçümünü otuz gün içerisinde yaptırmakla ve bu Yönetmelikle belirlenen standartları sağlamakla yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede, trafikte seyreden ve Yönetmelik kapsamında bulunan taşıtların egzoz gazı emisyon ölçümü yaptırması zorunludur ve bu husustaki cezai işlemden muaf tutulma gibi bir durum söz konusu değildir. 

Gürültü haritalaması, bir bölgede yasayan nüfusun gürültüden dolayı ne kadar rahatsız olduğunun belirlenmesi ve bu nüfusun maruz kaldığı çevresel gürültünün değerlendirilmesidir. Bunun için, çeşitli gürültü kaynaklarından (karayolu, demiryolu, havaalanları, sanayi) doğan gürültü yükünü gösteren gürültü haritaları hazırlanır. Gürültü haritalarında bir yıl boyunca tüm gün (Lden) ve gece (Lnight) için ortalaması alınan yük değerleri gösterilmektedir. Ayrıca, gürültü haritaları ile kaç vatandasın belli ses değerleriyle rahatsız edildiği belirlenmektedir. Gürültü haritalanmasının ve bunun üzerine oluşturulan gürültü eylem planlamasının hedefi, çevre gürültüsünden dolayı önemli ölçüde etkilenmiş sahaları ayırt etmek ve buralarda uygun önlemler almaktır.

Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği madde 26’da belirtilen ev faaliyetleri dışındaki gürültüler ile komsuların oluşturduğu gürültü 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamı dışındadır. Bu faaliyetler nedeniyle oluşacak gürültünün ilgili belediye tarafından belirlenecek esas ve kriterler çerçevesinde Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezası verilmesi (Belediye zabıtası veya kolluk kuvveti tarafından) gerekmektedir. Ev faaliyetleri ve komşuların oluşturduğu gürültü: Konut içerisinde kişilerin kendi davranış ve alışkanlıklarından kaynaklanan; kapı, pencere kapatma, yürüme, konuşma, temizlik yapma, mobilya çekme, televizyon seyretme, radyo dinleme, eğlence amacı dışında kullanılan her türlü müzik aleti, çamaşır makinesi, buzdolabı, elektrik süpürgesi gibi aletleri kullanma, evcil hayvan besleme gibi faaliyetler ile bina içinde yapılacak tadilatı ifade eder.

Isınma amacıyla kullanılacak prina briketlerinin 13.01.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile belirlenen özellikleri sağlaması gerekmektedir. Bu Yönetmeliğin en güncel haline bakanlığımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Web sayfasının Mevzuat bölümünden veya Başbakanlık Mevzuat sayfasından ulaşılabilir. Prina dışındaki diğer biokütlelerden elde edilen briketlerin analiz sonuçları Bakanlığımızca değerlendirilerek kullanılıp kullanılamayacağına karar verilir.  

Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği Ek-1 ve Ek-2 listesinde yer alan faaliyet ve tesislerin; • Çevresel etki değerlendirilmesi mevzuatı kapsamında, • Çevre denetim mevzuatı kapsamında, • Şikâyetin değerlendirilmesi kapsamında, koku sorunlarının belirlenmesi ve çözümü ile ilgili işlemleri ve yaptırımları kapsar.

Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği ile eğlence yerlerinden kaynaklanan çevresel gürültünün kontrol altına alınmasına ilişkin esas ve kriterler belirtilmiştir. Söz konusu yönetmeliğin 24. maddesinde eğlence yerlerinden kaynaklanan gürültünün kontrol altına alınabilmesi için sınır değerler, saat sınırlamaları ve canlı müzik izni alma zorunluluğu gibi hükümler yer almaktadır.

Komşuluk gürültüsüne ilişkin hususlar 4.6.2010 tarih ve 27601 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında yer almamakta, 31 Mayıs 2017 tarih ve 30082 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik” kapsamında değerlendirilmektedir.

Evet. Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında yer almayan sanayi ve enerji üretim tesisleri için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği hüküm ve esasları uygulanır.

Taşıtın el değiştirmesi durumunda egzoz gazı emisyon ölçüm pulunun geçerlilik süresi değişmez. Aracın plakasının da değiştirildiği durumlarda eski plakaya ait ruhsatın fotokopisi denetim görevlisine beyan edilir.

Eylem planları gürültü ile ilgili sorunlar ve etkileriyle bas etmek için tasarlanan planlar olarak ifade edilmektedir. Gürültü eylem planları, bir yerel yönetimin genel planlama süreçlerinin bir parçasıdır ve örneğin çevre düzeni planları, bölge planları, trafik planlamaları ve temiz hava eylem planları gibi başka şehir planlamalarını etkiler. Bu sayede, hukuk ve içerik açısından daha büyük planlama güvenliği sağlar ve sorunların en iyi şekilde çözülmesine ve önlenmesine katkıda bulunur. Gürültüden kaynaklanan, daha sonrasında yüksek masraflara yol açan birçok anlaşmazlık durumu en basından önlenebilir. Ayrıca halkın dinlenmesi açısından büyük bir değer taşıyan sessiz alanlar da öne çıkarılır, bu alanlar korunarak ve gerekli önlemler alınarak gürültü seviyesinin artmasına engel olunabilir. Gürültü eylem planlarının temelini hazırlanan gürültü haritaları oluşturur. Bunlar, incelenen bölgedeki belli gürültü kaynaklarını, buradan ne kadar gürültü çıktığını ve bundan kaç insanın etkilendiğini belirler ve bu şekilde gürültü sorunlarını ve olumsuz gürültü etkilerini gözle görülür hale getirir. Gürültü azaltma önlemlerine nereden başlanacağı görülebilir. Geleceğe yönelik planlama yapabilmek için buralarda eylem planları hazırlanarak, • kimin • ne zaman • nerede • hangi önlemleri uygulayacağı ve bunların masrafını kimin karşılayacağı belirlenmelidir.

Kolluk kuvvetinin (Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen denetleme görevlileri) yetki devri yapılmış olan motorlu kara taşıtlarından kaynaklanan gürültünün kontrolü dışında, 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında çevresel gürültünün denetiminde herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. Ancak, denetlenen yerin özelliğine bağlı olarak güvenlik açısından desteği alınmalıdır.

Çevre Düzeni Planları ile imar planlarının hazırlanması aşamasında, hazırlanan gürültü haritaları sonuçları ile gürültü unsuru göz önünde bulundurularak ileride oluşabilecek gürültü problemleri büyük oranda, planlama aşamasında önlenmiş olacaktır. Gürültü haritaları, gerekli kontrol tedbirlerinin alınması gereken alanların belirlenmesini sağlamaktadır. Bu kapsamda Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği gereğince hazırlanması gereken eylem planlarına ışık tutacaktır. Bu yolla; herhangi bir noktada, herhangi bir gürültü kaynağının oluşturduğu gürültü seviyesi hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi sağlanmış olunacaktır.  

Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile tanımlanan temiz hava eylem planlarının hazırlanmasına yönelik Bakanlığımızca hazırlanan şablon dokümanlar Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü internet sayfasında kullanıcılarla paylaşılmaktadır.

2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanuna istinaden çıkarılan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği çerçevesinde denetim yetkisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına (Merkez ve taşra teşkilatı) aittir. Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça; il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, Denizcilik Müsteşarlığına, Sahil Güvenlik Komutanlığına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre belirlenen denetleme görevlilerine devredilebilir. Büyükşehir belediye başkanlıkları da dahil belediye başkanlıklarına, motorlu kara taşıtlarından kaynaklanan gürültünün kontrolü için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen denetleme görevlilerine (trafik polisi ve polisin görev alanına girmeyen yerler için jandarmaya), gemi ve deniz araçlarından kaynaklanan gürültünün kontrolü için ise Sahil Güvenlik Komutanlığına yetki devri yapılmıştır.

- İş Makineleri - Tarım ve Orman Traktörleri - İki, üç veya dört tekerlekli motosikletler ve mopetler - Elektrikli ve Hibrit Elektrikli Araçlar - Hidrojen Yakıtlı Araçlar - Hava alanlarında bulunan özel kullanıma haiz plakasız araçlar

Uygulamada gürültü ile ilgili şikâyetlerin yetkili olmayan belediyelere/kolluk kuvvetine İntikal etmesi durumunda, ilgili belediye/kolluk kuvveti tarafından şikâyetlerin, ilgili Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü veya yetki devri yapıldı ise yetki devri yapılan belediyeye yönlendirilmesi gerekmektedir.

İthal edilecek kontrole tabi katı yakıt parametrelerine ilişkin parametreler bakanlığımız 24.02.2011 tarih ve 2011/4 sayılı “ İthal Katı Yakıtlar Genelgesinde” belirlenmiştir. Bu Genelgeye bakanlığımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Web sayfasının Mevzuat bölümünden ulaşılabilir.

Egzoz gazı emisyonu ölçüm istasyonu yetkilisince; TS 12047 Hizmet Yeterlilik Belgesi veya TS EN ISO/IEC 17020 Akreditasyon Sertifikası ve kapsamı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının verdiği İşletme Yetki Belgesi ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının kurumca veya noter onaylı bir sureti, imza sirkülerinin noter onaylı sureti, egzoz gazı emisyon ölçümünde çalıştırılacak personelin eğitim belgeleri sureti, görev tanımı ve ölçüm talimatı, egzoz gazı emisyon ölçüm cihazının teknik özellikleri ile muayenesine yönelik belgeler ile birlikte istasyonun bulunduğu yerdeki il müdürlüğüne müracaat edilir.

Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı sorumluluğu altında bulunan yönetmelik, genelge, sözleşme vb. yasal mevzuatlar bakanlığımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü internet sayfasında “Mevzuat” baslığı altında yayınlanmaktadır.

Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nin amacı sanayi ve enerji üretim faaliyetleri sonucu atmosfere yayılan emisyonları kontrol altına almak; insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak; hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmasını engellemek için gerekli usul ve esasları belirlemektir. Bu kapsamda; restoran, fırın vb. gibi sanayi faaliyeti olmayan tesisler için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmemektedir.

Belediye sınırları ve mücavir alan içinde, belediyeler hazırlanmış gürültü haritalarını dikkate alarak eylem planları hazırlamakla yükümlü olup, aynı zamanda belediye sınırları ve mücavir alan içinde hazırlanan eylem planları için kamuoyunun görüsünü almak ve eylem planları ile gürültü haritaları hakkında kamuoyunu bilgilendirmekle de yükümlüdürler. Belediye sınırları ve mücavir alan dışında ise il özel idareleri; eylem planlarını yapmakla yükümlü olup, aynı zamanda belediye sınırları ve mücavir alan dışındaki alanlar için hazırlanan eylem planlarını kamuoyuna danışmak ve görüsünü almak, belediye sınırları ve mücavir alan dışı için hazırlanan gürültü haritaları ve eylem planları hakkında kamuoyunu bilgilendirmekle de yükümlüdürler.

Meslek liselerinin teknik eğitim veren motor, makine, elektrik, elektronik, kimya veya fizik bölümlerinden veya yüksekokulların teknik eğitim veren bölümlerinden mezun olmak veya en az lise mezunu ve MEB tarafından verilen motor, makine, elektrik, elektronik, kimya veya fizik konularındaki teknik eğitimleri almış olmak gerekir.

Canlı müzik izni, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Ön Yeterlik/Yeterlik almış kurum/kuruluş tarafından hazırlanacak “Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu”na istinaden, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün /yetki devri yapılan belediyenin “Çevre Denetim Birimi” nin uygun görüsü alınarak belediye sınırları içinde ilgili belediyesi, belediye sınırları dışında il özel idaresi tarafından verilmektedir.

• Yakma ürünlerinin doğrudan ısıtma, kurutma veya başka maddeler ve malzemelerin muamele edilmesi için kullanıldığı tesisler, tav fırınları ve ısıl işlem fırınları; • Atık gazların yakılarak arıtılması için tasarlanan ancak bağımsız yakma tesisleri olarak işletilmeyen tesisler gibi yakma sonrası tesisler, • Katalitik parçalayıcı katalizörlerinin rejenerasyonu için kullanılan tesisler, • Kükürt üretim tesisleri, • Kimya sanayiinde kullanılan reaktörler, • Kok batarya fırını, • Yüksek fırın sobaları (Cowpers), • Bir araç, gemi veya uçağın tahriki için kullanılan herhangi bir teknik cihaz, • Kıyıdan açıkta platformlarda kullanılan gaz türbinleri, • Dizel, benzin veya gaz ile çalıştırılan içten yanmalı motor kullanılan tesisler, • Biyokütle dışındaki atıkların yakılması için kullanılan tesisler Büyük Yakma Tesisleri değildir.  

Kimyasallar Veri Sistemi (KİMVES) Sitesi aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz https://kimves.cevre.gov.tr/KIMVES

Hayır. Güvenlik bilgi formları, güvenlik bilgi formlarının hazırlanmasına ilişkin personel belgelendirmesi konusunda akredite olmuş kuruluş tarafından belgelendirilmiş kişilerce 13/12/2014 tarihli ve 29204 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Zararlı Maddeler ve Karışımlara İlişkin Güvenlik Bilgi Formları Hakkında Yönetmelik”e uygun olarak hazırlanır.

Kimyasal Değerlendirme Uzmanı eğitimleri eğitim kuruluşları, sınavları ise belgelendirme kuruluşları tarafından kendilerinin belirlediği şehirlerde düzenlenecektir. KDU Eğitim Kuruluşları ve Belgelendirme Kuruluşlarının güncel listelerine kimyasallar.csb.gov.tr adresindeki ‘Duyurular’ sekmesinden ulaşabilirsiniz.

Sınıflandırma ve etiketleme bildirimi ücretsizdir. Alternatif ad talebi ücrete tabi olup bu ücret Bakanlığımızın döner sermaye birim fiyat listesinde yer almaktadır.

Madde miktarına bakılmaksızın, Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmeliğin (SEA Yönetmeliği) Madde-41'i dahilindeki piyasaya arz edilen zararlı maddelerin bildiriminin yapılması gerekir.

Hayır. 31/12/2023 tarihine kadar güvenlik bilgi formları Zararlı Maddelerin ve Karışımların Güvenlik Bilgi Formları Hakkında Yönetmeliğe göre hazırlanabilir (KKDİK Geçici Madde 2). 31/12/2023 tarihine kadar GBFleri KDU sertifikası ile hazırlamanız gerekmez (istenirse KDU sertifikası ile de hazırlanabilir) GBF sertifikası, sertifikanızı aldığınız tarihten itibaren üç yıl geçerlidir. Sertifikanız 31/12/2023’ten sonra bitiyorsa, sertifika 31/12/2023’e kadar geçerli olacaktır. O tarihten itibaren güvenlik bilgi formları KDU belgesini almış kişilerce hazırlanmalıdır.

Evet. Henüz AB üyesi ülke olmadığımız için AKA’ya yapılan kayıtlar ülkemizde geçerli değildir. KKDİK Yönetmeliği kapsamında kayda tabi olan maddelerin Kimyasal Kayıt Sistemi üzerinden kayıtlarının yapılması gereklidir.

Evet. İthal edilen zararlı madde ve karışımların etiketleri ve güvenlik bilgi formları Türkçe hazırlanır. Bununla birlikte, tedarikçiler, kullanılan tüm dillerde aynı detayların yer alması kaydıyla, etiketlerinde Türkçenin yanında farklı diller de kullanabilir.

Evet.

Kendi halinde veya karışım içinde maddelerin ithal edilmesi durumunda bildirim yükümlülüğü ithalatçınındır. Bu yükümlülük, ticari sır gerekçesiyle, yurtdışında yerleşik gerçek veya tüzel kişilerin bir akitle belirlediği Türkiye’de yerleşik temsilcileri aracılığı ile de yerine getirebilir.

Evet, polimerler SEA Yönetmeliği kapsamındadır ve bunların bildirimi yapılacaktır.

Sınıflandırma ve etiketleme bildirimi (SE bildirimi) madde bazında yapılmalıdır. Dolayısıyla, karışım söz konusu olduğunda, içeriğindeki zararlı maddelerin SE bildirimi yapılacaktır.

Sınıflandırma Etiketleme bildirimi Entegre Çevre Bilgi Sistemi (https://ecbs.cevre.gov.tr/) içerisindeki uygulamalardan biri olan Kimyasal Kayıt Sistemi (Sanayi) aracılığı ile yapılır.

Güvenlik bilgi formları, güvenlik bilgi formlarının hazırlanmasına ilişkin personel belgelendirmesi konusunda akredite olmuş kuruluş tarafından belgelendirilmiş kişilerce hazırlanır.

Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmeliğin (SEA Yönetmeliği) Madde -41'ine göre, sadece piyasaya arz edilen ve zararlı olan maddelerin sınıflandırma etiketleme bildirimi yapılmalıdır.

Evet, madde ve karışım ithalatçılarının da Güvenlik Bilgi Formu hazırlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Ayrıca ithalat da bir piyasaya arzdır.

Kayıt dosyaları, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren Bakanlığa sunulabilir.

https://kimyasallar.csb.gov.tr/ adresinde yer alan Kimyasallar Yardım Masasındaki Rehber dokümanlardan ‘KKS Uygulaması Kullanım Kılavuzu’ ve ‘Kimyasalların kayıt sistemi aracılığı ile yapılacak olan zararlı madde bildirimleri için yardımcı akış şeması’ belgelerini inceleyerek detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

1 Haziran 2015 tarihinden itibaren, maddeler ve karışımın zararlı olarak sınıflandırılmasına neden olan maddelerin piyasaya arz edilmelerini takip eden 1 ay içerisinde bildirimde bulunulur.

Atık su konulu Çevre İzninin alındığı tarihten itibaren elektrik enerjisi teşvikinden yararlanılmaktadır.

Evsel atık suyun debisine bakılmaksızın ilgili sanayi deşarj tablosu dikkate alınır.

Çevre Kanunu’nun 29 uncu maddesi çerçevesinde, Atık su Arıtma Tesislerinde kullanılan elektrik enerjisinin bir kısmı Bakanlığımızca geri ödenmektedir. Bu kapsamda Geri ödeme için istenen belgeler ve koşullar “Atıksu Arıtma Tesisi enerji teşviki Yönetmeliğinde” yer almaktadır.

Su kalitesinin iyileştirilmesi maksadıyla SKKY deki mevcut deşarj standartlarında (KOİ parametresi) kısıtlama genelgesi (2011/10 sayılı genelge) arıtma tesislerinin yapımında yaşanan gecikmeden dolayı revize edilmiştir. 2014/11 sayılı genelge ile uygulama tarihi 6 Mayıs 2016 olarak belirlenmiştir. Tekstil sektörü için temiz üretim tebliği 2011 yılında çıkartılarak; su tasarrufu, enerji verimliliği, hammadde geri kazanım sağlanarak kirliliğin kaynağında azaltımı sağlanacaktır. Tebliğ kapsamında eğitimler gerçekleştirilmiştir. Havzada dağınık halde bulunan sanayiler için kurulan 8 tane ıslah OSB’den 7 tanesi OSB statüsü kazanmış olup, bu OSB’lerin atık sularının 5 ayrı noktada toplanarak ortak arıtma tesislerinde arıtılması planlanmıştır. Arıtma tesisi proje onayları Bakanlığımız tarafından yapılmıştır. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerindeki mevcut atık su arıtma tesisleri ve yapılan/yapılacak olan evsel, kentsel ve endüstriyel Atık su arıtma tesislerinde oluşan ve oluşması beklenen arıtma çamuru miktarı, oluşan/oluşacak arıtma çamurlarının işlenmesi, yeniden kullanımı/geri kazanımı ve bertarafı ile ilgili  sorunlar belirlenerek çözüm önerilerinin oluşturulmasını içeren “Ergene Havzası Arıtma Çamuru Yönetim Planının Hazırlanması Projesi” 2015 yılında başlanmıştır.

Atık sular ile yağmur sularını birlikte toplayan kanalizasyon sistemlerine Birleşik Sistem, yağmur suyunun bir kanalda, atık suyun başka bir kanalda toplandığı sistemlere Ayrık sistem denir. Birleşik kanalizasyon sistemi Ayrık kanalizasyon sistemi * Yatırım maliyeti düşüktür. *Yatırım maliyeti birleşik kanalizasyon sistemine göre %40-60 oranında fazladır. *Yapılacak arıtma tesisinin boyutu ve dolayısıyla maliyeti büyüktür. *Arıtma tesisinin boyutu ve maliyeti küçüktür. *Yağmurlu zamanlarda arıtma tesisine gelen Atık su miktarı düzensizdir, arıtmada  sorunlara sebep olabilir. *Yağmurlu zamanlarda arıtma tesisine gelen Atık su miktarı sabittir, arıtmada  sorunlara yol açmaz. *Caddelerden gelen tuz, kum, toprak vs gibi arıtmada problem oluşturabilecek maddeler kanalizasyon sistemine girer. *Caddelerden gelen kum, tuz, toprak vs maddeler Atık sudan farklı kanala girdiği için arıtma tesisine gitmez. *Kanallarda akış hızı az olabileceğinden kanallarda septik şartlar oluşabilir oksijensiz ortam oluşabilir bu da kötü kokulara sebep olabilir. *Kanallarda akış hızı sabit ve hızlı olduğundan septik şartlar ve oksijensiz ortam nadir oluşur. *Kanallar sık sık yıkanarak temizlenmelidir. *Sık sık yıkanmasına gerek yoktur. *Şiddetli yağışlarda bodrum katlarına su basabilir. *Şiddetli yağışlarda bodrum katlarına su basma durumu olmaz. *Kanal ağını büyütmek kolaydır. *Dar sokaklarda iki kanal döşemesi zor olabilir.

İçme ve kullanma suyu temin edilen baraj göllerinin havzalarındaki su kalitesinin korunması ile alakalı düzenlemeler 31.12.2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde yer almaktadır. Yönetmelik gereği içme suyu temin edilen su kaynağının (göl, gölet, baraj vs.) etrafında mutlak koruma alanı, kısa mesafeli koruma alanı, orta mesafeli koruma alanı ve uzun mesafeli koruma alanı şeklinde koruma alanları oluşturulur. Bu koruma alanlarında hangi faaliyetlerin yapılamayacağı veya hangi şartlar ile yapılabileceği belirlenmiştir.

08.06.2010 tarihli ve 27605 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik” kapsamında toplanması öngörülen bilgilerin sistematik bir şekilde kayıt altına alınması, gerçekleştirilecek değerlendirme süreçlerine destek sağlanması ve Yönetmelik uygulamalarına yönelik raporlama ihtiyaçlarının karşılanması gereksinimlerini yerine getiren bir bilgi sistemidir.

18.02.2013 tarihinde Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü ile Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü arasında imzalanan mutabakat notu gereği; kirlenmiş saha değerlendirme ve temizleme çalışmalarını yapacak olan kurum ve/veya kuruluşun asgari özelliklerinin belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik Yeterlilik Belgesi Tebliği” ile ilgili iş ve işlemler Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

Konutun bulunduğu alanın Büyükşehir sınırları içerisinde olması durumunda Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresinin, mücavir sınırları içerisinde ise Belediye Başkanlığının, bu alanların dışında kalması durumunda ise İl Özel İdaresinin belirleyeceği özelliklerde bir fosseptiğin konut sahibi tarafından yapılması ve atık suların bu fosseptikte toplanması sağlanmalıdır. Fosseptiğin dolmasına yakın zamanda ise ilgili idareye haber verilerek ücreti konut sahibi tarafından karşılanmak üzere fosseptikte biriken atık suların vidanjör ile çekilmesi en yakın kanalizasyon sistemine deşarj edilmesi sağlanmalıdır.

17.06.2011 tarihli ve 27967 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik Yeterlilik Belgesi Tebliği” kapsamında Bakanlığımızdan “Yeterlilik Belgesi” almış firmalar ile çalışılması ve öncelikle kirlilik kaynağının tespit edilmesi, mevcut durum analiz çalışmaları yapılarak kirlilik yükünün belirlenerek değerlendirilmesi ve ihtiyaç duyulması halinde temizlemeye yönelik çalışmaların başlatılması gerekmektedir.

Bakanlığımızca periyodik aralıklarla atıksu arıtma tesislerine ait teknik bilgiler toplanmakta ancak bu tesislere ait bilgiler resmi kurumlar dışında paylaşıma açılamamaktadır. Bununla birlikte, konuyla ilgili olarak Türkiye İstatistik Kurumunca yayınlanan atıksu istatistiklerinden yararlanılabilir.

2018/14 sayılı Atık su Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı Genelgesi kapsamında ilgili Belediyenin Atık su altyapı tesisi yönetimine başvurulması gerekmektedir.

20.03.2010 tarih ve 27527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Atık su Arıtma Tesisleri Teknik Usuller Tebliği’nde sulama suyu olarak kullanılabilecek Atık suların taşıması gereken kriterler belirlenmiştir. Bu amaçla tasarlanacak olan Atık su arıtma tesisi için 2014/7 sayılı Atık su Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı Genelgesi çerçevesinde proje onayının alınması ve sonrasında bu suların sulamada kullanılabilmesi amacıyla Çevre İzin Belgesinin alınması için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvurulması gerekmektedir.

14.12.2012 tarihli ve 28323 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Ek 2 Tablo 2’ de yer alan sektörlerde faaliyet gösteren tesislerin Kirlenmiş Sahalar Bilgi Sistemine giriş yapması gerekmektedir. Faaliyet sahipleri “faaliyet ön bilgi formlarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Bilgi Sistemi üzerinden “Kirlenmiş Sahalar Bilgi Sistemi” ne girerek faaliyet ön bilgi formlarını doldurmaları gerekmektedir. 2015 yılı Haziran ayından itibaren 3 aylık süre içerisinde faaliyet ön bilgi formlarının doldurulması gerekmektedir.

2872 sayılı Çevre Kanunu gereği, atık su altyapı ve evsel katı atık sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına katılmak zorundadırlar. Özellikle Çevre Kanunu’nda belediyelerin su, atık su ve katı atıkla ilgili hizmetlerinin karşılığını almasının sağlanması, bu hizmetlerden tahsil ettikleri gelirleri yine sadece bu alanlarda kullanmalarının sağlanması, teşvik ve cezai yaptırımın güçlendirilmesi hususları yer almıştır. Bu çerçevede, söz konusu hizmetlerin karşılığının belediyeler tarafından alınmasını düzenlemek amacıyla 2872 sayılı Çevre Kanununa dayanılarak hazırlanan "Atık su Altyapı Ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmelik" 27.10.2010 tarih ve 27742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik ile Atık su altyapı tesisleri ile evsel katı atık bertaraf tesislerinin kurulması, bakımı, onarımı, işletilmesi, kapatılması ve izlenmesi, bu tesislerle ilgili olarak verilen tüm hizmetleri karşılayabilecek tam maliyet esaslı tarifelerin bilimsel olarak belirlenebilmesi ve uygulanabilmesi sağlanmakta olup, yurt genelindeki ilgili tüm altyapı yönetimleri yönetmelik hükümlerini uygulamak ile yükümlüdür.

Aynı sanayi kuruluşu içinde birden fazla sektörün bulunması ya da aynı sektörün alt sektörlerinin bulunması hâlinde debi parametresi dikkate alınarak sektör tablosu belirleme işlemi yapılır.

08.12.2007 tarihli ve 27661 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kum Çakıl ve Benzeri Maddelerin Alınması, İşletilmesi ve Kontrolü Yönetmeliği” hükümlerine göre Çevre Yönetimi Planı ÇED Raporu/Ön ÇED Raporu eki olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunulur.

Bağlantı Kalite Kontrol İzin Belgesinin düzenlenmesi Belediyelerin sorumluluğunda bulunmaktadır.

Atıkların oluşturduğu veya oluşturması muhtemel çevresel kirlenme ve bozulmayı önlemek, sınırlandırmak, gidermek ve çevrenin iyileştirilmesini sağlamak için yapılan ve/veya yapılacak tüm yatırımların ve harcamaların kirletenler veya bozulmaya neden olanlar tarafından karşılanması ilkesidir.

Geri kazanılmış atık sular şehirlerde; park ve bahçelerin sulanması, yangınla mücadele ve tuvaletlerde, endüstride soğutma ve proses suyu olarak, tarımda sulama, rekreasyon amaçlı kullanım ve yeraltı suyunun beslenmesinde kullanılmaktadır.

“Stabilize Arıtma Çamuru Kullanım İzin Belgesi” Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilmekte olup, “Stabilize Arıtma Çamuru Kullanım İzin Belgesi” başvurusu için aşağıda yer alan belgelere ihtiyaç duyulmaktadır. 1-Stabilize arıtma çamurunun kullanılacağı bölgenin il, ilçe ve köy olarak yeri, parsel numarası ve kaç dekar olduğu, 2-Yıllık üretilen arıtma çamuru miktarı, 3-Kullanılacak stabilize arıtma çamurunun analiz belgesi (EK II-B), 4-Uygulanacak toprağın analiz belgesi (EK II-A). Yapılan başvuru dosyası Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün başkanlığında İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü taşra teşkilatından oluşan İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenir. Komisyonun kararının olumlu olması halinde 3 yıllığına “Stabilize Arıtma Çamuru Kullanım İzin Belgesi” Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilir.

“Şüpheli Saha” kirlenme olasılığının yüksek olduğu saha/sahalardır.  “Kirlenmiş Saha” kirliliğin tespit edildiği ve temizlenmesi gereken sahayı ifade eder.

2018/14 sayılı Atık su Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı Genelgesi kapsamında istenilen şartları sağlayan firmalar Atık su arıtma tesisi proje onay dosyası hazırlayabilmektedirler.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vasıtasıyla iletilen belgelerin uygunluğu doğrultusunda, “Arıtma Tesisi Belgesi” Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Su ve Toprak Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından verilmektedir.

Geri ödeme yapılacak yıl için, Çevre İzninin alındığı tarih esas alınmaktadır.

2018/14 sayılı Atık su Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı Genelgesi gereğince teknik rapor hazırlanması ve onay merciine (İl Müdürlükleri/Bakanlık) sunulması gerekmektedir. Bu kapsamda uygun görülen Atık su arıtma tesislerine proje onay muafiyeti verilmektedir.

Biyolojik ayrışabilirliğinin ve kullanımından kaynaklanan sağlık tehlikelerini önemli ölçüde azaltmak üzere, biyolojik, kimyasal ya da ısıl işlemden, uzun süreli depolama ya da diğer uygun işlemlerden geçirilen evsel ve kentsel arıtma çamurlarına stabilize arıtma çamuru denilmektedir.

Yaygın olarak yerleşim bölgelerinden ve çoğunlukla evsel faaliyetler ile insanların günlük yaşam faaliyetlerinin yer aldığı okul, hastane, otel gibi hizmet sektörlerinden kaynaklanan atık sularının endüstriyel atık su ve/veya yağmur suyu ile karışımı ile oluşan atık sulardır.

Büyükşehirlerde içme ve kullanma temin edilen su kaynaklarının (göl, gölet, baraj vs.) korunmasından Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdareleri sorumludur. 2560 sayılı İSKİ’nin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanuna dayanılarak çıkarılan Havza Koruma Yönetmelikleri çerçevesinde ilgili Su ve Kanalizasyon İdarelerince gerekli önlemler alınmaktadır.

Sanayi kaynaklı kirliliğin en aza indirilmesi için önemli kazanımlar sağlayacak olan Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Uygulanmasının ilk somut adımlarından biri olarak “Tekstil Sektöründe Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Tebliği” 14 Aralık 2011 tarih ve 28142 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Atıksu Arıtma Tesisi Enerji Teşviki Yönetmeliğinde koşulları sağlayan tesisler tarafından, Atıksu Bilgi Sistemi üzerinde istenilen bilgi ve belgeler sisteme yüklendikten sonra Geri Ödeme Belgesi düzenlenmesi için İl Müdürlüğüne Dilekçe ile yazılı olarak başvuruda bulunulur.

Kurulu kapasitesi 10 ton/gün üzerinde olan yıkama, ağartma, merserizasyon, haşıllama, baskı, haşıl sökme ve benzeri ön işlem, boyama ve son işlemlerinin gerçekleştirildiği tekstil tesisleri bu Tebliğ hükümlerine tabidir.

Evsel ve kentsel arıtma çamurlarının toprakta kullanımında gerekli tedbirlerin alınması esaslarını sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde belirlemeyi amaçlayan “Evsel ve Kentsel Arıtma Çamurlarının Toprakta Kullanılmasına Dair Yönetmelik” 03.08.2010 tarihli ve 27661 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelikte: - Kullanılacak arıtma çamurunun evsel/kentsel nitelikte olması, - Toprak ve arıtma çamurları ile ilgili yaptırılması gereken analizler ve limit değerler, - Evsel ve kentsel arıtma çamurlarının toprakta kullanımına yönelik sınırlama ve yasaklar, - Stabilize arıtma çamuru üreticilerinin ve kullanıcılarının yükümlülükleri, yer almaktadır. Ayrıca, Yönetmelik gereği; evsel/kentsel Atık suların arıtılması sonucu elde edilen stabilize arıtma çamurlarının toprakta kullanılması izne tabidir.

Çevrenin korunması, kirliliğin önlenmesi, iyileştirilmesi ve temiz bir çevrede yaşanabilmesi için yardım yapılır.

Verilen ödenek geri alınır ve bir daha ilgili yere bu kapsamda ödeme-yardım yapılmaz.

Kaymakamlık aracılığı ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderebilirler.

Faturaların aslı olacaktır.

Proje çizimi harita, zemin etüt, fizibilite gibi faaliyetlerde harcama yapabilirler.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine, zabıta ve polis karakollarına müracaat edebilirler.

1-Bakanlığa hitaben yazılan müracaat yazısı 2-Proje gerekçe raporu (Projenin gerekçeleri belirtilecek, su andaki durum ne, proje gerçekleşirse neler elde edilecek v.b.) 3-Birlikler, Belediyeler ve İl Özel İdareleri için Encümen Kararı (Yardım talebine ilişkin olacak, mali yetersizlik ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yardım talep edildiği vurgulanacak, talep edilen yardım miktarı belirtilecek) 4-Taahhütname (Kamu kurum ve kuruluşları) 5-Protokol (Kamu kurum ve kuruluşları) 6-Kanalizasyon ve Atıksu Arıtma Tesisi Projeleri için Kesif özeti ve metraj cetveli (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlükleri, İller Bankası veya il özel idaresi birimleri tarafından onaylı) 7-Çevresel Etki Değerlendirilmesi Yönetmeliği Kapsamında Olanlardan ÇED Belgesi 8-Bakanlıkça onaylı proje veya proje uygunluk yazısı (Atık Su Arıtma ve Atık Bertaraf Tesisleri- Projenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylı olması gerekiyor) 9-İl Mahalli Çevre Kurulu Yer Seçim Kararı (Katı atık bertaraf ve geri kazanım tesisleri için) Bu proje ile ilgili başka yerlerden alınan yardım veya kredilere ilişkin bilgi ve belgeler 10-Tetkik Formu (Kanalizasyon ve Atıksu Arıtma Tesisleri için)

1-Bakanlığa hitaben yazılan müracaat yazısı 2-Proje gerekçe raporu (Projenin gerekçeleri belirtilecek, su andaki durum ne, proje gerçekleşirse neler elde edilecek vb.) 3-Birlikler, Belediyeler ve İl Özel idareleri için Encümen Kararı (Yardım talebine ilişkin olacak, mali yetersizlik ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yardım talep edildiği vurgulanacak, talep edilen yardım miktarı belirtilecek) 4-Taahhütname (Kamu kurum ve kuruluşları) 5-Protokol (Kamu kurum ve kuruluşları) 6-Çevre Kirliliğinin Giderilmesi Kapsamında Yaklaşık Maliyet Cetveli 7-Proje Uygunluk Yazısı, (Müşavirlik Hizmetleri için)

Evet, yapılan yardımlar şartlıdır, projelerin amacına uygun yapılması için şartlı olarak verilmektedir. Ayrıca Sayıştay Başkanlığı denetimine tabidir.

Hayır, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kanalıyla gönderilmesi gerekir.

Belediyelere, İl Özel İdarelerine, Kaymakamlıklara (Köylere Hizmet Götürme Birlikleri) ve Belediye Birliklerine yardım yapılmaktadır.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ve Bakanlığa müracaat etmeleri gerekmektedir.

Bakanlığımızdan yardım alabilmek için öncelikle belediyenin  bir talepte bulunulması gerekiyor. Talepten sonra  yıl içerisinde yapılan yönetmeliğe uygun talepler  bütçe imkânları çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Evet yazdırılacak.

Katı Atık Bertaraf Tesisi, Atıksu Arıtma Tesisi, Kanalizasyon, , Derin deniz deşarjı, Çevre Kirliliği, Çevre Temizlik Araçları ve Müşavirlik Hizmetler için yardımlar yapılmaktadır.

Evet, gerekli evraklar tamamlandığında ödeme yapılabilir.

Satın alınacak araçlar DMO kanalıyla alınacaktır. (Yeni Uygulama)

Su Toprak Yönetimi Dairesi Başkanlığına görüşe sunulmaktadır.

Evet, olması gerekir.

Yönetmelikte meslek mensuplarına yönelik bir ifade ya da düzenleme bulunmamakta olup meslek mensuplarına getirilen yükümlülükler Hazine ve Maliye Bakanlığı uhdesindedir. Bakanlığımızca geri kazanım katılım payı uygulamasından sorumlu olarak piyasaya süren gerçek/tüzel kişiler esas alınmaktadır.

Çevre Kanunu ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünlerden poşetler için satış noktalarından, diğer ürünler için piyasaya sürenlerden/ithalatçılardan tahsil edilir.

Geri kazanım katılım beyannamelerine yönelik Yeminli Mali Müşavirlere yaptırılacak inceletme ve/veya doğrulatma işlemleri ile bağımsız denetim kuruluşlarına yaptırılacak inceletme işlemleri Bakanlıkça gerekli görülerek talep edilmesi halinde yaptırılarak Bakanlığa sunulmalıdır.

Bütünlük arz eden eşyaların işlevini yerine getirmesinde kullanılan ve bu eşyaların ilk üretim aşamasında eşyaya bütünleşik bileşen olarak doğrudan monte edilen ürünlerdir. Bu ürünlerden Kanunun ek-1 sayılı listesinde yer alan ve piyasaya arz edilecek araçlar ile elektrikli ve elektronik eşyalarda kullanılan orijinal eşya/parçalara ilişkin hükümler Yönetmeliğin 5’inci maddesinin onuncu ve onbirinci fıkralarında verilmiştir.

Madeni yağ ithalatçısı olarak, ithal edilen madeni yağlar için geri kazanım katılım payı ödenecek ve beyan yapılacaktır. İthal edilen madeni yağların, madeni yağ üreticisine üretiminde hammadde olarak kullanılmak şartıyla ithal edilmesi durumunda nihai madeni yağı üreten gerçek/tüzel kişi geri kazanım katılım payını ödeyecek ve beyan yapacaktır. Madeni yağ üreticisine hammadde olarak kullanılmak üzere madeni yağ ithal eden gerçek/tüzel kişi ise verdiği madeni yağlar için geri kazanım katılım payını ödemeyecek ancak beyan yapacaktır.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin beşinci maddesinin onuncu fıkrasında “Piyasaya arz edilecek araçlar ile elektrikli ve elektronik eşyaların üretiminde orijinal eşya/parça olarak kullanılan ve Kanunun ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünler için araç ile elektrikli ve elektronik eşyayı piyasaya sürenler tarafından beyan yapılır ancak bu ürünlerden geri kazanım katılım payı tahsil edilmez.” hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda araçlarda orijinal eşya/parça olarak kullanılan lastik, akümülatör vb. gibi Kanunun ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünler için geri kazanım katılım payı beyanı verilir, ödeme yapılmaz.

Batarya ile çalışan dübel çakma, çivi çakma ve matkap makinelerinde bulunan bataryalar, söz konusu ürünün orijinal eşya/parçasıdır. Küçük ev aletleri ve diğerleri kategorisi kapsamında yer alan dübel çakma, çivi çakma ve matkap makineleri geri kazanım katılım payı beyanı ve ödemesi yapıldığı için bataryalar için ayrıca geri kazanım katılım payı ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Turizm konaklama tesislerinde yeme, içme, kişisel bakım ürünleri vb. ürünlerin müşterilere sunumu esnasında kullanılan tek kullanımlık bardak, tek kullanımlık tabak, şampuan şişeleri, ıslak mendil ambalajı gibi ambalajlardan tesis içerisinde dolumu yapılarak müşterilere sunulanlar ile tedarikçisi tarafından turizm konaklama tesisi adına üretilen/ambalajlanan ürünlerin ambalajlarından turizm konaklama tesisi piyasaya süren olarak geri kazanım katılım payından sorumludur.

Yurt içinde üretimi gerçekleştirilen buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi için piyasaya süren olarak geri kazanım katılım payı beyanı ve ödeme yükümlülüğünüz bulunmaktadır.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin 5 inci maddesinin on ikinci fıkrasında "Bu Yönetmelik kapsamında yer alıp geri kazanım katılım payına tabi olan ürünlerden ambalajlı olarak piyasaya sürülenlerin birincil (satış) ambalajları için beyan yapılır ancak bu ambalajlar için geri kazanım katılım payı tahsil edilmez. Bu ürünlerin birincil ambalajları haricindeki diğer ambalajları için geri kazanım katılım payı tahsil edilir." hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede Çevre Kanunu ek-1 sayılı listesinde yer alıp geri kazanım katılım payı ödenecek ürünlerin (sadece lastik, akümülatör, madeni yağ, bitkisel yağ, elektrikli ve elektronik eşya, pil, ilaç) birincil ambalajlarından beyan alınacak ancak geri kazanım katılım payı tahsil edilmeyecek; birincil ambalajlar haricindeki diğer tüm ambalajları için ise geri kazanım katılım payı beyanı yapılarak ödemesi gerçekleştirilecektir. Bu istisnai durum sadece belirtilen şekilde bir durum olması halinde (örneğin geri kazanım katılım payı ödenecek bir elektrikli ve elektronik eşyanın birincil ambalajı için) geçerli olup, Kanunun ek-1 sayılı listesinde yer almayan/geri kazanım katılım payı ödemesine konu olmayan ürünlerin birincil ve diğer ambalajları dahil tüm ambalajları geri kazanım katılım payına tabi olacaktır.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslarda “Çevre görevlisi; Piyasaya süren/ithalatçı ve satış noktalarının gerçek/tüzel kişilikleri adına geri kazanım katılım payı uygulamasına tabi ürün ve eşyaların tespitini, beyana esas miktarlarının muhasebe sorumlusunca belirlenmesini; çevre mevzuatı kapsamındaki bildirimlerin, beyan ve beyannamelerin belirtilen formatta, zamanında ve eksiksiz olarak hazırlanarak ilgili idarelere sunulmasını sağlayan, kontrol eden, izleyen ve raporlayan Çevre Kanunu’nun Ek Madde 2’sinde belirtilen görevliler/çevre yönetim birimlerindeki görevlilerdir. Sürekli bir çevre görevlisi istihdam eden veya çevre danışmanlık firmalarından çevre yönetimi hizmeti alan veya çevre yönetim birimi kurma zorunluluğu bulunan piyasaya süren işletmeler (ithalatçılar ve satış noktaları dahil) ile ödeyecekleri geri kazanım katılım payı miktarı (toplam beyan miktarının, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen beyan dönemini kapsadığı ay sayısına oranı) 150.000 Türk Lirası’ndan fazla olan piyasaya süren işletmeler (ithalatçılar ve satış noktaları dahil), Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik kapsamında yer alan tüm bildirim ve beyanların (iade ve mahsuplaşmaya esas işlemler dahil) muhasebe sorumlusu ve çevre görevlisi tarafından incelenip onaylanmasını sağlamakla yükümlüdürler. Bu durum piyasaya süren/ithalatçının yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Belirtilen geri kazanım katılım payı miktarı takvim yılı başından geçerli olmak üzere her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır." hükmü yer almaktadır. Bu doğrultuda ilgili mevzuatı gereğince çevre görevlisi istihdam etme zorunluluğu bulunanlar ile ödeyecekleri geri kazanım katılım payı miktarı (toplam beyan miktarının, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen beyan dönemini kapsadığı ay sayısına oranı) ilgili yılı için hesaplanan miktardan fazla olan piyasaya süren işletmelerce yapılacak bildirim ve beyannamelerine esas veriler, çevre görevlisi tarafından incelenip onaylanmalıdır. GEKAP mevzuatı kapsamında çevre görevlisi istihdam edilmesine yönelik bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Madeni yağların, Çevre Kanunu’nun ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünlerin (ambalajlar hariç) üretiminde hammadde olarak kullanılması durumunda hammadde olarak tedarik edilen bu madeni yağların ithalatçıları/üreticileri tarafından beyan yapılır, ancak hammadde olarak kullanılan bu madeni yağlardan geri kazanım katılım payı tahsil edilmez.

Çevre Kanununun ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünlerden poşetler için satış noktalarından, diğer ürünler için piyasaya sürenlerden/ithalatçılardan tahsil edilecek geri kazanım katılım paylarının belirlenmesine, beyan edilmesine, tahsilatına ve izlenmesi ile Kanunun ek-1 sayılı listesindeki ürünlerden, plastik poşetler için satış noktalarınca, diğer ürünler için piyasaya sürenlerce/ithalatçılarca uyulacak hükümlere ilişkin idari ve teknik usul ve esasların belirlendiği 31/12/2019 tarihli ve 30995 sayılı (4. Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanan yönetmeliktir.

Çevre Kanununun ekli (1) sayılı listesinde yer alan ürünler için geri kazanım katılım payı uygulanır.

Ürünlerin yurt içinde piyasaya sürülmesi aşamasında kullanılan metal teneke, plastik kaplar gibi Çevre Kanunu ek-1 sayılı listesinde yer alan tüm ambalajlar için piyasaya süren firmanın Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik kapsamında yükümlülüğü oluşacaktır.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik kapsamındaki ürünlerin piyasaya arzında ürün cinsine bağlı olarak 2872 sayılı Çevre Kanununun ekli (1) sayılı listesinde belirlenen tutardır.

Madeni yağların, piyasaya arz edilecek araçlarda orijinal eşya/parça olarak kullanılması şartıyla madeni yağları piyasaya sürenler ve araç üreticileri tarafından beyan yapılır, ancak bu ürünlerden geri kazanım katılım payı tahsil edilmez. Münferit olarak piyasaya arz edilen madeni yağlar için geri kazanım katılım payı beyanı yapılır ve geri kazanım katılım payı ödenir.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin beşinci maddesinin onaltıncı fıkrasında “Kanunun ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünlerden bitkisel yağ ve madeni yağların Kanunun ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılması durumunda hammadde olarak tedarik edilen bu ürünlerin ithalatçıları/üreticileri tarafından beyan yapılır, ancak hammadde olarak kullanılan bu ürünlerden geri kazanım katılım payı tahsil edilmez.” hükmü yer almaktadır. Bu doğrultuda yurtiçinde bitkisel yağ üretiminde hammadde olarak kullanılmak üzere temin edilen bitkisel yağlar için geri kazanım katılım payı ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Nihai bitkisel yağ üretip piyasaya süren firmanın ise geri kazanım katılım payı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Kauçuk ek-1 sayılı listede yer alan bir ürün olmadığı için madeni yağların kauçuk üreticilerine satışının gerçekleşmesi halinde geri kazanım katılım payı ödenecek ve beyan yapılacaktır.

Evet. Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında açıkça belirtildiği üzere 2024 yılı için bahse konu tutar 150.000 Türk Lirası olmak kaydıyla sonraki yıllar için her sene yeniden değerleme oranı doğrultusunda hesaplanmalı ve kontroller bu doğrultuda gerçekleştirilmelidir.

Ambalaj üreticileri tarafından bu ambalajları kullanacaklara yapılan boş ambalaj arzları geri kazanım katılım payına tabi değildir. Boş/ürün içermeyen ambalajlar, bir ürünün piyasaya arzında kullanıldıkları anda ambalaj görevi görmekte ve bu durumda ürünlerini bu ambalajlar ile ambalajlayarak/ambalajlatarak piyasaya süreni için geri kazanım katılım payı yükümlülüğü oluşmaktadır.

Çevre Kanununa göre geri kazanım katılım payı uygulamasından sorumlu piyasaya süren gerçek/tüzel kişilerin kendileri olup yapılan her türlü eylemden de bu kişileri sorumlu tutulmaktadır. Piyasaya süren işletmelerin yetki vereceği kişilerin nitelikleri ile yetkilendirme usulü çevre mevzuatı kapsamında düzenlenmemektedir.

Geri Kazanım Katılım Payı Yönetmeliği kapsamında değerlendirilen dübel çakma, çivi çakma ve matkapların Çevre Kanununun Ek-1 sayılı listesinde yer alan “ Küçük ev aletleri ve diğerleri” kategorisi altında değerlendirilmektedir. İthalatı gerçekleştirilen söz konusu ürünler için piyasaya süren olarak geri kazanım katılım payı beyanı ve ödemesinin yapılması gerekmektedir.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik gereğince, soğutuculardan geri kazanım katılım payı alınmaktadır. Fakat soğutucularda bulunan aydınlatma ürünlerinden ayrıca geri kazanım katılım payı alınmaz. Ancak, anılan Yönetmelik kapsamında olmayan büyük ölçekli sabit kurulum kriterlerine uyum gösteren, kurulumu ve sökümü uzman kişilerce gerçekleştirilen soğutucularda kullanılan veya piyasaya münferiden arz edilen aydınlatma ürünleri, “aydınlatma ekipmanları” kategorisinden geri kazanım katılım payı uygulamasına tabidir.

Anılan Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında “sürekli bir çevre görevlisi istihdam eden veya çevre danışmanlık firmalarından çevre yönetimi hizmeti alan veya çevre yönetim birimi kurma zorunluluğu bulunan piyasaya süren işletmeler ile ödeyecekleri geri kazanım katılım payı miktarı 150.000 Türk Lirası’ndan fazla olan piyasaya süren işletmelerce bu Yönetmelik kapsamında yapılacak bildirim ve beyannamelerine esas veriler 2872 sayılı Kanun kapsamında tanımlanan çevre görevlisi tarafından incelenip onaylanır. …“ hükmü yer almaktadır. İkinci fıkrada ise “Birinci fıkrada yer alan geri kazanım katılım payı miktarı takvim yılı başından geçerli olmak üzere her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.” Hükmüne yer verilmektedir. 10 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkrasındaki hükümler ile anlatılmak istenen; • Sürekli bir çevre görevlisi istihdam eden veya çevre danışmanlık firmalarından çevre yönetimi hizmeti alan veya çevre yönetim birimi kurma zorunluluğu bulunan piyasaya süren işletmeler ile • Ödeyecekleri geri kazanım katılım payı 150.000 Türk Lirası’ndan fazla olan piyasaya süren işletmeler tarafından; • 2024 yılının herhangi bir üç aylık dönemi için beyan edip ödeyeceği toplam tutarın 450.000 Türk Lirası veya daha fazla olarak belirlenmesi durumunda; piyasaya süren/ithalatçıların muhasebe sorumlusu tarafından geri kazanım katılım payına ilişkin bilgi ve belgeler ile hesaplamalar için Çevre Görevlisinin onayını alması gerekmektedir. • 2025 yılının herhangi bir üç aylık dönemi için beyan edip ödeyeceği toplam tutarın 647.685 Türk Lirası veya daha fazla olarak belirlenmesi durumunda piyasaya süren/ithalatçıların muhasebe sorumlusu tarafından geri kazanım katılım payına ilişkin bilgi ve belgeler ile hesaplamalar için Çevre Görevlisinin onayını alması gerekmektedir.

Çevre Kanununun ekli (1) sayılı listesinde yer almayan ürünler ile ilgili olarak, ekli (1) sayılı listede yer alan ambalajları için geri kazanım katılım payı yükümlülüğü bulunmaktadır.

İhracat ile ihraç kayıtlı satışlar geri kazanım katılım payı uygulamasından muaf tutulmuştur. Bununla beraber, ithal edilerek geri kazanım katılım payı yükümlülüğü “serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihi” itibariyle oluşmuş ve serbest dolaşıma konu edilmiş madeni yağ için geri kazanım katılım payı beyan ve ödemesi gerçekleştirilir.

“GEKAP yükümlülüğü” GEKAP Yönetmeliği ile getirilen tüm yükümlülükleri ifade etmektedir.

Muhasebe sorumlusu, makbuz, fatura, irsaliye vb. belgelerin kayıtlarından ve genel muhasebe ile ilgili işlemlerin mevzuata, muhasebe usul ve yönetmeliklerine uygun olarak yerine getirilmesinde piyasaya süren/ithalatçı ve satış noktalarının gerçek/tüzel kişilikleri adına organ veya temsilcilik görevini yapan veya bu görevi üstlenen kişi/kişilerdir. Piyasaya süren/ithalatçılar, Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik kapsamında yapılacak olan tüm bildirim ve beyanlarını (iade ve mahsuplaşmaya esas işlemler dahil) görevlendirdikleri muhasebe sorumlularına ilgili belgeler (alış, satış, devir, bağış vb teslim belgeleri, bütçe raporları, vergi beyanları gibi) üzerinden inceletmek ve doğruluğunu görevleri kapsamında onaylatmakla yükümlüdürler.

Tedarikçiler ile piyasaya sürenler arasındaki işlemlerde sadece ikincil ve üçüncül ambalajlar için sözleşme içeriği dikkate alınmıştır. Asıl ürünler ve birincil ambalajlara yönelik tedarik sözleşmeleriyle bu yönde bir düzenleme yapılması mümkün olmayıp piyasaya arz edilen ambalajlı ürünün ambalajı için geri kazanım katılım payı yükümlülüğü o ürünü kendi adı/markasıyla piyasaya sürendedir.

Çevre Kanunu ek-1 sayılı listede yer alan elektrikli ve elektronik eşyaları kendi adınız ve/veya ticari markanızla piyasaya arz eden olarak geri kazanım katılım payı sorumluluğunuz bulunmaktadır.

Madeni yağlar, baz yağına veya kimyasal sentez yöntemi ile işlenen maddelere, bazı katkıların ilavesi sonucu, hareketli ve temas halinde olan iki yüzey arasındaki sürtünme ve/veya aşınmayı azaltma veya soğutma özelliğine sahip mamul haline getirilen doğal veya yapay maddeler olarak tanımlanmakta olup Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 7/12/2016 tarihli ve 6648 sayılı Kurul Kararı'nda madeni yağların GTİP numaraları belirtilmiştir.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelikteki ilaç tanımı kapsamında yer alan beşeri ilaçlar, veteriner ilaçları ve zirai ilaçlarının piyasaya arzında, geri kazanım katılım payı tahsil edilir.

Yurt içinde üretimi gerçekleştirilen ilaç için piyasaya süren olarak geri kazanım katılım payı beyanı ve ödeme yükümlülüğünüz bulunmaktadır.

İthalatı gerçekleştirilen lastiklerin araç üretiminde orijinal eşya/parça olarak kullanılması şartıyla bu ürünlerden geri kazanım katılım payı tahsil edilmez. Ancak hem lastik ithalatçısı hem de araç üreticisi tarafından bu ürünlere yönelik geri kazanım katılım beyanı yapılır. Münferit olarak piyasaya arz edilen lastikler için ise geri kazanım katılım payı beyanı yapılır ve geri kazanım katılım payı ödenir.

Yurt içinde piyasaya arz edilen Çevre Kanunu ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünler için geri kazanım katılım payına ilişkin beyan ve ödeme yükümlülüğü bu ürünleri piyasaya arz edenlere (piyasaya sürenlere) ve/veya ithalatçılara aittir. Bu nedenle ithalatını gerçekleştirdiğiniz lastikler için geri kazanım katılım payına ilişkin beyan ve ödeme yükümlülüğünüz bulunmaktadır.

Araç, Çevre Kanunun ek-1 sayılı listesindeki ürünler arasında yer almamaktadır. Ancak aracın orijinal eşya/parçası olan ek-1’de yer alan lastik, akümülatör gibi ürünler için geri kazanım katılım payı beyanı yapılması gerekmektedir. Bu ürünler için beyan yapılmakta, geri kazanım payı ödemesi yapılmamaktadır. Bununla birlikte ithal edilen aracın yanında yedek olarak verilen Kanunun ek-1 sayılı listesindeki ürünler (lastik, akü vd.) için ithalatçı tarafından geri kazanım katılım payı beyanı ve ödemesi gerçekleştirilir.

Plastik poşetler için satış noktaları, diğer ürünler için piyasaya sürenler/ithalatçılar tarafından piyasaya arz edilen ürünlere ilişkin ödenmesi gereken geri kazanım katılım payının Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen usulde verilmesine ilişkin beyannamedir.

2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına vermiş olduğu yetkiye dayanılarak Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin elektronik ortamda beyan edilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Piyasaya arz edilen ürünlere yönelik olarak piyasaya sürenler/ithalatçılar ve satış noktalarınca yapılacak beyanlarda, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen esaslara uyulacaktır. Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından; 5/2/2020 tarih ve 31030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No:1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 3) ile Çevre Kanununa ekli (1) sayılı listede yer alan plastik poşetler dışındaki diğer ürünler için ödenecek geri kazanım katılım payının beyanı ve tahsiline ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.

Araç üreten firmanın "tedarikçi/yetkili ithalatçı"sı vasfıyla akümülatör ithal etmeniz kaydıyla geri kazanım katılım payı yükümlülüğünüz bulunmamaktadır.

Madeni yağ üreticisi olarak üretilen madeni yağların piyasaya arz edilmesi durumunda geri kazanım katılım payı ödenecek ve beyan yapılacaktır. Üretilen madeni yağların, başka bir madeni yağ üreticisine üretiminde hammadde olarak kullanılmak şartıyla verilmesi durumunda nihai madeni yağı üreten gerçek/tüzel kişi geri kazanım katılım payını ödeyecek ve beyan yapacaktır. Başka bir madeni yağ üreticisine hammadde olarak madeni yağ veren gerçek/tüzel kişi ise madeni yağ üretiminde hammadde olarak kullanmak üzere verdiği madeni yağlar için geri kazanım katılım payını ödemeyecek ancak beyan yapacaktır.

İlaç, Çevre Kanunu ek-1 sayılı listesinde yer alan bir üründür ve ilaç üreticilerinin/ithalatçılarının ilaçlar için belirlenen geri kazanım katılım payından sorumluluğu bulunmaktadır. Diğer yandan ilaç için kullanılan cam şişe, metal kapak, karton kutu, plastik film, etiket gibi birincil ambalajları ve kutu içindeki ölçek kaşığı/kabı, prospektüs gibi ürünler için ayrıca geri kazanım katılım payı yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslarda satış noktası “Toptan ve/veya perakende olarak mal veya ürün satışını yapan mağaza, market ve benzeri satış yerlerini ifade etmektedir…” şeklinde açıklanmış olup tek kullanımlık bardak, tabak gibi ürünler içecek/yiyecek satışı yapan satış noktalarında içecek/yiyecek ürünlerinin müşterilere sunumunda kullanıldıkları anda ambalaj görevi görmekte ve ancak bu durumda ambalaj vasfı taşıyarak geri kazanım katılım payı uygulamasına tabi olmaktadır. Konu özelinde bu açıklamaya uymayan durumlar için geri kazanım katılım payı yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Uygulamada geri kazanım katılım payı tahsil edilen ürünlerin birincil ambalajından GEKAP alınmayacağı hususu düzenlenmiş olup üründen GEKAP alınmıyorsa birincil ambalajdan GEKAP alınmaktadır. Bu durumda IBC tanklarla ithal edilen bitkisel yağın ithalatçısının “bitkisel yağ” için geri kazanım katılım payı yükümlülüğü bulunmakta olup IBC tanktan geri kazanım katılım payı alınmamaktadır. Bu bitkisel yağın, yurt içinde ambalajlanarak piyasaya sürülmesi durumunda bitkisel yağ için geri kazanım katılım payı ödemesi yapılmayacağından birincil ambalajı dahil tüm ambalajları için geri kazanım katılım payı yükümlülüğü bulunmaktadır.

Çevre Görevlisi, piyasaya süren/ithalatçı ve satış noktalarının gerçek/tüzel kişilikleri adına geri kazanım katılım payı uygulamasına tabi ürün ve eşyaların tespitini, beyana esas miktarlarının muhasebe sorumlusunca belirlenmesini; çevre mevzuatı kapsamındaki bildirimlerin, beyan ve beyannamelerin belirtilen formatta, zamanında ve eksiksiz olarak hazırlanarak ilgili idarelere sunulmasını sağlayan, kontrol eden, izleyen ve raporlayan Çevre Kanunu'nun Ek Madde 2'sinde belirtilen görevliler/çevre yönetim birimlerindeki görevlilerdir. Sürekli bir çevre görevlisi istihdam eden veya çevre danışmanlık firmalarından çevre yönetimi hizmeti alan veya çevre yönetim birimi kurma zorunluluğu bulunan piyasaya süren işletmeler (ithalatçılar ve satış noktaları dahil) ile ödeyecekleri geri kazanım katılım payı miktarı (toplam beyan miktarının, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen beyan dönemini kapsadığı ay sayısına oranı) 150.000 Türk Lirası'ndan fazla olan piyasaya süren işletmeler (ithalatçılar ve satış noktaları dahil), Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik kapsamında yer alan tüm bildirim ve beyanların (iade ve mahsuplaşmaya esas işlemler dahil) muhasebe sorumlusu ve çevre görevlisi tarafından incelenip onaylanmasını sağlamakla yükümlüdürler. Bu durum piyasaya süren/ithalatçının yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.

Piyasaya sürenleri tarafından herhangi bir sebeple iade alınan ve mahsuplaşması yapılan ürünlerin bütünlüğü değiştirilmeden bir takım yenileme ve tamir süreçlerinden geçirilerek "yenilenmiş ürün" olarak piyasaya arz edilen ürünlerden Geri Kazanım Katılım Payı tahsil edilir.

Cep telefonu bataryasının münferiden piyasaya arz edilmesi durumunda "pil" kategorisi altında değerlendirilir ve geri kazanım katılım payı ödenir.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Usul Ve Esaslar, Kanun ve Yönetmeliğe dayanılarak ve mevzuat hazırlama esasları dikkate alınarak oluşturulmuş olup düzenleyici değil, Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin tanımlayıcı ve açıklayıcı hususlara yönelik olduğu Yönetmeliğin 6’ncı Maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yer almaktadır.

Sipariş veren kurumsal firmanın kendi markasının tanıtımı amacıyla ürünlerin üzerine markasının konulduğu ve kendinin söz konusu ürünün üreticisi/piyasaya süreni olarak soğutucu ürünün satışını yapmadığı durumlarda, bu ürünlerin üretimini gerçekleştirerek ürünlerin üzerinde kendi markası bulunan ve soğutucu ürünün satışını yapan firmaların Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik kapsamında piyasaya süren olarak yükümlülüğü bulunmaktadır.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslarda “piyasaya süren”, geri kazanım katılım payı uygulamasına tabi olan Çevre Kanunu ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünlerden herhangi birini tedarik veya kullanım amacıyla bedelli veya bedelsiz olarak ilk defa piyasada yer alması faaliyetini gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişiler olarak açıklanmış olup piyasaya sürenin belirlenmesinde söz konusu ürünlerin ilk defa piyasada yer alması için yapılan piyasaya arz faaliyeti esas alınır. Bu kapsamda, ambalajlı ürünün yurt içinde ilk defa piyasada yer alması için yapılan piyasaya arz faaliyeti (yurt içinde satış/teslim) doğrultusunda geri kazanım katılım payı yükümlülüğü oluşmaktadır. Aynı ambalajlı ürün için yapılan sonraki satışlar geri kazanım katılım payına tabi değildir.

Yurt içinde piyasaya arz edilen Çevre Kanunu ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünler için geri kazanım katılım payına ilişkin beyan ve ödeme yükümlülüğü bu ürünleri piyasaya arz edenlere(piyasaya sürenlere) ve/veya ithalatçılara aittir. Geri kazanım katılım payı uygulamasına tabi ürünlerden, satış şeklinden (ambalajlı veya dökme) bağımsız olarak Çevre Kanununun ek-1 sayılı listesinde belirtilen tutarlarda (2020 yılında bitkisel yağ için 10 kr/kg) geri kazanım katılım payı tahsil edilmektedir.

Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelikteki ilaç tanımı kapsamında yer alan beşeri ilaçlar, veteriner ilaçları ve zirai ilaçlarının piyasaya arzında geri kazanım katılım payı tahsil edilir.

Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 10.12.2018 tarih ve 30621 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Çevre Kanunu’na eklenen geri kazanım katılım payı başlıklı Ek Madde 11’de “Bu listede yer alan tutarlar takvim yılı başından geçerli olmak üzere her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarların %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu suretle tespit edilen tutarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye yetkilidir.” ifadesi yer almaktadır. Bu hüküm doğrultusunda, geri kazanım katılım payı tutarları her yıl yeniden hesaplanacaktır.

Trafo ek-1 sayılı listede yer alan bir ürün olmadığı için madeni yağların trafo üreticilerine satışının gerçekleşmesi halinde geri kazanım katılım payı ödenecek ve beyan yapılacaktır.

Bahse konu Kriter 1, ürünün ambalajıyla beraber kullanılarak aynı şekilde bertarafını da kapsamaktadır (çay poşeti gibi). Diğer yandan aynı bölümde ambalaj tanımına uyan ürünler için üç kriter örnekleriyle açıklanmış olup söz konusu kriter ve örnekler halihazırda yürürlükte olan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinden aktarılmıştır. Bitkisel yağ ambalajları Kriter 1’e uymamakta olup bitkisel yağın kendisi geri kazanım katılım payına tabi bir ürün olduğu için birincil ambalajı için geri kazanım katılım payı yükümlülüğü bulunmamakla beraber kullanılan diğer ambalajları için beyan ve ödeme yükümlülüğü vardır.

Taraflar arasında yapılan sözleşmede herhangi bir aksi durum belirtilmediği sürece; “tedarikçi” vasfıyla farklı bir firmaya ürettiğiniz bitkisel yağın tüketiciye satış işlemi esnasında oluşacak geri kazanım katılım payından piyasaya süren firma sorumludur.

Geri Kazanım Katılım Payı Yönetmeliği kapsamında yer alan ürünlerden serbest dolaşıma sokulmak sureti ile millileştirilen ürünler ithalatçı gerçek ve tüzel kişiler tarafından yurt içinde piyasaya arz edilmiş sayılır ve ithalatçılardan geri kazanım katılım payı alınır. İthalat işlemlerinde, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihi ithalat işleminin gerçekleştiği tarih olarak esas alınır.

Cep telefonu ile birlikte piyasaya arzı gerçekleşen pil, şarj cihazı, kulaklık "Bilişim telekomünikasyon ekipmanları" altında tek bir ürün olarak değerlendirilir.

Kurulu kapasite, tesise ait güncel kapasite raporundaki maksimum üretim miktarı üzerinden yıllık toplam üretim miktarının yıllık çalışma gün sayısına bölünmesiyle elde edilen günlük üretim miktarı olarak belirlenir.

Toz ve TOC ölçümleri için hem çevre iznine esas hem de teyit ölçümlerinde yapılacak değerlendirmelerde Genelgede yer alan sınır değerler ile karşılaştırılması gerekmektedir. Ancak; yetkili merci tarafından bu ölçümlere iave ölçüm ve/veya sürekli ölçüm yapılması talep edilebilir.

Tesisin kapasite raporunda yer alan kurulu kapasitesi üzerinden günlük üretilen son mamul miktarı esas alınır.

Tesis kurulu kapasitesi üzerinden hangi aralıkta kalıyorsa o aralık için belirlenen son tarih itibariyle Genelgede yer alan tüm hükümleri yerine getirmiş olmak zorundadır.

Genelge kapsamındaki iş termin planı sunulma takvimine uyulması ve mevcut durumun görülebilmesi ve yatırımların planlanabilmesi için TOC ölçümlerinin ivedilikle gerçekleştirilmesi gerekir.

Emisyon azaltım sistemi olarak kullanılan filtrelerin bakımının düzenli olarak yapılması ile verimli olarak kullanılmasının sağlanması gerekmektedir. Bununla birlikte; Genelge kapsamında alternatif emisyon azaltım teknikleri belirtilmiş olup, seçilecek olan azaltım tekniklerine tesisin prosesi, hammaddesi, kapasitesi gibi hususlar dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir.

Şu anda bu yönde bir karar söz konusu değil.

Söz konusu tesislerde bu parametrelerin sürekli olarak sınır değerleri aşmaması gerekmekte olup, sınır değerin aşıldığına ilişkin tereddüt hasıl olan durumlarda (şikayet olması halinde) yetkili mercie tarafından ilave ölçüm ve/veya sürekli ölçüm istenebilir.

2872 sayılı Kanunun 29. Maddesinde yapılan değişiklikle, atıksu arıtma tesislerinde kullanılan elektrik enerjisinin P'sine kadar olan geri ödeme oranı, ileri arıtma teknikleri ile arıtılmış atıksuyunu yeniden kullanan kuruluşlara, yeniden kullanım oranına göre 0'e kadar artırımlı olarak ödenmeye başlanacaktır. Bu hususta atıksu altyapı yönetimi sorumluluk alanında bulunan ve ileri arıtma teknikleri ile arıtılmış atıksuyunu yeniden kullanan tesislerin de enerji teşvikinden faydalanabilmesi amacıyla mevcut mevzuatta düzenleme çalışmaları devam etmektedir. Bakanlığımızın halihazırda özel sektörün çevre yatırımlarını desteklemeye yönelik mevzuatla verilmiş herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır.

Arıtma sistemlerinin sürekli çalışırlığının bulut gibi Bakanlıkça kullanılabilen yazılım sistemleri kullanılarak sürekli takibinin sağlanması gerekmektedir.

Tüm bacaların sınır değeri aşmaması gerekmektedir. Emisyon ölçümleri Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü (SKHKK) Yönetmeliği çerçevesinde raporlanmalıdır.

Tesisin kapasitesi doğrultusunda Genelgede belirlenen süreleri geçmemek ve İl Müdürlüğüne bilgi vermek koşuluyla İş Termin Planlarında revizyon yapılması mümkün olabilecektir.

Nem içeriğinin takip edilerek çevrimiçi sistemler ile sürekli izlenmesi gerekmekte olup, bu kapsamda tesislerinin Ramözlerdeki nem düzeylerinin belirlenmesi ve optimize edilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Nem ölçümleri Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemleri (SEÖS) Tebliği kapsamında yer almamaktadır.

Gebze Teknik Üniversite ile yürütülen Tekstil Sektöründe Temiz Üretim Uygulamaları Projesinin Nihai Raporu https://webdosya.csb.gov.tr/db/cygm/icerikler/tekst-l-sektorunde-tem-z-uret-m-uygulamalari-projes--20230316125101.pdf adresinde yer almaktadır.

Genelgedeki kapsam dahilinde üretim faaliyeti sürdüren tekstil tesislerinin Organize Sanayi Bölgesinde yer alıp almadığına veya alıcı ortama deşarj edip etmediğine bakılmaksızın tamamı bu Genelgede yer alan hükümlere uymakla yükümlüdür.

Hazır ipliğin alınıp dokunduğu, herhangi bir boyama ve terbiye işleminin yapılmadığı Dokuma Tesisleri bu Genelge kapsamında değildir.

Genelge ile tekstil sektöründe enerji tüketiminin azaltılması hedeflenmekte olup, azaltım oranı veya enerji tüketim sınır değeri getirilmemiştir. Ancak, her yıl il müdürlüklerine tesisler tarafından bildirilmesi gereken 1 ton üretim başına enerji (ısı, elektrik vb.) tüketim değeri ile birlikte enerji tüketiminin azaltımına yönelik gerçekleştirilen çalışmaların il müdürlükleri tarafından takip edilmesi gerekmektedir.

Hazır kumaşın alınıp kesilip dikildiği, herhangi bir boyama ve terbiye işleminin yapılmadığı Konfeksiyon Tesisleri bu Genelge kapsamında değildir.

Emisyon ölçümlerinin MELBES üzerinden yeterlliliği olan Laboratuvarlarca yapılması gerekmektedir.

Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlanan rapor kapsamında müzik yayın izni verilecektir.

Bir tesis kapsamında yapılan maden ocağı faaliyetlerinin, endüstri tesisleri kapsamında ele alınarak, endüstri tesisleri gürültü ve titreşim sınır değerine tabii olması gerekmektedir. Ayrıca yerleşim alanlarında açık havada yapılan patlatma faaliyetleri ise EK-1 Tablo 2 kapsamında saat sınırına (izin verilen saat dilimleri 10.00-20.00 arası) tabidir.

ÇGKY kapsamında şikayetlerin değerlendirilmesinde A Grubu Yetkinlik Belgesine sahip olunması yeterli olup, mezuniyet konusunda mühendislik mezunu olmak zorunluluğu aranmamaktadır.

İşletmenin üst katında, altında, bitişiğinde bulunan konut içerisinde ölçüm yapılamadığı durumlarda; sesin hava yoluyla yayılması durumu göz önüne alınarak, yalnızca dış ortamda ölçümlerin gerçekleştirilmesi, bu hususun akustik raporda belirtilmesi ve Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği Ek-2 Tablo 1'de yer alan müzik yayını yapan işyerleri için getirilen sınır değerlere göre değerlendirme yapılması uygun değerlendirilmektedir.

A1- A2 tipi mühendislik akustiği belgesi bulunan personellerin sertifikaları A Grubu Yetkinlik Belgesi olarak Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl geçerlidir.

Çevresel Gürültü Kontrol (ÇGK) Yönetmeliğine göre, müzik yayın izni başvuruları kapsamında sunulacak akustik raporlarda, işletmelerin faaliyet gösterdiği yapının inşa edildiği tarihin belirtilmesi ve Müzik Yayın İznine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 7 nci Maddesinde de belirtildiği üzere söz konusu işletmelerin Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmeliği ile getirilen iç mekân gürültü sınır değerlerine (Ek-4 Tablo 4.1'de yer alan) göre değerlendirilmesi yeterli olacaktır. Ayrıca bir belge sunulmasına gerek bulunmamaktadır.

ÇGKY’nin 30 Kasım 2022 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte işletmelerin açık, yarı açık ve kapalı durumlarına bakılmaksızın Yönetmelikle getirilen hükümlere uyulması gerekmektedir.

Birahane, meyhane, sıra gecesi mekânları "Barlar ve Gazinolar vb. İşyerleri" kapsamında yer alabileceği değerlendirilmektedir.

Canlı Müzik İzin Belgesi olmayanlar da; Müzik yayın izni için, Akustik Raporu hazırlatıp, İl Müdürlüğüne sunarak “Müzik yayın izni” için başvurusunu yapmalıdır. Müzik Yayın İzni olmaksızın müzik yayını yapan işyerleri için idari yaptırım uygulanacaktır. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı bulunan ve raporu uygun bulunan müzik yayını yapan işyerlerine Müzik Yayın İzni düzenlenir.

Deniz araçları motor sesinin, araç teknolojisi ve aracın mekanik aksamlarından kaynaklanıyor olması nedeniyle; motor gürültüsünün önlenmesi için araç teknolojisinin değiştirilmesi, araçların modernizasyonu vb. uygulamaların yapılması gerekmektedir. Bu nedenle Yönetmelikte gürültüyü azaltıcı önlemlerin alınması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Öncelikle şikayete konu olan yerin izlenmesi, devamında ölçüm yapılarak değerlendirilmesi ve Tablo 6 da yer alan formun tutanakta yer alması, ayrıca Tablo 1’de Not 2 altındaki bilgi 31/12/2023 tarihinden sonra geçerli olacaktır.

Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği çerçevesinde yayınlanan "Müzik Yayın İznine İlişkin Usul ve Esaslar" doğrultusunda, müzik yayın izin belgesi düzenlenmesi talebinde bulunan işyerlerinden öncelikle işyeri açma ve çalışma ruhsatına sahip olması koşulu aranmakta olup, işyeri tarafından talep edilen müzik yayın izninin işyerinin ruhsatına uygun olacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda; -İşletmenin fiziki koşullarının akustik raporda belirtilen ile farklılık gösterip göstermediği, işyerinin devredilmesinin söz konusu olup olmadığı, vergi numarasının değişip değişmediği ve tekrar ruhsat düzenlenmesi durumunun olup olmadığı hususlarının ilgili İl Müdürlüğünce değerlendirilmesi, -Yukarıda belirtilen hususlarda herhangi bir değişiklik olmaması ve işletmenin yalnızca ticari ünvanının değişmesi halinde, belge ücreti talep edilmeksizin ve belge tarihi değiştirilmeden müzik yayın izin belgesinin güncellenebileceği değerlendirilmektedir.

Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile İlçe Belediye Başkanlıklarının işbirliği ile, Büyükşehir Belediyesinin koordinasyonunda, gürültü haritalarının ve eylem planlarının hazırlanması gerekmekte olup, gürültü haritalarının hazırlanmasında ilçe sınırları içerisinde gerekli olan kaynak ve alansal verilerin İlçe Belediyeleri tarafından Büyükşehir Belediyesi ile paylaşılması, aynı şekilde eylem planlarının hazırlanması konusunda da işbirliği ve koordinasyonun sağlanması gerekmektedir.

Müzik Yayın İzni olmaksızın faaliyet gösteren işyerleri için; 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun İdari nitelikteki cezalar başlıklı 20 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi hükmü gereği “gerekli izinleri almadan” ibaresine istinaden cezai yaptırım uygulanır.

Yerleşim alanlarında kurulması planlanan endüstri tesisleri için Çevresel Etki Değerlendirilmesi süreci yürütülmektedir. ÇGKY ekinde Planlanan faaliyetler İçin Akustik rapor formatı yer almaktadır. Dolayısıyla; ruhsat verme aşamasında akustik rapor ve aynı zamanda stratejik gürültü haritalarının sonuçları göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmalıdır. Ayrıca çevresel gürültüye neden olabilecek işyerleri için, planlama, yer seçimi ve ruhsat verme aşamasında Çevresel Gürültü Mevzuatı kapsamında yer alan gürültü yönetimine ilişkin hususlar ve stratejik gürültü haritaları nitel olarak dikkate alınmalıdır.

Müzik yayın izni için yapılan incelemelerde tespit edilen ruhsat ve faaliyet uyuşmazlıkları durumunda, öncelikle ilgili idaresine bildirilerek faaliyet konusuna göre ruhsat değişikliği yapılması; hizmet bedeli olarak alınan belge ücretinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına uygun şekilde tahsil edilmesi, bu işyerlerinin ruhsata ve bu kapsamda düzenlenen Müzik Yayın İzin Belgesine uygun olacak şekilde faaliyetlerini yürütmesi gerekmektedir.

Planlama aşamasında ulaşım kaynakları için hazırlanan akustik rapor ÇED sürecine göre hazırlanmaktadır.

Patlatma yapılan maden ve taşocakları ile titreşim oluşturan kazık çakma ve/veya ağır makineler kullanan tesis ve işletmeler için titreşim ölçümleri yapılır. Ancak; bu kapsam dışında bulunan mevcut endüstri tesisleri için Akustik Rapor Formatında titreşim ile ilgili bölüme titreşim ölçümünün yapılamadığına ilişkin açıklama yapılması yeterli olacaktır. Ayrıca şikayete istinaden titreşim ölçümleri de yapılabilir.

Eğitim atölyesi olarak faaliyet gösteren ve müzik yayın izin belgesine esas teşkil eden İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı/Turizm İşletme Belgesi bulunmayan işletmelerin müzik yayın izin belgesi almasına gerek bulunmamakta olup, şikayete konu olmayacak şekilde, ÇGKY’de müzik yayını yapan işyerleri için getirilen sınır değerleri sağlayacak şekilde faaliyet gösterebileceği değerlendirilmektedir.

Tek bir müzik yayını yapan işyeri için; TS ISO 1996-1 ve TS ISO 1996-2 standartlarına göre ölçüm yapılarak akustik rapor hazırlanması halinde, sınır değer karşılaştırmalarının ölçüm sonuçlarına göre yapılması gerekmektedir. - Birden fazla müzik yayını yapan işyerlerinin kümülatif olarak alınan çevresel gürültü ölçüm sonuçlarının, Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de yer alan "birden çok işyeri için getirilen çevresel gürültü düzeyi sınır değerlerini" sağlaması zorunludur. - Bununla birlikte, Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de "müzik yayını yapan işyerlerine getirilen sınır değerlerin (düşük frekans sınır değer aralığı da dahil)" her bir işyeri özelinde de sağlanması gerekmektedir. - Ancak, birden fazla müzik yayını yapan işyerlerinden her birinin, çevreye yayılan toplam gürültü seviyesine katkısının, yapılan ölçümler ile tespitinde güçlük yaşanması durumunda; ÇGKY’nin 9 uncu maddesine göre, ilgili idarenin talep etmesi halinde, Bakanlığımızdan yeterlik almış kuruluşlar aracılığıyla gürültü modelleme çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Modelleme yapılması halinde ise; modelleme çalışmalarında hesaplama sonucu elde edilen değerin, endüstri tesisleri için getirilen sınır değerlerle karşılaştırılarak değerlendirilmesi ve aynı noktalarda alınan ölçüm sonuçları ile de desteklenmesi gerekmektedir.

ÇGK Yönetmeliği çerçevesinde, TS ISO 1996-1 ve TS ISO 1996-2 standartları kapsamında sahada yapılan gürültü ölçümlerinin; en az lise mezunu ve A Grubu Eğitim Programı Yetkinlik Belgesine sahip kişiler tarafından yapılması gerekmektedir. Raporu onaylayan kişiler için ise; Yönetmelikte herhangi bir kriter yer almamakta olup, çevresel gürültü konusunda hizmet vermiş olması beklenmektedir.

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik çerçevesinde, işyeri açma ve çalışma mevzuatında ruhsat yerine geçen başka bir isimde belge düzenlemesine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan iş yeri açılmaması, çalıştırılmaması ve müzik yayın izin belgelerinin ÇGK Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde belirtilen sürede düzenlenmesi gerekmektedir.

Tek bir işletmenin bünyesinde birden fazla müzikli faaliyet gösteren alanların olması ve konuya ilişkin değerlendirmelerin modelleme yapılarak gerçekleştirilmesi durumunda; •TS ISO 8297 Standardının gerekliliklerinin sağlanması durumu söz konusu ise, ilgili standarda göre söz konusu otel etrafında ölçümler alınarak ses gücü düzeyi hesaplanıp, hesaplanan ses gücü düzeyi modele girilerek ve gürültü yayılımı hesaplattırılarak gürültü etki alanı belirlenebileceği gibi, •Standartların gerektirdiği çevresel koşulların sağlanamaması durumunda ise; her bir müzikli faaliyet gösteren alan için münferit olarak çalışma periyotlarına göre (gündüz, akşam ve gece zaman dilimleri için) müzik yayını yapan işyerlerine en yakın noktalarda tesisi temsilen ses basınç düzeyleri ölçülerek, alınan ölçümlerin münferit olarak koordinat bilgileri ile birlikte ayrı ayrı modele ses gücü düzeyi olarak girilmesi ve gürültü yayılımının hesaplattırılarak elde edilen gürültü haritası ile de gürültü etki alanı belirlenebilecektir. Ayrıca; sahada gerçekleştirilen ölçümler sırasında karşılaşılan zorluklardan ötürü (tesislerin tam kapasite ile çalıştırılamaması, arka plan gürültüsündeki belirsizlikler gibi) sağlıklı veriler elde edilememesi halinde; gerçekleştirilen ses basıncı düzeyi ölçümleri dikkate alınarak yazılım emisyon kitaplığında yer alan ve uluslararası çalışmalarda geçerliliği kabul edilmiş her işletme türüne özel en uygun ses gücü düzeyleri modele girilerek de gürültü yayılımı hesaplattırılıp, elde edilen gürültü haritası ile gürültü etki alanı belirlenebilmektedir.

Hava şoku sınır değerleri ve frekans aralığı değerleri Yönetmelik kapsamında yer almamakta olup, konuya ilişkin olarak TS 10354: Madencilik Hava Şoku ve Yer Titreşim Ölçümü Standardından ve Bakanlığımızın Patlatma Tasarımları ve Patlatma Kaynaklı Çevresel Etkiler Kılavuzundan faydalanılabileceği değerlendirilmektedir.

Ecrimisilin Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ile özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, idarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli işgal karşılığı tahsil edilen bir bedel olduğu, söz konusu ödemenin ise taşınmazdaki kullanım hakkının devamı yönünde kazanılmış bir hak tesis etmeyeceği, ilgili mevzuatı uyarınca işgalin sonlandırılmasının 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun amir hükmü olduğu ve ecrimisil ihbarnamesinin ise tespit ve takdir edilen ecrimisilin ilgilisine tebliğinde kullanılan bir belgeden ibaret olduğu, dolayısıyla ecrimisil ödenen yerde Kanuna uygun olarak kullanımı mümkün kılacak belgelerin (kira sözleşmesi vb.) ibraz edilmeden işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi mümkün olmadığından ve ÇGK Yönetmeliği gereğince, müzik yayın izin belgesi alınabilmesi için işyeri açma ve çalışma ruhsatı şartı arandığından, aranan şartların sağlanması durumunda belge düzenlenebileceği değerlendirilmektedir.

10.00-22.00 olarak belirlenen saat aralığında yapılacak çalışmaların; akşam zaman diliminde konutlarda gürültüye sebebiyet verebileceğinin ve ayrıca trafik yoğunluğu yaratabileceğinin değerlendirilmesi halinde, söz konusu gerekçelerin kamu yararı amacı taşıyor olması sebebiyle inşaat çalışma saatlerine yönelik düzenlemelerin Yönetmelik Ek-2 10 uncu maddesi çerçevesinde İl Mahalli Çevre Kurul Kararı ile belirlenebileceği değerlendirilmektedir.

Her iki sınır değerin aynı anda sağlanması gerekmektedir. (Hem gündüz, akşam ve gece zaman diliminde getirilen düşük frekans aralığı için getirilen sınır değer, hem de gündüz, akşam ve gece zaman diliminde getirilen arka plan gürültü seviyesi için getirilen sınır değerlerin sağlanması gerekmektedir.)

Bakanlıkça yayımlanan akustik rapor hazırlayabilecek laboratuvarların listesinde bir güncelleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü hazırlanan Akustik Raporlarda hangi standartlara göre ölçüm yapılıyorsa o standartlara göre yeterlik aranmaktadır. Eğitim programları içinde; hangi standartlara göre ölçüm yapılıyor ve hangi standartlara göre hesaplama yapılıyorsa o standartların anlatıldığı eğitim programının alınıp sınavdan başarılı olup, belge alınması aranmaktadır. Dolayısıyla raporu inceleyen personel tarafından; rapor kapsamında yapılan ölçüm ve hesaplama standartlarına göre yeterlik belgesi ve eğitim programına ilişkin belgelerin varlığına bakılmalıdır.

Müzik Yayınına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 6 ncı Maddesine göre, müzik yayın izin belgesi düzenlenmesi aşamasında İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı esas alındığından, söz konusu işletmelerin otel/konaklama tesisinden bağımsız ayrı ruhsata sahip olması halinde, belgenin müzik yayın izni almak isteyen her bir işletme için ayrı düzenlenmesi; söz konusu işletmelerin otel/konaklama tesisinden bağımsız ayrı ruhsata sahip olmaması halinde ise, belgenin otel/konaklama tesisi adına düzenlenmesi gerekmektedir.

Müzik yayın izin belgesi almak isteyen deniz araçları için, ilgili Liman Başkanlıklarının kendi görev ve sorumluluğu çerçevesinde düzenlenen belgelerin yeterli olacağı değerlendirilmektedir.

-Yönetmelik kapsamında getirilen düşük frekans (63-250 Hz) aralığındaki ses basınç düzeyinin (tıpkı endüstri tesisleri ve ulaşım kaynakları için yapılan hesap ve değerlendirmelerde de olduğu gibi) kaynak gürültüsüne göre, - Düşük frekans aralığının, her 1/3 oktav bandında ayrı ayrı (63 Hz, 80 Hz, 100 Hz, 125 Hz, 160 Hz, 200 Hz, 250 Hz'in her biri için ayrı ayrı) "müzik yayını yapan işyerleri" için gündüz, akşam ve gece zaman dilimlerinde getirilen Yönetmelik sınır değerleri ile karşılaştırılarak değerlendirme yapılması, - Aynı zamanda müzik yayını yapan işyerlerinin Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği Ek-2 Tablo 1'de yer alan ve arka plan için getirilen sınır değerlere göre de değerlendirilmesi, - Birden fazla müzik yayını yapan işyerinin olması halinde kümülatif çevresel gürültü seviyesinin Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de yer alan "Birden çok işyeri olması halinde” satırına karşılık gelen sınır değerlere de uygun olması, - Sınır değer aşımı olması halinde işletmenin gerekli tedbirleri almasının sağlanması ve Çevre Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulanması gerekmektedir.

Söz konusu işyerlerinin devredilmesi halinde; öncelikle müzik yayını yapan işyeri için saha ziyareti gerçekleştirilerek; - İşletmenin fiziki koşullarının (faaliyet gösterilen alanın büyüklüğü, kaynak sayısı, açık alan, kapalı alan durumu gibi) akustik raporda belirtilen ile farklılık göstermesi halinde, yeni bir başvuru olarak değerlendirilmesi ve mevcut durumu yansıtan yeni bir akustik rapor hazırlatılarak İl Müdürlüğüne sunulması, İl Müdürlüğünce akustik raporun incelenerek uygun görülmesine müteakiben başvuru ve belge ücreti tahsil edilerek işletmeye ''Müzik Yayın İzin Belgesi'' düzenlenmesi, - İşletmenin fiziki koşullarının akustik raporda belirtilen ile aynı olması halinde ise; yeni bir akustik rapor hazırlatılmasına gerek olmaksızın sadece belge ücreti tahsil edilerek devredilen işletme adına müzik yayın izin belgesinin yenilenebileceği değerlendirilmektedir.

Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği ve Müzik Yayınına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 6. Maddesi kapsamında, öncelikle işletmelerin ruhsatlarına uygun olarak faaliyetlerini sürdürmesi esastır. Bununla birlikte, çevreye yayılan sesin eğlence kaynaklı ve elektronik olarak yükseltici (amfi-amplifikatör vb.) kullanılarak gerçekleştiriliyor olması halinde, söz konusu işletmelerin müzik yayın izni alarak faaliyetlerine devam etmesi gerekmektedir.

Birden fazla müzik yayını yapan işyerlerinden her birinin, çevreye yayılan toplam gürültü seviyesine katkısının, yapılan ölçümler ile tespitinde güçlük yaşanması durumunda; ÇGKY’nin 9 uncu maddesine göre, ilgili idarenin talep etmesi halinde, Bakanlığımızdan yeterlik almış kuruluşlar aracılığıyla gürültü modelleme çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Kaynağa özgü gürültü modelleme çalışmalarının yapılması ise, ilgili idare tarafından gerekli görülmesi durumlarında yapılır.

Yönetmelik çerçevesinde verilecek müzik yayın iznine ilişkin usul ve esaslar Bakanlığımız tarafından belirlenmiş olup, hazırlanan nihai akustik raporların işletme sahipleri tarafından Bakanlıkça oluşturulan HEY Portalı veri tabanına girişi yapılacaktır.

Deniz araçlarının seyri esnasında motorlarından kaynaklı gürültü ile kıyıda yer alan balıkçı barınakları ve gemi bakım/çekek alanları vasfındaki yerleri kullanan, deniz araçlarının bakım onarım faaliyetlerinden kaynaklı gürültü için; ÇGK Yönetmeliği'nin 10 uncu maddesi birinci fıkrası gereğince Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de endüstri tesisleri, ulaşım kaynaklarından çevreye yayılan gürültü için getirilen sınır değerlerin sağlanması gerekmektedir.

Öncelikle ilgili idare tarafından bahsi geçen işyerlerine saha ziyareti gerçekleştirilerek ölçüm alınması esastır. Bu doğrultuda, Yönetmeliğin 12 nci Maddesi gereğince yerleşim alanlarında yer alan ve çevresel gürültüye neden olan işyerlerinin kümülatif olarak alınan çevresel gürültü ölçüm sonuçlarının, Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de yer alan "birden çok işyeri için getirilen çevresel gürültü düzeyi sınır değerlerini" sağlaması gerekmekte olup, aynı zamanda her bir işyeri özelinde Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de "işyerleri için getirilen sınır değerlerin" de sağlanması zorunludur. Yönetmeliğe göre gerçekleştirilen 5 dakikalık ölçüm sürelerinin yeterli bulunmaması halinde ise; ölçülen seste periyodik bir değişim söz konusu ise, 1 tam periyodu içerisine alacak şekilde ölçümün yapılması ya da sürenin kaynak işletim zamanına (periyodik olmasına bağlı olarak en az birkaç işletme periyodunu kapsayacak süreye) uyması gerekmektedir. Ölçümler sonucunda söz konusu işyerlerinin çevresel gürültüye sebep olduğunun tespit edilmesi durumunda; işyerlerinin gerekli tedbirleri almasının sağlanması (gerekirse ilave tedbir aldırılması) öncelikli olmalıdır.

Çok sayıda gürültü kaynağının bir arada olduğu ve geniş alana yayıldığı, şikâyetin yoğun olduğu veya şikâyet olma ihtimalinin yüksek olduğu bölgeler için; stratejik gürültü haritaları ve eylem planlarının hazırlanması aşamasında bu bölgelerin haritalamaya dahil edilmesi önemlidir. Bununla birlikte, bölgede ruhsatlandırma aşamasında olan başka bir işletmenin olması ve halihazırda şikayete konu olan bölgede bahse konu işletmenin de ruhsat alıp faaliyete geçecek olması halinde; bölgesel gürültü yükünde daha çok artış sağlanacağının öngörülmesi durumunda, söz konusu işletmeye şikayete konu bölgede faaliyet gösterip gösteremeyeceğine ilişkin ruhsat verilmesi hususunun ilgili Belediye Başkanlığınca tekrar gözden geçirilerek değerlendirilmesi önem arz etmektedir.

Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği EK-5’de yer alan akustik rapor formatları kullanılacaktır.

ÇGKY Ek-2 Tablo 1’de yer alan sınır değerlerde LAeq,5min olarak verilmiş olup, en az 5 dakikalık ölçümün yapılması yeterli görülmekle birlikte ölçülen seste periyodik bir değişim söz konusu ise 1 tam periyodu içerisine alacak şekilde ölçümün yapılması gerekecektir.

İşletmelerde, elektronik olarak yükseltici (amfi-amplifikatör vb.) kullanılmadan müzik yayını yapılması, çevreye yayılan sesin eğlence kaynaklı olmaması ve sadece fon müziği şeklinde olması halinde söz konusu işletmeler için ÇGK Yönetmeliği kapsamında Müzik Yayın İzni alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bahse konu işletmelerin, ÇGK Yönetmeliği çerçevesinde, gürültü azaltım tedbirlerini de alarak çevresel gürültü rahatsızlığı oluşturmayacak şekilde faaliyetlerini sürdürmesi ve Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de yer alan işyerleri için getirilen sınır değerleri sağlaması gerekmektir.

Yetki devri yapılan Belediye Başkanlıkları tarafından şikayetin değerlendirilmesinde öncelikle; ölçüm yapılarak şikayetin değerlendirilmesi esastır. Şikayetin değerlendirilmesi aşamasında kaynağa özgü akustik rapora ihtiyaç duyulması halinde konuya ilişkin İl Müdürlüklerinin bilgilendirilmesi, Akustik rapor talep edilmesinin İl Müdürlüklerince uygun bulunması durumunda, söz konusu raporun İl Müdürlükleri tarafından talep edilerek incelenmesi ve değerlendirmelerin ilgili Belediye Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik Ek 1'de sıhhî müesseseler için sınıflarına ve özelliklerine göre aranacak nitelikler yer almakta olup, Ek-1 (ı) bendinde, otellerin sınıflarına (1. Sınıf Otel, 2. Sınıf ve 3. Sınıf) göre "otellerde aranan şartlar" yer almaktadır. Bu kapsamda; otel sınıflarının belirlenmesi konusunda, ilgili Belediye Başkanlığının ruhsatla ilgili biriminden görüş talep edilebileceği düşünülmekte olup, Belediye Başkanlığının görüşüne istinaden otel sınıfına göre; Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Birim Fiyat listesinde yer alan 1. Sınıf Otel, 2. Sınıf ve 3. Sınıf Otel hizmet türü üzerinden tahsil edilmesi gerekmektedir. 1, 2 ve 3. Sınıf oteller dışında kalan oteller, butik otel ile pansiyon gibi konaklama yerleri için; Bakanlığımız Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Birim Fiyat Listesinde yer alan "Diğer işyerleri"hizmet türü üzerinden başvuru ve belge ücreti tahsil edilir.

Çevresel gürültü düzeyi ölçümleri, gürültü kaynaklarını temsil edecek şekilde uluslararası geçerliliği kabul edilen ölçüm standartlarına (TS ISO 1996-1 TS ISO 1996-2) uygun olarak gürültü kaynağına göre akustik raporlarda belirlenen ölçüm noktalarında yapılır. Akustik raporlarda kaynağı en iyi temsil edecek şekilde birden fazla ölçüm noktası belirlenebilir. Gürültü ölçüm temeli olarak en yakın yansıtıcı yüzeye uzaklık ve mikrofonun yüksekliği hususlarına dikkat edilmelidir. Değerlendirme yapılırken farklı gürültü kaynakları ve etkileri de göz önünde bulundurulmalıdır.

Meteorolojik koşulların değiştirilmesi için olan her türlü dış müdahale için; Valilik İzninin alınmasına yönelik zamanın bildirilmesinin hava tahminlerine göre elektronik olarak yapılabileceği mümkün olmakla birlikte, konuya ilişkin olarak; bu cihazların etkinliğini incelemek amacıyla dünya genelinde bilimsel çalışmaların halen sürdürüldüğü, ancak henüz sistemin fayda ve zararları konusunda mutabık olunmadığı bilinmektedir. Bu kapsamda; meteorolojik açıdan bu sistemlerin bilimsel geçerliliği henüz bulunmadığından, gürültüye sebep olmayacak şekilde farklı tedbirler ile çözüm oluşturulması uygun mütalaa edilmektedir.

ÇGKY kapsamında müzik yayını yapan işyerlerine müzik yayın izin belgesi düzenlenmesine ilişkin iş ve işlemlere yönelik usul ve esasları kapsayan ve 29.12.2023 tarihli Bakan Oluru ile imzalanmış olan "Müzik Yayın İznine İlişkin Usul ve Esaslar" çerçevesinde, Müzik Yayın İzni için başvuru ve belge ücretleri "Lunaparklar" için de Bakanlığımız Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü 2022 Yılı Birim Fiyat Listesinde yayınlanmıştır. Bu kapsamda, açık alanda faaliyet gösteren Lunapark Eğlence Merkezinin, ruhsatı bulunan işyerleri kapsamında yer almaları ve aynı zamanda müzik yayın faaliyeti gerçekleştirilen işyerlerinden olmaları sebebiyle, ÇGKY Madde 11'in gerekliliklerini sağlamaları gerekmektedir.

İşyerlerinde kullanılan klima, jeneratör, asansör vb. kaynaklanan gürültünün, ÇGKY 12 nci maddesi çerçevesinde Yönetmelik Ek-2 Tablo 1’deki “işyerleri için çevresel gürültü sınır değerleri” kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, ÇGKY 12 nci maddesi altıncı fıkrasında "Endüstri tesisleri ve işyerlerinde çevresel gürültü kaynağı olan ekipmanların mümkün olduğunca kapalı ortamda olması sağlanır. Açık ortamda bulunması zorunlu olan soğutma fanı, klima, havalandırma, jeneratör gibi çevresel gürültü kaynaklarından hava aracılığıyla iletimi azaltmak üzere gerekli tedbirler alınır/aldırılır." hükmü yer almakta olup, söz konusu hüküm gereğince; gürültünün kaynakta kontrol altına alınması amacıyla gürültü azaltım tedbirlerinin aldırılması; ayrıca işyerine ait klimadan kaynaklı LAeq ölçümlerinde, ölçülen arka plan değerinin sınır değerden yüksek olması halinde, arka plan gürültü sınır değerini aşmayacak şekilde işyerlerinin faaliyetlerini sürdürmeleri gerektiği değerlendirilmektedir.

Çevresel gürültüye neden olacak şekilde meteorolojik koşulların değiştirilmesine yönelik her türlü müdahale Valilik izni ve Bakanlık onayına tabidir. Endüstri tesisleri ve işyerlerinin bu faaliyetleri ÇGKY kapsamında değerlendirilir. Tarımsal amaçlı meteorolojik faaliyetler ise Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendirilir.

Tek bir müzik yayını yapan işyeri için; TS ISO 1996-1 ve TS ISO 1996-2 standartlarına göre ölçüm yapılarak akustik rapor hazırlanması halinde, sınır değer karşılaştırmalarının ölçüm sonuçlarına göre yapılması, Birden fazla müzik yayını yapan işyerinin aynı anda faaliyet göstermesi ve ilgili idarenin talep etmesi halinde; çevreye yayılan toplam çevresel gürültü düzeyinin değerlendirilmesine ilişkin yapılan modelleme çalışmasında hesaplama sonucu elde edilen değerin endüstri tesisleri için getirilen sınır değerlerle karşılaştırılarak değerlendirilmesi ve ölçüm sonuçları ile de desteklenmesi gerekmektedir.

Müzik Yayın İznine İlişkin Usul ve Esasların 16 ncı Maddesine göre; kuaför, market, kahvehane, spor salonu, pastane gibi işyerleri müzik yayın iznine tabi olmayıp, ÇGKY gereğince işyerleri kapsamında şikayete konu olmadan faaliyetlerini sürdürmelidir.

Müzik yayını yapılan işyerleri için; müzik yayın izni, ÇGKY kapsamında (İşyeri sahibi tarafından hazırlatılan Akustik Raporun İl Müdürlüğü tarafından incelenip değerlendirilerek uygun bulunması halinde) İl Müdürlüğü tarafından verilecektir. Ayrıca; Belediyelere verilen bir görüş olmayacak ve Canlı Müzik İzin Belgesi (CMİB) düzenlenmeyecektir. Diğer taraftan; ÇGKY kapsamında İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’te “Canlı Müzik İzin Belgesi” ile ilgili hükümlere yönelik değişiklik yapılmıştır.

Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği Ek-8’de yer alan (2) Uzmanlık Kriterleri bölümü 2.7. maddesinde “Tüm bu çalışmaları yürütecek kişilerin üniversitelerin mühendislik, mimarlık ve fen fakültelerinden mezun olmaları zorunludur.” hükmü 2.1, 2.2, 2.3, 2.4, 2.5 ve 2.6 maddeleriyle bağlantılı olup, ilgili maddelere istinaden Akustik Raporları, Stratejik Gürültü Haritaları ve Stratejik Gürültü Eylem Planları Raporlarını hazırlayanların; üniversitelerin mühendislik, mimarlık ve fen fakültelerinden mezun olmaları gerekmektedir. Ancak; uluslararası geçerliliği kabul edilen TS ISO 1996-1 TS ISO 1996-2 ölçüm standartlarına uygun olarak ölçüm yapacak kişilerin en az lise, yüksekokul veya dört yıllık üniversite mezunu olması yeterlidir.

Yerleşim alanlarında çevresel gürültüye neden olan endüstri tesisleri ile yerleşim alanları dışında şikayete konu olan endüstri tesisleri için akustik rapor hazırlanması zorunludur. Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliğinin amacı gereğince, insan maruziyetinin olup olmadığı esas olup, ÇGK Yönetmeliği 12 nci Maddesine istinaden; yerleşim alanlarında çevresel gürültüye neden olan endüstri tesislerinin Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de endüstri tesisleri için getirilen sınır değerleri sağlaması gerekmektedir. Yönetmeliğin 4 üncü Maddesinde yer alan "yerleşim alanı" tanımı da dikkate alındığında, yakınlarında etkileyebileceği ikamet yeri bulunmayan; "organize sanayi bölgelerinde yer alan işyerleri, imar planı dışında kalan endüstri tesisleri ile imar planı bulunmayan ve belediye meclislerince karara bağlanan alanlar dışında bulunan endüstri tesisleri" faaliyetleri için, Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de yer alan sınır değerleri sağlama ve akustik rapor hazırlama zorunluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca, Yönetmeliğin 12 inci Maddesi ikinci fıkrasına göre endüstri tesisleri, 10/09/2014 tarihli ve 29115 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirilir. Ancak, Yönetmeliğin 9 uncu Maddesinde yer alan hüküm gereğince; ilgili idarenin talep etmesi halinde akustik rapor hazırlatılabilmektedir.

Çevresel Gürültü Kontrol (ÇGK) Yönetmeliği kapsamında; işyeri açma ve çalışma ruhsatı/turizm işletme belgesi bulunmayan polisevi vb. işletmelerin müzik yayın izin belgesi almasına gerek bulunmamakta olup, şikâyete konu olmayacak ve ÇGK Yönetmeliği'nde müzik yayını yapan işyerleri için getirilen sınır değerleri sağlayacak şekilde faaliyet gösterebileceği değerlendirilmektedir.

Söz konusu askeri tesislerin, Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği'ne uygun olarak faaliyet göstermesi, aynı zamanda bahse konu faaliyetlerden kaynaklı gürültünün; 2872 sayılı Çevre Kanununun 12 nci maddesine dayanılarak hazırlanmış, 24.07.2009 tarihli ve 27298 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan "Türk Silahlı Kuvvetleri Çevre Denetimi Yönetmeliği" hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte ve söz konusu faaliyetlerin; ruhsatı bulunan işyerleri kapsamında yer almaması sebebiyle, müzik yayın izni alınmasına gerek bulunmamaktadır.

Müzik yayın izni; ÇGKY kapsamında müzik yayını yapan işyerlerine akustik rapor değerlendirmesi sonucunda verilen izni ifade etmekte olup, düğün faaliyeti gerçekleştiren işletmeler; “Müzik yayın izni” alarak faaliyetini sürdürmelidir.

ÇGK Yönetmeliği Tanımlar başlığı altında 4 üncü Maddesinin birinci fıkrası (f) bendinde yer alan “Çevresel gürültü” tanımında eğlence ifadesi yer almaktadır. 2872 sayılı Çevre Kanunu 20. Maddesi (h) bendinde eğlence gürültüsü için idarî para cezası getirilmiş olup, ÇGKY kapsamında da müzik yayını yapan işyerlerinden çevreye yayılan gürültü için eğlence gürültüsü kapsamında idari yaptırım uygulanabilecektir.

Okul zil sesleri ÇGKY kapsamı dışında olup, konuya ilişkin bir şikayet söz konusu ise çözüm bulunması amacıyla şikayet konusu İl/ilçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirilebilir. Dini tesislerde ses yükseltici kullanımından kaynaklı çevreye yayılan gürültü ise ÇGKY kapsamı dışında olup, Diyanet İşleri Başkanlığı sorumluluğundadır.

ÇGK Yönetmeliği kapsamında kapalı alan/açık alan tanımı yer almamakta olup, çevresel gürültünün çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin önlenmesi amacıyla, Yönetmelikte yer alan sınır değerlerin sağlanması ve tüm çevresel gürültü azaltım tedbirleri alınmış olarak bu sınır değerlere uygun olacak şekilde faaliyet gösterilmesi esastır. ÇGK Yönetmeliği'ne göre; Yönetmelik Ek-2 Tablo 2'de müzik yayını yapan işyerlerinin açık havada bulunan bölümleri için saat sınırı (açık havada bulunan bölümlerinde, en geç saat 01:00'e kadar) getirilmiş olup, işyerlerinin açık havada bulunan bölümleri dışında yapılan müzik yayına ilişkin saat sınırı yer almamaktadır. Ancak, Yönetmeliğin Ek-2- 9 uncu Maddesine göre; müzik yayını yapan işyerlerinin çalışma saatleri yaz ve kış dönemi, yörenin özellikleri, stratejik gürültü haritaları ve eylem planları dikkate alınarak İl Mahalli Çevre Kurulu kararı ile kısıtlanabilmektedir. Bu kapsamda ÇGK Yönetmeliği EK-2- 9 uncu Maddesine göre; il genelinde müzik yayın saatlerine ilişkin kısıtlayıcı bir Kararın (MÇK Kararı gibi) olmaması durumunda, bahse konu işyeri alanları için, akustik raporunda belirtilen ve ölçümle de desteklenmiş olan saat aralığını kapsayacak şekilde Müzik Yayın İzin Belgesinin düzenlenebileceği değerlendirilmektedir.

Denetimlere giden uzmanların A Grubu Eğitim Programı Yetkinlik Belgesine sahip olması yeterli olacaktır.

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik kapsamında, işyeri açma ve çalışma ruhsatında güncelleme yapılmasını veya yeniden ya da tekrar ruhsat düzenlenmesini gerektirmeyecek şekilde, işyerinin fiziki şartlarında, akustik raporunda değişikliğe sebep olmadan, sadece iş yeri tabelasında değişiklik yapılması durumunda; daha önce verilmiş olan müzik yayın izin belgesi tarihi aynı kalmak koşuluyla ve tekrar başvuru/belge ücreti alınmadan belgenin güncellenebileceği değerlendirilmektedir.

Deniz araçları; sınır koordinatları Mahalli Çevre Kurul Kararı ile belirlenmiş olan sahalarda müzik yayını yapabilecek olup, söz konusu sahalarda müzik yayını yapan deniz araçlarından çevreye yayılan gürültü düzeyi için, kıyıda kaynağı en iyi temsil edecek şekilde belirlenen noktalarda ölçüm alınarak ÇGKY hükümleri kapsamında değerlendirme yapılmalıdır.

Sokak düğünleri ÇGKY kapsamı dışında yer almakta olup, Kabahatler Kanunu kapsamında ele alınabileceği değerlendirilmektedir.

Yakınlarında etkileyebileceği ikamet yeri bulunmayan; "organize sanayi bölgelerinde yer alan işyerleri, imar planı dışında kalan endüstri tesisleri ile imar planı bulunmayan ve belediye meclislerince karara bağlanan alanlar dışında bulunan endüstri tesisleri faaliyetleri için, Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de yer alan sınır değerleri sağlama ve akustik rapor hazırlama zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak Yönetmeliğin 9 uncu Maddesinde yer alan hüküm gereğince; ilgili idarenin talep etmesi halinde ÇGKY Ek-5'te yer alan formatta akustik rapor hazırlatılabilecektir.

ÇGKY 14 üncü Maddesine göre; açık havada gerçekleştirilen ve çevresel gürültüye neden olan müzik yayını faaliyetleri, ÇGKY Ek-2'de belirtilen hükümler çerçevesinde yürütülmekte olup, bu tür faaliyetlerin saat 10.00-01.00 arasında, müzik yayını yapan işyerleri için getirilen sınır değerlere uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, Müzik Yayın İzin Belgesine İlişkin Usul ve Esasların Açık Havada Yapılan Faaliyetler başlıklı 8. Maddesi kapsamında yer alan açık havada "geçici süre ve sınırlı zamanda" yapılan konser, festival vb. etkinlikler, bir işyeri faaliyetini değil kamusal alanda gerçekleştirilen organizasyonları kapsamaktadır. İşyeri bünyesinde açık alanda gerçekleştirilen konser, düğün gibi müzikli organizasyonların ise ÇGKY 11 inci Maddesi kapsamında müzik yayını yapan işyerleri ve deniz araçları için getirilen çevresel gürültü kriterleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi, söz konusu işyerinin açık alandaki faaliyetlerini saat 10.00-01.00 arasında Yönetmelik Ek-2'de yer alan müzik yayını yapan iş yerleri için getirilen sınır değerlere uygun olarak yürütmesi ve bu kapsamda müzik yayın izin belgesi alması gerekmektedir.

Ulaşım kaynakları için; modelleme çalışmaları yapılarak gürültü seviyesinin haritalanması, haritalama sonuçlarına göre gürültü azaltım tedbirlerini içeren eylem planlarının oluşturulması ve hayata geçirilmesi çalışmaları gerçekleştirilmelidir. Endüstri tesisleri ve müzik yayını yapan işyerleri için; hazırlanan akustik raporlarda ölçüm noktaları belirlenerek mevcut durumun ortaya konması, arkaplan gürültüsünün sınır değerlerden yüksek olmasının geçici veya geçici olmama durumunun değerlendirilmesi, geçici ise ölçümlerin tekrarlanması, geçici değil ise ; (ölçülen arka plan değerinin sınır değerden yüksek olması halinde) arka plan gürültü sınır değerini aşmayacak şekilde işyerlerinin faaliyetlerini sürdürmeleri ve soruna çözüm bulmak adına geniş kapsamlı bir çalışma yapılarak gürültü azaltım senaryoları oluşturularak eylem planlarıyla çözüm bulma yoluna gidilmelidir.

Yönetmelik Ek-2 Tablo 1’e göre tüm kaynaklar için 100 dBC gürültü sınır değerinin sağlanması gerekmektedir. Yerleşim alanlarındaki şantiye faaliyetlerinin süreklilik arz etmemesi ve dönemsel gerçekleştirilen faaliyetler olması sebebiyle; bu faaliyetler 10:00-22:00 saatleri arasında gerçekleştirilecektir.

ÇGK Yönetmeliğinin 4 üncü Maddesinde yer alan Müzik yayını yapan işyeri tanımı ve Dernekler Yönetmeliği'nde lokallere ilişkin hükümler de dikkate alındığında, dernek ve lokallere verilecek ilgili iznin Dernekler Yönetmeliği kapsamında ele alınabileceği değerlendirilmektedir.

- Akustik raporların ÇGKY kapsamında İl Müdürlüklerince değerlendirilmesi işlemlerinin tamamlanmasının ardından; kaynak gürültüsünün Yönetmelik sınır değerlerini aşması, ses yalıtımı gibi önemli gürültü azaltım tedbirlerinin alınmasının gerekliliği gibi durumlarda İl Müdürlüğünce akustik rapor için olumsuz karar verilmesi halinde, başvuru dosyasının gerekçesi ile birlikte başvuru sahibine iade edilmesi, işletmenin söz konusu uygunsuzlukları gidererek tekrar başvuru yapması halinde başvuru ücretinin tekrar tahsil edilmesi, - Ancak İl Müdürlüklerinizce Yönetmelik kapsamında dosya değerlendirme aşamasında, akustik raporda tespit edilen eksiklik, değişiklik gibi (ölçüm noktaları değişikliği, hesaplamalarda yapılan hatalar gibi) düzenlemelerin başvuru sahibi tarafından tamamlanarak İl Müdürlüklerine iletilmesi durumunda, tekrar başvuru ücreti alınmasına gerek olmaksızın ilgili iş ve işlemlere devam edilebileceği değerlendirilmektedir.

Çevresel gürültü düzeyi ölçümleri gürültü kaynağına göre akustik raporlarda belirlenen ölçüm noktalarında yapılır. Hazırlanan raporlarda farklı noktalarda durumu doğru analiz edebilmek ve değerlendirmek adına ölçüm alınabilir.

Bilindiği üzere, maden ve taş ocakları ile benzeri alanlarda patlatma nedeniyle oluşacak zemin titreşimlerinin sınır değerleri ÇGKY EK-2 Tablo 3'te yer almaktadır. Söz konusu Tabloya göre eğer mümkünse patlatma esnasında aynı anda hem bina temelinde hem üst kat döşemesinde eşzamanlı ölçüm yapılması önerilmektedir. Ancak aynı anda ölçüm almanın mümkün olmadığı durumda; aynı alanda yapılacak atımla ve aynı patlayıcı miktarı ile, farklı zaman aralığında patlatma yapılarak hem bina temelinde hem de üst kat zemininde ayrı ölçüm alınabileceği değerlendirilmektedir.

Müzik yayın izin belgesi düzenlenecek mezkûr iş yeri için ibraz edilecek İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin örneklerinden “ÖRNEK 1 Sıhhî İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Başvuru/Beyan Formu”nda beyan edilen ad-soyad bilgisinin ve formun eki belgelerde yer alan ve kayıtlı olduğu vergi dairesi ile vergi numarasını tevsik eden belgelerdeki ad-soyad bilgilerinin aynı olması ve müzik yayın izin belgesinin de bu doğrultuda düzenlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

2634 sayılı Kanun ve Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik uyarınca turizm işletme belgesi tanzimi için işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu, bununla birlikte Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğinin Geçici 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında faaliyet gösteren iş yerlerinin sahip olduğu turizm işletme belgelerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatı yerine geçeceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda müzik yayın izin belgesi düzenlenebileceği değerlendirilmektedir. ÇGK Yönetmeliği ve Müzik Yayın İznine İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde ise; Turizm İşletme Belgesi olan ve müzik yayını yapan işletmelerin müzik yayın izin belgesi alarak faaliyetini sürdürmesi gerekmekte olup, ÇGK Yönetmeliği'nin EK-2- 9 uncu Maddesi kapsamında da; müzik yayını yapan işyerlerinin çalışma saatleri, yaz ve kış dönemi, yörenin özellikleri, stratejik gürültü haritaları ve eylem planları dikkate alınarak İl Mahalli Çevre Kurulu (MÇK) kararı ile kısıtlanabilmektedir. Bu doğrultuda; Turizm İşletme Belgesi olan işletmelerin, müzik yayın izin belgesine tabii olan diğer işletmelerle birlikte MÇK'da aynı kapsamda değerlendirilebileceği mütalaa edilmektedir.

Çevresel gürültü ölçümleri sonucunda işletmelere ya müzik yayın izin belgesi düzenlenmekte ya da sınır değerlerin aşılması halinde idari para cezası uygulanmakta olduğundan, ölçülen toplam gürültü seviyesi ile arka plan gürültü seviyesi arasındaki farkın 3 dB'den az çıktığı durumlarda; ölçüm sonuçlarının sadece rapor edilmesi uygun olmayacak, ölçüm noktalarının değiştirilerek ölçümlerin yenilenmesi daha sağlıklı olacaktır. Belirsizliğin kaldırılması için ayrıca ölçüm süresinin uzatılabileceği ya da ölçüm noktası sayısının artırılabileceği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, Çevresel Gürültü Ölçüm ve Değerlendirme Kılavuzu Tablo 5.1'de belirtildiği üzere, ölçülen toplam gürültü seviyesi ile arka plan gürültü seviyesi arasındaki aritmetik farkın en az 10 dB olması halinde, toplam gürültü seviyesi (ölçülen), değerlendirilen kaynağın gürültüsü olarak alınabilmektedir. Aradaki farkın 10 dB ile 3 dB arasında olması durumunda ise söz konusu Kılavuzda Tablo 5.1'de yer alan düzeltmelerin yapılması gerekmekte olup, sunulan raporların bu doğrultuda değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Endüstri tesisleri; Çevre, İzin ve Lisans Yönetmeliği'nin Ek-1 ve Ek-2 listesinde yer alan tesis ve işletmeler ile Ek-1 ve Ek-2 listesinde yer alan tesis ve işletmelere benzer faaliyet gösteren ancak kapasite açısından bu eklerin dışında kalan tesis ve işletmelerdir. İşyerleri ise; endüstri tesisleri dışında kalan, 14/07/2005 tarihli ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik kapsamında olan diğer işletmelerdir.

Ölçümlerin birkaç değişik noktada (en az 3 noktada) yapılması, noktalar arası farkın 5 dBA'yı geçmeyecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Yönetmelik Ek-2-Tablo 1 de yer alan "Birden çok işyeri olması halinde " hükmünde belirtilen "Birden çok işyeri" ifadesinin; -Müzik yayını yapan işyerlerinin olduğu bölgelerin değerlendirmesinde, birden fazla müzik yayını yapan işyerinin birlikte değerlendirilmesi, - Müzik yayını yapan işyerleri dışında kalan diğer işyerlerinin (tornacı, halı yıkama, oto yıkama, mobilyacı, mermer atölyesi vb. gibi çevresel gürültüye sebebiyet veren işyerleri) ise benzer faaliyet gösteren işyeri olarak birlikte değerlendirilmesi, - Bu alanlarda kümülatif çevresel gürültü seviyesinin Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de yer alan "Birden çok işyeri olması halinde” satırına karşılık gelen sınır değerlere uygun olması, - Bununla birlikte, Yönetmelik Ek-2 Tablo 1'de "müzik yayını yapan işyerlerine getirilen sınır değerlerin (düşük frekans sınır değer aralığı da dahil)" her bir müzik yayını yapan işyeri özelinde ve "işyerlerine getirilen sınır değerlerin" de diğer işyerleri özelinde sağlanması gerekmektedir.

İşyeri faaliyette iken, BGKKH Yönetmelik kapsamında, yapı içindeki gürültü ölçümünün; TS ISO 1996-1 ve TS ISO 1996-2 standartlarına göre bina içerisinde gerçekleştirilerek, BGKKH Yönetmelikle getirilen iç mekân gürültü sınır değerlerine (Ek-4 Tablo 4.1’de yer alan) göre değerlendirme yapılması ve sınır değer aşımı olması durumunda, işletmeci tarafından yalıtım tedbirinin alınması gerekmektedir. Arka plan değerinin sınır değerden yüksek olması halinde, arka plan gürültü sınır değerini aşmayacak şekilde işyerleri/işletmelerin faaliyetlerini sürdürmeleri gerekmektedir.

ÇGK Yönetmeliği'nin 9 uncu Maddesine göre, ilgili idarenin talep etmesi halinde, Bakanlığımızdan yeterlik almış kuruluşlar aracılığıyla gürültü modelleme çalışmaları yapılabilmektedir. Modelleme yapılmasının talep edilmesi halinde, işyeri özelinde hazırlanmış olan akustik raporda bulunan ölçümlerin tekrar yenilenmesine gerek olmayacağı, ancak modelleme çalışmalarında hesaplama sonucu elde edilen değerin, aynı noktalarda alınan ölçüm sonuçlarıyla teyit edilmesinin yeterli olacağı değerlendirilmektedir.

ÇGKY Yönetmeliği; endüstriyel faaliyetler, ulaşım, inşaat, müzik yayını ve işyerlerinden kaynaklanan çevresel gürültü ve titreşimin kontrolüne yönelik usul ve esasları kapsamaktadır. Konutlarda bulunan klima, hava kanalları, temiz ve pis su tesisatı, jeneratör, hidrofor, kompresör, yakma kazanı, asansör, çöp bacaları vb. kaynaklı gürültü ÇGKY'nin kapsamı dışında olup, şikayetlerin Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendirilebileceği mütalaa edilmektedir. Hayvan gürültüsü ile ilgili şikayetler ise ev faaliyetleri ve komşuluk gürültüsü olarak değerlendirilmekte olup, ÇGKY kapsamı dışındadır.

İl Müdürlüğüne sunulan müzik yayın izni başvuru dosyalarının ÇGK Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmesi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, kaynak gürültüsünün Yönetmelik sınır değerlerini aşması, ses yalıtımı gibi önemli gürültü azaltım tedbirlerinin alınmasının gerekliliği gibi durumlarda, İl Müdürlüğünce akustik rapor için olumsuz karar verilmesi halinde, başvuru dosyasının gerekçesi ile birlikte başvuru sahibine iade edilmesi; işletmenin söz konusu uygunsuzlukları gidererek tekrar başvuru yapması halinde başvuru ücretinin tekrar tahsil edilmesi, Ancak İl Müdürlüklerince yapılan dosya değerlendirme aşamasında, akustik raporda tespit edilen eksiklik, değişiklik gibi (ölçüm noktaları değişikliği, hesaplamalarda yapılan hatalar gibi) düzenlemelerin başvuru sahibi tarafından tamamlanarak İl Müdürlüklerine iletilmesi durumunda, tekrar başvuru ücreti alınmasına gerek olmaksızın ilgili iş ve işlemlere devam edilebileceği değerlendirilmektedir.

Yetki devri yapılan belediye başkanlıkları tarafından; şikâyetlerin değerlendirilmesi, denetim ve ihlal tespiti halinde idari yaptırım uygulamaya, Bakanlık tarafından herhangi bir bildirim gelmediği sürece devam edilecektir.

ÇGKY’e göre; çevresel gürültü konusunda şikayetlerin değerlendirilmesi, denetim ve idari yaptırım konusunda görev yapacak İl Müdürlüğü personellerinin de “Eğitim Yetkinlik Belgesine” sahip olmaları gerekmektedir.

Akustik Rapor hazırlayacak kurumlar tarafından sınır değerlerin sağlanmasına yönelik önerilen ses yalıtım tedbirlerini ortaya koymak için; ilgili hesaplama standartlarına uygun hesaplama yöntemleri ile mümkün olabildiğince, benzer yapı malzemelerinin ses yutuculuk katsayıları, ses azaltma indeksleri kullanılarak bir hesaplama sonucu ortaya konulabilir ve önerilerde bulunulabilir.

TS ISO 1996-1 TS ISO 1996-2 ölçüm standartlarına uygun olarak gerçekleştirilen ölçümlerde tonalite, darbesellik ve düşük frekans içeriğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. ÇGKY Ek-5’de yeni rapor formatı genel başlıkları yer almakta olup, genel başlıkların altı detaylandırılarak raporun hazırlanması gerekmektedir.

ÇGKY’e göre; zaman ve mekan bildirilerek mahallin mülki amirliğinden izin alınarak 20.00-22.00 saatleri arasında havai fişek kullanılabilir. Eğer bu hükme bir aykırılık durumu söz konusu ise; ? Müzik yayını yapan işyerleri tarafından havai fişeğin mevzuata aykırı bir şekilde kullanılması halinde, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20 Maddesi (h) kapsamında idari yaptırım uygulanması, ? İşyeriyle ilgisi olmayan şahıslar tarafından havai fişeğin mevzuata aykırı bir şekilde kullanılması halinde ise Kabahatler Kanunu kapsamında gerçek kişi olarak idari yaptırım uygulanması, gerekmektedir.

Müzik yayını yapan işyerleri için “Akustik Rapor” hazırlanması aşamasında “faaliyet süresi boyunca” ölçüm yapılmasının faydalı olacağı mütalaa edilmektedir.

a. Eğer şikâyet durumu söz konusu ise; işletme faaliyette iken, şikâyetin olduğu dairelerden ölçüm alınarak değerlendirmenin BGKKH Yönetmelik Ek-4 Tablo 4.1'e göre yapılması; Şikâyet harici ölçüm alınması gereken durumlarda ise (akustik rapor hazırlanması vb.) yapı içindeki gürültü ölçümü, işletmenin üst katında, alt katında, bitişiğinde bulunan dairelerin (mümkünse gürültü yapılan alanın bulunduğu bölüme denk gelen daire/oda) en az birinde gerçekleştirilerek, sonuçların BGKKH Yönetmelikle getirilen iç mekân gürültü sınır değerlerine (Ek-4 Tablo 4.1'de yer alan) göre değerlendirilmesi gerekmektedir. b. Ölçümlerin öncelikle gürültü kaynağının denk geldiği oda/odalardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.